samurai kajoshin

  • 5507
  • 6
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

koah

bilgi edinme konusunda yardımı olması açısından buraya koah konusunda internette yer alan çeşitli yazılardan yaptığım bir derlemeyi yapıştırıyor ve hastalara allah'tan şifalar, hâlâ paket paket sigara içenlere de akıl fikir diliyorum.

-

koah* nedir?

koah, iki hastalığı tanımlamakta kullanılır: kronik bronşit ve amfizem.

kronik bronşit, en az iki yıl üst üste, ve bu iki yılın en az üç ayında öksürük ve balgamla seyreden ilerleyici bir rahatsızlıktır. fazla miktarda mukusun oluştuğu sürekli öksürük durumudur.

amfizem ise, akciğerlerde nefes alıp vermeyi sağlayan alveollerdeki hava boşluklarında, alveol duvarlarının yıkımıyla oluşan anormal ve kalıcı bir genişlemedir. genel belirtisi nefes darlığıdır. kana oksijen taşınmasını sağlayan hava keseciklerinde harabiyete neden olan bir hastalıktır.

akciğerlerde ortaya çıkan bu tıkanıklıklar ve bozulmalar sonucunda kana oksijen geçişi azalır ve vücudun oksijensiz kalması ile pek çok ciddi rahatsızlıklar doğar.

koah tipleri

koah, a tipi (amfizem), b tipi (bronşit) ve c tipi (karışık) olmak üzere 3 tiptir. hastaların çoğunda a ve b tipleri birlikte, yani c tipi görülür. hastalığın belirtileri bütün tiplerde benzerdir ve ayrımları pratikte zordur.

a tipi hastalar, uzun boylu, zayıf, kanlı-canlı görünen, göğüs ön-arka çapları artmış (fıçı göğüs), parmak uçları şişkinleşmiş (çomak parmak), öksürük ve balgam yakınmaları olmayan ve daha çok ilerleyici tipte bir solunum sıkıntısıyla kendini belli eden bir hastalık tablosu gösterirler.

b tipi hastalar ise kısa boylu, şişman, öksürürken mor-mavi renkli bol balgam çıkaran, sık sık kötüleşme krizleriyle hastaneye başvurup, tedavi sonrası kısmen rahatlayan, kalp yetmezliğinin de sık görüldüğü hastalardır.

koah çoğu zaman hem kronik bronşit ve hem de amfizemle birlikte bulunur; birçok hastada net bir ayırım yapmak mümkün değildir. hastalık tablosu bazı yönleriyle kronik bronşite bazı yönleriyle de amfizeme yakındır.

koah belirtileri

koah’ın en belirgin belirtileri olan öksürük ve balgam hastalığın başlangıcından itibaren vardır. daha sonra şiddeti artan bu şikayetlere göğüste tıkanma, nefes darlığı ve hışıltılı solunum da ilave olur.

nefes darlığından solunum yollarındaki daralma, aşırı havalanma nedeniyle solunum pompasının etkinliğini kaybetmesi, akciğerde damarsal yatağın azalması ve psikolojik faktörler sorumludur. bazen ataklar sırasında hışıltılı solunum sesleri duyulabilir.

uzun yıllar sigara içmiş bir kişide, yaşamının ilerleyen yaşlarından itibaren, önceleri yokuş ve merdiven çıkarken kendini gösteren nefes alma güçlüğü başlar. hastalık ilerledikçe istirahatte de nefes darlığı görülmeye başlar. ancak bu yakınmalar ani başlayıp, kısa süren, gelip geçici bir şekilde olmayıp, aylarca, yıllarca devam eden ve giderek artan bir seyir gösterir.

zamanla bu durum ilerler ve düz yolda da solunum sıkıntısı ortaya çıkar. hatta istirahatte ve gece uykudan uyandıran, uyutmayan nefes darlığı şekline ilerler. kişi, nefes darlığından dolayı tuvalete gidemez, ev içinde dolaşamaz, yemeğini yiyemez ve konuşamaz hale gelebilir. günlük işlerini kendi başına yapamaz ve başkalarının destek ve bakımına muhtaç duruma düşerler.

nefes darlığının dışında öksürük ve balgam çıkarma bulguları ortaya çıkar. öksürük gündüz olduğu kadar gece de görülür ve hastanın uyumasını engeller. ayrıca bu hastaların nefes alıp vermeleri sırasında hırıltı ve hışırtıya benzer bir ses etraftan da duyulabilir. bazen balgam çıkarma sırasında kan gelebilir. nefes darlığına bağlı uyku, beslenme bozulabilir ve harcanan enerji artar. bunun sonucunda hasta kilo kaybeder ve zayıflamış, düşkün bir hale gelebilir. ileri dönemlerde kronik oksijen eksikliği ve tekrarlayan ataklar yorgunluk, güçsüzlük, eller, ayaklar ve yüzde morarmalara neden olur, kalp yetersizliği ve kalpte ritm bozukluklarına görülebilir.

koah’ta risk faktörleri nelerdir?

yağışlı, sisli, soğuk havalar bu hastaların şikayetlerini arttırmaktadır. kış aylarında, sobaların ya da kaloriferlerin yanmasıyla ortaya çıkan duman ve bu dumanın neden olduğu hava kirliliği bronşitli kişilerde krize neden olmaktadır. yine soğuk havalarda kapalı mekanlarda geçirilen zamanın artması ve bu ortamlarda içilen sigara ve havasızlık, hastalığın kontrolünü zorlaştırmaktadır.

soğuk havalarda grip, nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık rastlanır. bunun sonucunda bronşitli hastalar, burundan nefes almak yerine ağızdan bu işlemi gerçekleştirdiklerinden dolayı ve hava yollarının ısı ve neminin düşmesine bağlı olarak özellikle geceleri, nöbetler meydana gelir. ayrıca soba ya da kalorifer nedeniyle odanın havasının kuru olması, nem miktarının azalması, özellikle ağızdan nefes alıp veren kişilerde hava yollarını kurutmakta ve gece öksürüğü, nefes darlığı gibi yakınmalara neden olmaktadır.

bütün bu olumsuzlukların meydana gelmesiyle kışın, bronşitli hastaların çoğunun sorunları artmakta ve uygulanan tedavi yetersiz kalmaktadır. bu nedenle bronşiti olan koah hastalarının mutlaka kendilerini bu olumsuz koşullardan korumaları gerekmektedir. kapalı mekanlarda sigara içilmemeli, bu yerler havalandırılmalıdır. ayrıca oda havası nemli tutulmalı, kalabalık ortamlardan kaçınılmalı -ki grip salgınlarına yakalanma ihtimali en aza indirilsin- ve kirli havalarda dışarıya çıkmaktan kaçınılmalıdır.

koah’in ayirici tanisi

koah, genellikle hava yolu daralması ile seyreden hastalıklar ile karıştırılabilir. örneğin astım bu hastalıkla karışabilir. fakat koah’ta burun ile ilgili semptom yoktur ve sigara kullanımı koah’ta çok önemlidir. astım genelde genç yaşta başlar; koah ise, yaşla birlikte yavaş yavaş gelişen bir hastalıktır. koah’ın geri dönüşü yoktur. hastalık bir kere başladı mı mutlaka ilerler. astım ise geri dönüşü olan bir hastalıktır.

teşhis

koah, hastanın sorgulanması ve muayeneyle tanınabilen bir hastalık olmakla beraber kesin teşhis için hastanın akciğer röntgeni, solunum fonksiyon testleri ve atardamar testleri, kanındaki oksijen ve karbondioksit basınçlarının ölçülmesi de gerekir. bu sayede hastalığın ağırlığı belirlenir.

tedavi

koah tedavisinin iki ana amacı vardır. birincisi hastalığın bulgularını düzeltmek ya da azaltmak, ikincisi ise hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır. günümüzde koah’ı ortadan kaldıracak, tamamen düzeltecek bir tedavi seçeneği yoktur. tedavi programında sigaranın bıraktırılması, çevresel ve mesleki sigaraya maruz kalmanın kontrolü, uzun süreli tedavi, ani başlayan atakların tedavisi gibi öğeler yer alır.
hastalığın ortaya çıkmasını önleyici bir tedavi olmamasına karşılık, ataklarının ve etkilerinin önlenmesi ve tedavisinde kullanılan etkili ilaçlar vardır. hastalığın derecesine göre akciğerlere giden hava miktarını arttırmayı sağlayan bronkodilatatör gerektirebilir.

bunlar doktor kontrolünde düzenli olarak alınması gereken bakım ilaçları ve salbutamol, terbutalin v.b gibi bulguların ve krizlerin üstesinden gelmek için alınan rahatlatıcı ilaçlar olmak üzere iki çeşittir.

ataklara yol açan risk faktörlerinin ortadan kaldırılması veya önlenmesi, hangi ilaçların, nasıl ve hangi dozlarda kullanılacağı, ne zaman bir hastane veya doktora müracaat edilmesi gerektiği, oksijen tedavisi ve yardımcı solunum aletlerinin kullanımı hastalar ve hasta yakınları tarafından iyi bilinmelidir.

koah sadece ilaç tedavisi ile düzelecek bir hastalık değildir. koah’ı kontrol altına almak ve daha sağlıklı bir yaşam için anahtarlar, doğru beslenme, antioksidanlardan zengin besinler tüketmek, doktor kontrolünde yapılacak düzenli bir egzersiz programı, düzenli uyku ve sigaradan uzak ortamlardır.

bu hastalığa maruz kalanlar, hiçbir şikâyetleri olmasa da hastalıklarının derecesine göre belirli aralıklarla doktor kontrolü altında olmalıdır. bu hem koah hem de koah ile çok sık birlikte bulunan koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi birçok diğer hastalığın erken teşhisi ve tedavisi için çok önemlidir.

hastalığın tabii seyrini etkileyen en önemli faktör koah’a sebep olan etkenlerden, en başta da sigaradan ve diğer toksik faktörlerden uzaklaşılmasıdır. sadece sigaranın bırakılması bile akciğer fonksiyonlarında düzelmeye yol açar; hastalığın ilerlemesini durdurur veya en azından yavaşlatır.

ancak, koah hiçbir zaman geriye dönüşü olan bir hastalık değildir. bir kere koah teşhisi konan hasta artık ömür boyu koah’ la birlikte yaşayacak demektir. uygun tedavilerle hastalık belirtilerini azaltmak, hayat kalitesini artırmak ve atakları seyrekleştirmek mümkündür.

tedavide yardımcı tedbirler nelerdir?
• yapılabilecek kadar egzersiz yapılmalıdır. sürekli oturmak ve kasları güçsüzleştirir ve nefes darlığını artırır. ancak ağır egzersizlerden (yük taşımak, bahçede çalışmak gibi) kaçınılmalıdır.
• soğuk ve hava kirliliğinin fazla olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalıdır.
• sık aralıklarla ve her öğünde az miktarda yeme alışkanlığı kazanılmalıdır. yiyecekler daha çok sulu gıdalardan (çorba, sulu sebze yemekleri) oluşmalıdır. katı ve ağır yemekler sonrasında nefes darlığı artmaktadır. hazımsızlığa ve gaz şikayetlerine neden olabilecek yiyeceklerden kaçınılmalıdır. bol sıvı (su, asitsiz meyve suları, bitkisel çaylar) tüketilmelidir.
• her yıl sonbaharda grip aşısı yaptırılmalı, grip salgınları döneminde kalabalık yerlerde bulunulmamalı, enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yanaktan öpüşme alışkanlığı terk edilmelidir. grip ile birlikte hastalık bir anda şiddetlenir, şikayetler ağırlaşır ve genellikle hastaların hastanede yatırılarak tedavileri gerekir.
• nefes darlığının şiddetlendiği zamanlarda derin nefes aldıktan sonra ıslık çalar gibi dudakları büzerek nefesinizi yavaşça dışarıya üfleyin. bunu ne kadar sık yaparsanız o kadar rahatlarsınız.
• sırtınız dik olacak şekilde rahat bir koltuk, divan veya sandalyeye oturun. bir elinizi göğsünüzün üzerine diğer elinizi ise karın bölgenize koyun. nefes alır verirken göğsünüz üzerindeki el hareket etmemelidir. burundan “bir, iki” sayılarını söyleyerek nefes alın. nefes alırken göğsünüz hareket etmesin, karın kaslarınız yukarıya doğru hareket etsin. daha sonra “bir, iki, üç, dört” sayılarını söyleyerek yine burundan aldığınız nefesi dışarıya üfleyin. bu şekildeki soluk alıp verme alışkanlık haline gelene kadar bu egzersizlere devam etmelisiniz. böylece solunum yaptıran diyafram kası güçlenir ve daha az nefes darlığı hissedersiniz.
amfizem

amfizem terimi, kronik tıkayıcı akciğer hastalığının eşanlamlısı olarak kullanılmıştır. belirtileri nefes darlığı ve kronik hafif öksürüktür. amfizem oldukça yaygındır ve çoğu durumlarda nedeni uzun süre sigara içmiş olmaktır, yine de kalıtım ve daha önce astım bulunması durumlarının bazı etkileri olabilir.

normal olarak akciğerlerde alveol denilen hava torbacıklarından 300 milyon adet bulunur. buralarda kanınıza oksijen verilip karbondioksit çıkartılır. amfizem, alveoller normal esnekliklerini kaybettikleri, aşırı derecede gerilip uzadıkları ve yırtıldıkları zaman meydana gelir. yan yana bulunan birkaç alveol birden yırtılarak birçok küçük balonların yerine bir büyük balon meydana getirebilir. bu süreç yavaş yavaş meydana gelir ve bütün alveolleri aynı ölçüde etkilemez, fakat akciğerlerin randımanlı şekilde çalışmasını önler.

amfizemin özelliği, akciğerlerin ince nefes alma alanlarının daralmasıdır. sigara içmek doğrudan tahriş etmek yoluyla bu küçük pasajların spazmına ve daralmasına yol açar. sonuç olarak havanın akciğerlere doğru veya akciğerlerden dışarıya akışı için geçen süre çok daha uzun olur ve akciğerlerdeki oksijen karbondioksit değiş tokuşu büyük ölçüde yavaşlatılmış olur. bu durum nefes darlığına yol açar.

bazı kişilerde amfizeme, alfa-1 antitripsin denen bir enzimin kalıtımsal eksikliği neden olur; bu enzim normalde alveollerin duvarlarındaki elastiki liflerin bütünlüğünü korur. bu kişilerin kanları tahlil edildiğinde, bu enzim seviyesinin düşük olduğu belirlenir ve büyük ihtimalle hayatlarının otuzuncu veya kırkıncı yılları civarında şiddetli amfizeme tutulacaklardır.

teşhis

amfizemin en önemli belirtisi zaman geçtikçe artabilen ve özellikle solunum yolu enfeksiyonlarından sonra şiddetini artıran nefes darlığıdır. ufak miktarlarda balgam meydana getiren hafif bir öksürük de bulunabilir, şiddetli vakalarda zayıflamaya yol açtığı görülür. doktorunuz, sizdeki belirtilere akciğerlerinizin fonksiyon testi sonuçlarına, tıbbi geçmişinize ve röntgen bulgularına göre teşhis koyacaktır. kendisi büyük ihtimalle (sıklıkla) göğsünüzün boyutlarında artış fark edecektir.

tedavi

tedavi akciğerlerinizi normal haline getirmez, ancak hastalığın kötüleşmesini engelleyebilir ve hasar görmüş akciğerlerinizi en etkili nasıl kullanabileceğinizi öğretebilir. en önemli adım sigarayı bırakmaktır; bırakmazsanız, hastalık doğal olarak kötüleşecektir. solunum yollarını tahriş edebilecek diğer durumlardan (boya kokusu, egzoz dumanı, bazı yemeklerden pişirilirken çıkan duman, bazı parfümler, toz, soğuk hava ve aşırı rutubetli hava gibi) da sakının. özellikle soğuk havada ağız ve burnunuzu koruyun ve burnunuzdan nefes alın; bu solukla aldığınız havayı ısıtacaktır. soğuk hava bronşlarda daralmaya neden olabilir. ayrıca soğuk algınlığı ya da grip gibi solunum yolu enfeksiyonu olanlardan korunmaya çalışın.

amfizemli hastalarda pnömoni, akut bronşit ve diğer ciddi solunum yolları hastalıkları daha sık görülür. balgamınızın renginde, miktarında ve kıvamında ortaya çıkan bir değişiklik solunum yolları enfeksiyonunun ilk işareti olabilir. doktorunuz geniş etkili bir antibiyotik verebilir. nefes darlığı da varsa bronş genişleticiler yararlı olabilir.

amfızem alveollerdeki oksijen karbondioksit değişimini bozduğu için alınan havanın yetmemesine neden olabilir. ayrıca hava yolları daralabilir ve solunum kaslarının daha fazla çalışması gerekebilir. ancak akciğerlerinizi daha etkili olarak kullanabilmeniz için birçok yöntem vardır.
ilk olarak doktorunuzun verdiği ilaçları tam olarak kullanın. ikinci olarak, düzenli egzersiz yapın. yürümek ya da bisiklete binmek gibi egzersizler dayanıklılığınızı artırabilir. üçüncü olarak, doktorunuzun önerdiği nefes alma tekniklerini uygulayın. bazı hastalar bu yöntemlerle dayanıklılıklarını artırabilmektedir.

son olarak, durumunuz kötüleşir ya da bir solunum yolları enfeksiyonu gelişirse hemen doktorunuza başvurun. bazı doktorlar ara sıra ya da sürekli, evde oksijen tedavisi önermektedir.

öksürüğün sebebi nedir?

koah’lılarda öksürüğün sebebi hava yollarının yani bronşların daralması ve buralarda salgıların birikmesidir. aslında öksürük mekanizmasının sağlam olması çok önemlidir, çünkü ancak bu sayede hava yollarında biriken salgıların dışarı atılması mümkün olur. hasta, özellikle enfeksiyon dönemlerinde artan bu salgıları dışarı atamadığı takdirde nefes darlığı daha çok artar. atılamayan salgılar, solunum yetersizliğine dahi yol açabilir. bunun için koah’lı hastalara öksürük kesici ilaç verilmesi son derecede sakıncalıdır, ama koyu ve yapışkan balgamın daha rahat çıkmasını sağlamak için balgamı sulandıran ve atılmasını kolaylaştıran bazı ilaçlar verilebilir. bu bakımdan en etkili balgam sulandırıcı ilaç sudur. koah’ lı hastaların günde 2-3 litre su içmeleri gerekir, ama bu asla soğuk su olmamalıdır.

balgam neden olur?

koah’ ın en temel belirtilerinden biri de balgamdır. koah’ lılarda balgam her zaman bulunabilir, ancak bu genellikle beyaz renktedir. koah ataklarında bronşlardaki iltihaplanmanın artmasından ötürü balgam miktarı da fazlalaşır. bazı koah’ lılar, özellikle de bronşektazi olanların balgamı daha çoktur. bunlar içinde günde bir litreye yakın balgam çıkaranlar olabilir. koah’ lıların balgamı bu enfeksiyon dönemlerinde sarı, yeşil veya gri renklerde olabilir. bu tamamen iltihaba yol açan mikropların ürettiği pigmentlerle ilgilidir.

öksürük başlangıçta hafiftir, genellikle sabahları şiddetlenir ve balgam atılması ile hasta kısmen rahatlar. ilerleyen yıllarda hastalığın ilerlemesiyle ya da ataklar sırasında şiddetlenir.

balgam ataklar dışında az miktardadır ve nispeten kolay atılır. hastalığın kronikleşmesiyle günlük miktarı ve koyuluğu artar. hastaların bir kısmı bol balgam çıkarmaktan yakınırken bir kısmı da balgam çıkaramamaktan yakınır.

öksürük nöbetleri esnasında solunum yollarındaki kılcal damarlarda yırtılmalar olabilir ve balgam üzerinde çizgi şeklinde kan görülebilir.

balgam kötü kokulu olabilir mi?

koah’ lılarda zaman zaman kötü kokulu balgam da olabilir. bunun sebebi oksijensiz ortamda üreyen bakterileridir. böyle kokulu balgamı olan hastalarda ağız ve diş bakımı da genellikle çok kötüdür ve böyle hastalarda akciğer apsesi ve ampiyem gibi ciddi enfeksiyonların olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

balgam kanlı olabilir mi?

koah’ ta kanlı balgam olabilir. bu bazen balgamla karışık kan şeklinde olabileceği gibi, bazen de sırf kan şeklinde de olabilir. kanama hastaları en çok korkutan belirtilerden biridir. birçok hasta öksürük ve balgam için doktora gitmez ama balgamında kan görüp de doktora baş vurmayan hasta hemen hemen yok gibidir.

kanlı balgam, bir enfeksiyonla veya şiddetli öksürük ile ilgili olabilirse de, aksi kanıtlanıncaya kadar koah’lı hastalarda akciğer kanserinden şüphe edilmelidir. bunun için de en azından bir akciğer grafisi çekilmeli, balgam sitolojisi yapılmalıdır. balgam sitolojisi, balgamda kanser hücresi aranması anlamına gelir. şüpheli bir durum varsa tomografi ve bronkoskopi gibi incelemeleri yapmakta da geç kalınmamalıdır.

balgamın rengi hastalığa göre değişir mi?

akciğerlerin çeşitli hastalıklarında balgamın rengi tanıda önemli ipuçları sağlayabilir.

yeşil: solunum sisteminde bakterilerle oluşan iltihaplanmalarda balgam yeşil renkte olabilir. yeşil rengin nedeni bakterilerde bulunan bir pigmentidir. kronik bronşit, zatürree, akciğer apsesi, bronşektazi gibi hastalıklarda rastlanır.

astımlıların balgamı da yeşilimsi bir renk alabilir. bunun nedeni enfeksiyon değil, balgamda bol miktarda eozinofil ismi verilen hücrelerin bulunmasıdır. bu nedenle, balgamları yeşil olan astımlılara hemen antibiyotik vermek doğru değildir.

sarı: solunum yollarının bakterilerle oluşan iltihaplarında balgam sarı renkte olabilir. kronik bronşit, zatürree, tüberküloz gibi hastalıklarda görülür.

kahverengi: mantarların neden olduğu iltihaplarda veya karaciğerdeki amip apsesinin akciğere açıldığı durumlarda kahverengi balgam görülebilir. balgamdaki kanın zamanla değişmesinden de kahverengi balgam meydana gelebilir.

kırmızı: balgama taze kan karışmışsa parlak kırmızı, eski bir kanama varsa koyu kırmızı-kahverengi bir renk saptanır. tüberküloz, akciğer kanseri, akciğer ambolisi, bronşektazi kanamaya neden olabilen hastalıkların başında gelir.

gri: hava kirliliğine maruz kalan kişilerin veya sigara içenlerin balgamı gri renkte olabilir.

siyah: kömür madeni işçileri gibi, uzun süre ve yoğun olarak kömürle uğraşanların balgamı siyah olabilir. siyah rengin nedeni balgamdaki karbon tanecikleridir.

yeşilimsi-sarı: yeşilimsi-sarı renkteki balgam safra yollarının akciğerlere fistülize (iki organ veya doku yüzeyi arasında normalde olmayan bir bağlantı veya kanal) olduğu durumları düşündürmelidir.

pembe: bol miktarda, pembe renkte, köpüklü balgam sol kalp yetersizliğine bağlı akciğer ödeminin tipik bir bulgusudur. hastada nefes darlığı, kuru öksürük ve sık soluma gibi belirtiler de bulunur.

pas rengi: sarı renkte iltihaplı balgam içinde kanın homojen olarak dağılması balgama pas rengi verir. bu pnömokok adı verilen mikropların neden olduğu zatürreenin tipik bir bulgusudur.

vişne çürüğü: klebsiella isimli bakterilerin neden olduğu zatürreede vişne çürüğü renginde, şeffaf ve kıvamlı bir balgam vardır. bu mikrop, özellikle alkoliklerde, yaşlılarda ve hastanede yatan hastalarda çok ağır ve ölüm riski yüksek olan zatürreeye yol açar.

şeffaf: şeffaf balgam astımın tipik özelliğidir. hasta bu yapışkan balgamı çıkarmakta çok zorlanır ve küçük miktarda da olsa balgam çıkarmak hastayı rahatlatır. bunlar bazen inci tanesi veya iplikçik şeklinde de olabilir. atipik zatürreeli hastalarda da şeffaf balgama rastlanabilir.

su gibi balgam: akciğer ödemi ve bronkoalveoler karsinomu olan hastalarda, enfeksiyonla ilgisi olmayan, su niteliğinde bazen köpüklü de olabilen balgam vardır.

akciğer kanseri riskini yükseltir

son yıllarda koah’ın sadece akciğerleri ilgilendiren bir hastalık olmadığı, kas zayıflığı, kilo kaybı, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, depresyon, beyin faaliyetlerinde azalma, uyku bozuklukları, seksüel fonksiyonlarda azalma, diyabet gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı biliniyor. koah’ta akciğer kanseri riski, sigara tiryakisi olup da koah’ı olmayanlara göre çok daha yüksektir.

koah atağı nedir?

bu hastalık, ataklarla seyreden bir hastalıktır. buna koah alevlenmesi de denir.

ataklarda hastanın öksürüğü ve balgamı artar, balgamın rengi sarı veya yeşile döner, nefes darlığı şiddetlenir. göğüste hırıltılı solunum ortaya çıkar. günlük mutat işlerini yapan hastalar bunları yapamaz olurlar. bazı hastalarda hâlsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk veya tam aksine sürekli uyuma, iştahsızlık, depresyon veya şuur bulanıklığı gibi belirtiler de tabloya eşlik edebilir.

koah ataklarının pek çok sebebi vardır, ancak bunların başında bronş iltihaplanmaları ve hava kirliliği gelir. bunun dışında akciğer ambolisi, zatürree, akciğer zarları arasında hava toplanması, bazı ilaçlar, kalp yetersizliği, beslenme bozuklukları, mide-bağırsak kanamaları, uygun olmayan oksijen tedavisi de koah ataklarına yol açabilir.

koah’ta erken tanı

her hastalıkta olduğu gibi koah’ta da erken tanı hayat kurtarır; çünkü koah’lı her on kişiden dokuzu hasta olduğunu bilmemektedir.

koah, ülkemizde maalesef insanlar tarafından önemsenmediğinden tanısı ihmal edilen bir hastalıktır. halbuki türkiye'de 40 yaş üstü her beş erişkinin birinde koah bulunduğu tahmin edilmektedir ve erken tanı ve müdahale, hastalığın gidişini durdurabilir ya da yavaşlatabilir.

tanıda öncelikle hastanın şikayetleri değerlendirilmekte ve solunum fonksiyon testleri ile akciğer grafisi gibi tetkiklerden yararlanılmaktadır. başlıca belirtileri, öksürük, daha çok sabahları balgam çıkarma ve özellikle eforla gelen nefes darlığıdır.

tanıda gecikilmesinin en önemli sebebi, sigara içenlerin öksürüğü ve balgamı “normal” kabul etmeleridir. oysa biliyoruz ki, “normal öksürük” ya da “normal balgam” yoktur. koah’lı kişiler, öksürük ve balgamı çoğunlukla o kadar kanıksamışlardır ki, yakınmaları iyice artana kadar doktora başvurmayı düşünmezler. koah’a erken tanı konup zamanında sigara bırakılırsa, yıllık akciğer fonksiyon kaybı azalmaktadır.
35 yaşından sonra sağlıklı her insanın 1 saniye içinde dışarı verebildiği soluk hacmi, yılda 30 ml azalma gösterir. sigara içen koah hastalarında bu azalma 150 ml’ye bile ulaşabilir. dolayısıyla koah hastaları için sigaranın bırakılması, uzun yıllar boyunca hayat kalitesinin yüksek kalması açısından kritik önem taşımaktadır. kendinizi ihmal etmeyin. nefes darlığı, öksürük, balgam gibi yakınmalarınız varsa, mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanı’na başvurun ve koah hastası iseniz erken tanı şansını yakalayın. koah hastalığında tedavinin püf noktası, hastalığın erken teşhisi, sigaranın bırakılması, hava kirliliği ve kötü çalışma koşulları gibi çevresel etkenlerden uzaklaşmak ve bir göğüs hastalıkları uzmanının kontrolü ve takibinde olmaktır.

devamını okuyayım »
29.06.2012 15:50