şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: die hard) serisinin ikincisi
  • bruce willis in güzel bir aksiyon filmi
    hava alanınıın içine etmenin binbir yolunu gösteren amerikan abartısı
  • eskiden arcade tarzında önüne geleni vurma şeklinde oyunu olan, john mcclane in bahtsız bedevi olduğu film...
  • yapim yili 1990 olan renny harlin filmi. havaalani sefi rolundeki arkadas daha sora politikaya atilip senator olmus. marvin diye bi eleman var bakim onarim islerine bakan, mcclane'e yardimci olur. kotu adamlardan bi tanesi terminator 2 filmindeki t 1000 robert patrick. bide spoyler gibi olmasin ama kirmizi sarsor mavi sarsor geyigi vardir bu filmde ki evlere senlik. yine de brus vilis abimizin filmidir die harddir saygi duyariz. let it snowla kapanir bide..
  • bir kere izlemenin yetmediği, ters köşelerin ustası, birincisiyle de çok güzel paslaşan film.
    bu filmde yer yer ilk filme göndermeler vardır efendim. mcclane' i gören herkes "aa nakatomi'de şöyleydin böyleydin" diye girer lafa. eğer konuşan arkadaş kılsa, "orda yaptın ballıydın şuydun buydun ama bu iş bizim işimiz karışma" der. ama yok, iyi, kıymetbilir biriyse "helal olsun kanka" modunda olur konuşmanın geneli. konusu ve olayların geçişi itibariyle de birincisini andırdığı için aralarındaki bağ pek bir kuvvetlidir.
  • los angels emniyet amirliğinden sürülen dedektif (p.i.) maclene bu filmde ikiz kulelere gelen saldırıyı bizzat yanıbaşında yaşıyor. 20 sene önceden bugünlerdeki terör cehennemini anlatan bir film.

    http://img80.imageshack.us/img80/5852/123mk0.jpg
  • bruce willis'in üzerine gelen 70 milyon tane merminin bir tanesinin bile isabet etmediği filmdir. uzaktan yakından, her türlü silahla bir türlü vurulamamıştır. hatta üzerinden geçen uçağın tekerleklerinden bile kurtulmuştur. rambo' yu sollamış, yedi değil yetmiş yedi canlı nitelemesi bile az gelir olmuştur. bu haliyle komedi filmlerine taş çıkarmıştır.
  • şu amerikan filmleri iyi, hoş. güzel vakit geçirtiyorlar, heyecanlandırıyorlar. die hard serisi de heyecanlandıran, hiç sıkmayan bir seri. "müthiş abartı var", "oha lan, adam ezilmekten kıl payı kurtuldu, olamaz öyle şey", "üstüne yedi bin kurşun sıkıldı, bana mısın demedi". bunlar göz ardı edilirse daha da zevk verir seri. abartı kesinlikle var. ama blockbusterların çoğunda var. görevimiz tehlikeler, terminatörler, bournelar, bondlar, rambolar, conanlar, herküller, zeynalar, bladeler, riddickler, tetikçiler, taşıyıcılar, matrixler, punisherlar, ölümcül deneyler hep öyledir. hepsinde aşırılık var. hepsinde insanın ağzı açık kalıyor ve sonrasında "aaa yok daha neler" deniyor. bu tür filmlerde aşırılık, abartı olacak. karaktere bir şey olmayacak. bond dövüşürken takım elbisesi bozulmayacak. kırışmayacak bile. ethan hunt karizmasından ödün vermeyecek, blade herkesi ama herkesi doğrayacak, finalde başkarakter de izleyici de mutlu olacak. ne kadar aksiyon, o kadar köfte... die hard serisi de aksiyona bel bağlamış, gerçekçiliği önemsemeyen ama hoşça vakit geçirten bir seri. ilki dışındaki tüm filmler vasatı aşamazlar ama eğlendirirler. en azından görevimiz tehlike gibi onca aksiyona rağmen izleyiciyi oflatmaz.

    bu filme dönersem...ilkinin izinden gidiliyor. bu kez bina yerine bir hava alanındayız. john'ın eşi gene tehlikede. john gene yanlış zamanda yanlış yerde ve tüm fbi, polis, cia vs gibi kuruluşlara rağmen ihale gene john'a kalıyor. john da elinden geldiğince izleyiciyi eğlendiriyor. lakin bu kez john daha az dövüşüyor, daha az çatışmaya giriyor. hikaye de daha az heyecanlandırıcı. ilkinin gerisinde kalıyor haliyle. gene de hiç sıkmadan izlettiriyor kendisini.
  • --- spoiler ---

    film boyunca espri yapılsa da, asıl sonundaki espriyle yarıldığım film. film boyunca yaptığı espriler güzeldi ama bu bambaşkaydı.

    sonunda uçaktan inen karısı ile sarılır john mcclane. ama üstü başı kan içinde. suratının yarısı, elleri boydan boya kan. üst baş perişan, ayakta zor duruyor.

    kadın - havaalanında teröristler olduğunu söylediler.

    j.mc. - evet evet. ben de duydum.

    --- spoiler ---