şükela:  tümü | bugün
  • özellikle akıllı cep telefonları daha çok elimizi meşgul edip vaktimizi çaldıkça sosyal hayatımızı da etkiler hale geliyor. hani eskiden adab-ı muaşeret kuralları öğretilirdi ya, telefonlar için de benzer bir görgü kuralları uzlaşısına ihtiyacımız giderek artıyor bence.

    sinemada tiyatroda telefonları sessize almayı öğrendik sanki biraz. 15 yıl öncesinde telefonlar ilk yaygınlaşırken sohbet etmeye çalıştığımız kişinin nokia'da yılan oynamasına kızardık. şimdi de sosyal medyada fink atan, saatlerce interaktif oyunlar oynayan ergenler ve ergenlikten çıkamayan yetişkinlerle sinirlerimizi bozuyoruz.

    aklımda bu konu dolanırken bbc haberine rastladım. 'telefon etiği : arkadaşları nasıl kaybetmeyiz' isimli bir yazı. yapılmaması gerekenleri yetişkinler ve gençlere sorarak ufak bir kılavuz şeklinde toparlamışlar.
    haberde geçen maddeleri kendi yorumlarımla yazıyorum aşağıya. liste elbette baya bir genişletilebilir.

    1. yemekte telefonla konuşmak : sonra arayacağım deyip kapat işte şu telefonu arkadaş. ya da git yalnız otur.

    2. toplu taşımada yüksek sesle müzik dinlemek : hödüklük. aslında ev dışında dış sesleri tamamen bastıracak şekilde müzik dinlemek güvenlik açısından da çok riskli bence.

    3. birisini dinlemeniz gerekirken telefonla konuşmak : garsonlar ve satış görevlileri çok şikayetçiymiş haklı olarak.

    4. telefona bakarak yürümek : ben de yapıyorum bazen, körolası twitter ve batasıca sözlük yüzünden.

    5. beraber tv/film izlerken sürekli cihazları kurcalamak : çok ayıp be çocuğum bize katıl biraz haydi.

    ilave olarak,
    benim gözlemim, gerçekten önemli bir çağrı beklemiyorsanız telefonunuz çıkartıp masanın üzerine koymayın sosyal ortamlarda. cebinizde/çantanızda dursun telefon. masadayken göz/el bir şekilde kayıyor o alete sonunda ve ortamdan kopuyorsunuz.