omarks

  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

prodigy

8 yıl önce keşfetmiştim bu grubu. mobb deep. "the ınfamous" mobb deep. zor günlerimde ıssız sokaklarda boş boş yürürken kulaklığımı takar, efsane albümlerinden efsane parçalar dinler kendimi beat ve liriklerin o eşsiz ve özgün karışımına bırakır hayallere dalar, parçanın üzerimde bıraktığı etkiyle kimi zaman kederlenir, kimi zaman öfkelenir kimi zaman ortalığı yerle bir edesim gelirdi.

dinledikçe araştırır ve araştırırdıkça dinlerdim bu grubu. east coast rap camiâsının öncülerindendi. göze çarpan bir özgünlükleri vardı. çoğunluk spor salonunda omuzlarını kasmayı tercih ederdi, ben ise kulaklıklarımla ufkumu kasmayı denerdim. yine çoğunluk pop/rap karışımı parçaları kulaklarına reva görürken, ben kulaklarımı tıkayıp, beynimle 'hell on earth' ü dinlerdim. parçalarda tasvir edilen ortamda acıyı duyumsar, canım yanardı fakat canım yandığı için yaşadığımı hissederdim. kendilerine kanun koyucu/ıslah ediciler diyen ama aslında kanunsuzluk ve bozgunculuğun daniskasını yapan, bunla yetinmeyip suçu sıradan insanlarda bulan kam emici sülüklerini birer birer ezmek isterdim. hayatın sıradan geçtiği sanılan sıradan sokaklarında, gettolarında sinsice yapılan zihinsel taaruzlara karşı(beynimizin için hapsedildiğimiz için ben orta sınıf şehir insanını da hep getto olarak kabul ederdim, kendim dahil) verilen olağanüstü sözlü veya kurşunlu mücadeleler her zaman ilgimi çekmiştir. cari ikiyüzlü ahlakın ve revaçtaki gündemin silikleştirdiği kişiler ve idealler, günah keçisi ilan edilenler….tüm bu alicengiz oyunu, terane gözlerimin önüne gelirdi. vururdum albümün dibine…

şunu belirteyim ki, bu adamlar ne bir aziz, ne de söyledikleri şey bir ilahi. sonuçta çaldıkları, yazdıkları gangsta rap. şiddet desen var küfürlü içerik desen var, cinsiyetçilik desen var, homofobi desen var, var oğlu var. hiç olmadı, en nihayetinde bir şey satmaya çalışıyorlar. bununla beraber, tüm bunları bir kenara koyduğunuzda yukarıdaki saydığım unsurlara sahip-fazlası var eksiği yok- diğer çoğu tüm rapçiler lirik derinliği, konsept anlamında onlar kadar başarı yakalayabilmiş midir, bence önem arz eden noktalardan birisi de budur.

neden mi bu kadar uzun yazdım? anılarım canlandı be… zaman ne kadar hızlı geçiyor, belki onu hatırladım. hani çok sevdiğiniz sanatçılar olur ya, onlar öldükleri vakit o tatlı anılarınızda beraberinde ölür sanırsınız. işte mobb deep'in prodigy'sinin 42 yaşında hayatını kaybettiğini öğrendiğimde içimde bir şey burkuldu. kendisini ne görür ne tanırım. benim için kendisi dijitaldi. dijital doğdu, dijital öldü. fakat içim cız etti. lirikleri aklıma geldi. "ı am headstrong, at peace with my self like ıslam". hala düşünürüm, bu kereta prodigy bu kısmı yazarken islam-fıtrat ilişkisini bilinçli olarak mı liriğe yansıtmıştı diye.

uzun zamandan beri içim bu şekilde cız etmemişti. haberi biraz geç aldım ama alır almaz işte bu satırları yazmaya başladım. adam mı diğerkam yoksa ben mi bencilim bilmiyorum ama tekrar yaşadığımı hissettirdi be. zihinsel anlamda.

toprağın bol olsun. rest in queens :/

devamını okuyayım »