spleen

  • tadına doyum olmaz (763)
  • 875
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

the prodigy

aradan yıllar geçti, o zaman kıt olan müzik bilgim/zevkim biraz olsun gelişti, zenginleşti ancak prodigy hala ilk gözağrım olmaya devam ediyor. evet eskisi kadar dinlemiyorum belki, ve kabul ediyorum son albüm* beklenenleri karşılayamadı, sanki liam howlett hala cepten yiyormuş gibi geldi ama benim ona ve müziğine olan sevgim zerre azalmadı.
peki neydi prodigy'yi bu kadar "tek" kılan?

sırasıyla ilk albümlere bakalım : experience, music for the jilted generation, fat of the land. bunların üçü de liam howlett imzasını/tarzını taşımalarına rağmen birbirinden tamamiyle alakasız albümler. hiçbiri birbirinin taklidi olmamasına rağmen her birinden belki de en az beş tane hit parça çıkmıştır(iki single çıkardıktan sonra albüm için bir buçuk sene bekleten bir oluşum daha hatırlamıyorum ben). bir müzik oluşumunun her albümü şaheser, klasik, magnum opus sınıfına girerse, her seferinde beklentileri de o kadar tepeye çıkartır.
ve bana kalırsa prodigy hiçbir kalıba sığmıyor, hiçbir genre onu ismi altına hapsedemiyor. sanırım howlett da bunun bilincinde, ancak o albümlere biraz olsun yaklaşsa, taklit edebilse yine doyurucu olabilir çoğu seveni için. ama işte "tek" diyorum ya, icra edeni bile kendini taklit edemiyor.

devamını okuyayım »
02.08.2005 14:01