şükela:  tümü | bugün
  • genelde kızlar tarafından giyilen (bkz: giysi), (bkz: etek giyen erkek) (bkz: mini etek giyen kizlar)
  • (bkz: pantolon etek)
    bide bunnar var
    bol pantolon ama etek gibi duruyo
    bunnarda 80 li yılların modası
  • dagin, tepenin alt kisimlari.
  • matbaacılıkta kullanılan bir terim.. ofset baskida, basılmak üzere makinaya verilen kağıdın boşta kalan uç kısmına denir.
  • bu kadin giysisi ilk caglarda unisex bir giysi olarak algilanmaktaydi fakat ata binen erkekler ile regl olan kadinlar giysi evriminde bir ayrilik noktasina geldiler, erkekler atabinerken daha rahat iolan pantolon tipi giysileri tercih ettiler (pantolon ilk olarak atli gocebe kavimlerde cikmistir), hijyenik kadin baglarinin yaygin olarak kullanilmaya ve pamuklu kumaslarin ucuzlamaya basladigi yakin cagimizda kadinlar etek giymeyi terketmeye basladilar, fekat etegin erkek cinsinde uyandirdigi etki nedeniyle kadinlar tarafindan halen kullanilmaktadir minisi vardir dizin hemen altinda olan itici tipleri vardur uzunu vardir, kadinlar yaz aylarindada cok giyer bu giysiyi.
  • hat sanatı terimlerindendir.. hilyenin göbek altındaki kısmına verilmiş addır.. ayrıca, ciltçilikte derinin kenar kısmı olarak da anılır..
  • eskiden sadece okul eteği olarak kullandıım...okulun bitmesiyle kullanım alanımdan çıkan giysi türü....

    yıllar sonra edit: bu nedir böyle *.. çocukluk ablası *
  • şarapcılık dilinde şarabın rengine verilen isim *
  • esasen scotland taraflarında "kadınların giyindiği bişiy" diye tanımlandığınız vakit kafanızı yardırabilecek ekozeli puantiyeli sade vs. olabilen hede.
    ülkemiz gibi sırf kadın kısmısının bu aksesuarı takındığı bölgelerde bir kadının "allahım sana şükürler olsun, bu ne rahatlık, iyi ki annem beni kukulu doğurmuş" diyerekten içinde bulunduğu hoşluğu fark ve ifade ettirebilecek bir rahat kab, kacak.
    bir de bunların vicudun sırf alt tarafına değil de tamamına takılanları var. onun için (bkz: entari)
    öte yandan asırlardır takınmamış birinin ansızın giymesini müteakiben "senin belden aşağın var mıydı" tepkilerini toplayabilecek bir şeydir de bu. bu tepki toplandıktan sonra diyenin tepesine tepik atası gelebilir kostüm sahibesinin fek'at, ne çara ki depik atmaya müsait bir kılık değildir etek! etek giyerekten depik atarsanız kesin bir frikik verirsiniz. (ya da cart diye iki yanından yırtarsınız eteği. böylece hem önden hem arkadan hem iki yanından yırtmajlı -yine imaj olsun diye böyle yazdım bu kelimeyi- dört parçalı bir etek elde edersiniz.) nesi frikiktir bu kelimenin anlamam. yani etekli olanında. bacağınızı bile kaldıramıyorsunuzdur ki, bu ne freelik?
    öte yandan yırtmaç yırtmaj mırtmaj diyip bir dala daha atlamak üzere olduk iyi mi? kimono meselesi geldi hatırımıza. kimono da eteğin birkaç okka yüksek modelidir ha.
    gelin bir de hatun kısmısına bu aksesuarın neler getirdiği, niye şükrettirdiği hususuna bir göz atalım. çişederken, işederken, işerken... çok büyük kolaylıklar sağlar bu meret xx hormonlu kısmısına. vallahi bak. alışan xx'ler bir türlü vazgeçmez bundan.
    alışan bayanlar vazgeçmez dedim de, liselerde pantolon serbestisi meselesine atlayasım geldi. değil miydi yeni yeni yeten yetenekli çıtırlarımız "pantolon serbestisi güzel bir şey, ama ben yine etek giyineceğim" demecini vermişti. bir bildikleri var.
  • (bkz: kelt)