şükela:  tümü | bugün
  • 1.500 yıl önce banka yoktu. olmayan birşey için nasıl caiz veya haram denebiliyor ?
    (bkz: kendi içinde tutarsız kurallar)
  • (bkz: entry-nick)
  • tefeci dediğimizde de o zamanlar enflasyon mu vardı tefe, tüfe masal okumayın bana diyeceğinden emin olduğum aşırı bilgili yazar tespiti.
  • şapka bulmakta zorlandığını düşündüğüm yazarın beyanı. zira bu kadar bilgi, böyle bir mantık normal kafaya sığmaz.
  • onun nicki "maymundan yeni evrilmis" ama arkadaşları ona einstein diyor.

    faizin sadece bankalarca alındığını/verildiğini sanan, "bir şey" yazmayı bilmeyen yazarın başlığı.
  • faizin her şekli haramdır ve haram değildir diyen de dinden çıkar.
  • https://www.wikiwand.com/en/history_of_banking

    yukaridaki linkten gorulebilecegi uzere tarihteki en eski bankalar ciftcilere borc veren tuccarlar kabul ediliyor. tarihi de milattan once 2000 yilina dayaniyor. yani 1500 yil once banka yoktu onermesi pek de dogru degil.
  • bu nasıl imla hatası ya gözlüğüme inanamıyorum, göz numaram en az 2 derece yükseldi şu an.

    konuya gelirsek adamlar dini kurallara kendilerine uygun şekilde güncelleme yapıyor.
  • ayete göre faiz zaten haram değildir. riba (aşırı yüksek faiz) haramdır. yine belirteyim "ayete göre".
  • islam hukukunda ayete gore faiz apaçık haramdır çok bilmişler bakanlığı sevgili sözlük.
    "faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. bunun sebebi onların, "alım satım da ancak faiz gibidir" demeleridir. halbuki allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır. artık kime allah’tan bir öğüt erişir de faizciliği bırakırsa geçmişte yaptığı kendisine aittir, işi de allah’a kalmıştır. kim de yine faizciliğe dönerse işte bunlar orada devamlı kalmak üzere cehennemliklerdir.
    bakara suresi" - 275

    ribanın sözlük anlamı aşırı yüksek faiz değildir, riba artmak, çoğalmak, yükselmek,şişmek fazlalaşmak anlamlarına gelir.

    "riba:artma, çoğalma, şişme, gelişme ve yetişme, mübadeleli akitlerde taraflardan birinin hakkı kabul edilen ve akit sırasında şart koşulan karşılıksız fazlalık anlamında bir islâm hukuku terimi. "ribâ" kelimesi arapça mastar olup, sözcüğün kökeninde "mutlak çoğalma" anlamı vardır.

    "ribâ; sözlükte, ziyâdelenmek, fazlalanmak anlamına mastar olup, faiz dediğimiz özel fazlalığın adı olmuştur... câhiliyye devrinde asıl borca "re'sül-mâl", ziyadesine ise "ribâ" adı verilirdi. bugünkü faiz işlemleri nitelik bakımından câhiliyye devrinin bu âdetinden başka bir şey değildir. zaman zaman faiz miktarının ve şekillerinin azalması veya çoğalması muâmelenin niteliğini değiştirmez. işte cahilî arap örfünde ribâ tam anlamıyla günümüzdeki nükudun (nakit paraların) faizi veya nemâsı tabir olunan fazlasıdır. karzdan (ödünç para) başka borçlar da (düyün) tatbiki dahi böyledir. şüphe yok ki sözlükte bunun en uygun ismi ribâ, ziyade, artık olması gerekir. buna faiz veya nemâ tabirinin kullanılması "alım-satım ancak ribâ gibidir" (el-bakara, 2/275) âyetinin delâletiyle, alım satım ve ticarete benzetilerek yanlış bir kullanmadır (elmalılı, a.g.e., ıı, 952, 953)."