şükela:  tümü | bugün
876 entry daha
  • yaklaşık 10 yıl önce 1 yılım bu tarikatın içerisinde geçti.
    her türlü dergah, oturma evleri vs gittim. her etkinliklerine katıldım. saatlerce otobüs yolculuğu yapıp menzil’e de gittim. cami'de uyuyup buz gibi sularda abdest aldım. hizmet nimettir dedim taş taşıdım millete çay dağıttım.

    herkesin dediği gibi hapçı, esrarkeş, hırsız tayfasının tövbe etmiş halidır.
    ama tövbe bozanı çok gördüm buralarda. zaten tövbe olayını çok basite indirgemiş durumdalar.
    ilk tanışma dönemlerimde herkeste ; menzil’den önce ve menzil’den sonra olarak milad koymuşlardı.
    şimdi hırsızı, hapçıyı yola getirmişler gibi düşünmeyin. bu tövbe edenlerin bir kısımı ara verip 3-5 ay eski hayatlarını yaşayıp sonrasında işler boka sarınca tekrardan gelen tipler.
    hepsinin kafasında "allah affeder" anlayışı var.
    bazıları da her şey bok olduktan sonra gelip ümit arayanlar. zaten başka çareleri de yok. kahveye gidip çaya para vereceklerine burada bedava çay içiyorlar. dini sohbet yapıp içlerini rahatlatıyorlar.

    benim yaşadıklarıma gelirsek; kapıdan girer girmez seni “tövbe” dedikleri işleme alıyorlar.
    seyid denilen peygamber soyundan geldiği söylenen kişiler bu konuda yetkilidir.

    hristiyan geleneklerinin bir şekilde islam ile sentezi oluyor. yapan rahip değil seyit gibi düşünün. ancak islamda; muhammed bile allah tarafından “kulum ve elçim” olarak tanıtılılıyor nasıl oluyor da 1500 yıl sonra gelen torunlarına bu yetki verilebiliyor ????. zaten seyid olanlar nasıl oluyor da soylarının muhammed’e dayandırıldığı şahibeli.
    bu konuda tam bilgim olmamakla beraber sanırım gavs’ları bu seyitliği terfi olarak kullanıyor "sen müdür oldun yerine; sen seyit'sin yavrum ben biliyorum" diyerek olayı kapatıyorlar bence.

    sohbetleri var hatmeleri oluyor. hatme denilen olay; 5-10 kişilik grup gözlerini kapatarak karanlık bir odada oturuyorlar ellerine taş verilerek hala da anlamadığım bir nevi ayin yapılıyor. bunun islamın neresinde var ayetlerle konuşalım demek isterdim ancak ayetlerde geçmeyen başka bir uygulamadır.
    zaten kuran’da belirtilen “her şey allah ile kul arasındadır” felsefesine ters hareket ediyorlar. kendileirnce peygamberclik oynuyorlar.
    muhammed!e saygıları var ancak ne kadar dillendirmeseler de benim gözlemlediğim menzil tarikatının liderini muhammed’ten bile üstün görmektedirler.
    bir de koca koca insanlar şeyhleri abdulbaki erol’u (gavs, seyda hazretleri , üç gözlü kuzgun * vs) üstün yetenekleri olduğuna inanılır. uçtuğuna, aynı anda bir kaç yerde bulunduğuna, üzerine yağmur yağmadığına, istediği kişilerin rüyalarına girebildiğine kadar bir çok hurafeler vardır. tehlikenin farkında mısınız diyoruz ya işte bu tarz dşüneleri olan binlerce insan var. çok kolay gaza getirebilecek kişi maalesef aramızda.
    benim içlerinde bulunduğum zaman bile abileri fetö’den fırsat buldukça devletin belirli kısımlarına sızmaya başlamışlardı. şimdi tahminim gümbür gümbür geliyorlar. gümbür gümbür gelen bir cahelat ile karşı karşıyayız.
    eğer bu konuyu kuran’a göre değerlendirirsek şirk üstüne şirk yapıyorlar farkında bile değiller.

    son zamanlarımda gerçek islamı öğrenmek için kuran okumaya başlamıştım. amacım bu tarikatta yanlış gidenleri görüp gerçek islamı yaşamaktı.
    gerçek bir mümin olucam diye ateist olmam da bir garip :)

    kuran’ı okuyup kafamda oluşan soruları gidip gidip seyitlere sormuştum. sürekli öğrenebilmek için onları sıkıştırıyordum. mantıklı cevap alamıyordum. en son işleri abartıp herkese sorular sormaya başladığımda bir seyit abi tarafından” kalp gözümün kapandığı ve istiyorsam eğer bir daha gelmemem gerektiği” söylendi ve kibarca siktir edildim.
    buradan alacağımız ders kuran’ı kendince okuyan 19 yaşında bir velet bile seyit’leri zor duruma sokabiliyor. bu seyitler de millete din anlatıyor.
402 entry daha