şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: batan ayın kenarına satırlar)
    bir vurulmuş ilâhı andırıyor
    suda teskin-i zahm eden bu kamer,
    nısf-ı leylin miyah-ı dûrunda
    yıkanır, dinlenir, durur ve güler..

    eli bazan sükût'u ürkütüyor
    ki miyah ellerinde hâbide,
    ediyor bazı kuşları davet,
    ah! o kuşlar ki şimdi bîhareket
    suların ateşinde sallanıyor..!

    zühalî bir cidalin âsarı:
    gizli bir kavs-i bitenâhiden
    oklar indikçe —aksi âlem-i dûr—
    o muzi cüsse-i ilâhiden
    suya bir hun-u ateşin akıyor.

    (bkz: ahmet haşim)

    (bkz: göl saatleri)
  • "...
    kuşlar dirildi tepelerde ve tepeler ölümden kurtuldu
    yeni maske gaz zerreciklerini tuttu
    tanrı'dan başka kalmadı bir bakıma
    her şey birden yok oldu o' nun karşısında
    her şey yeniden var oldu o'nda
    ve sen yeniden ayak bastın dünyaya
    aparı bir gönülle
    tur'dan inen bir akıl
    miraç'tan dönen bir ruhla
    yeniden açıyorsun kapılarını kent'in
    sözü uzatmanın yeri yok inan bana
    tek kelimeyle: dirildin söyleyeyim sana."

    sezai karakoç
    ayinler/çeşmeler
  • aslında ikimiz olmak için
    birimiz sevse yeter bizi
    bir deli kasrında esrik
    bir delik aslında esaret
    o delikte yatan ikimiz
    gölgeler boyu çoğalmak için belki akan ırmaklardan
    herkesten büyük olmak için belki
    senin babandan bile
    benim babamdan bile daha büyük olmak
    el ele tutuşurduk sen hiç sevmezdin mesela
    bir gören olur diye kuşlarda
    el ele tutuşmak inerken o yokuşlardan
    bir damla daha sevebilmek için yağmuru belki
    bak ben sana bir şey söyleyeyim mi?
    aslında ikimiz olmak için
    birimiz sevse yeter bizi
    ben elimden geleni yaparım o karanlık odalarımız boşken
    ben çakarım o son kibriti gaz lambaları bir hoşken
    sen sadece sevin
    çünkü bir delik aslında esaret
    onun içinde yatan ikimiz
    syf 29-30

    can bonomo-delirmek belirmektir