şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: dösemek)
  • (bkz: derz)
  • manzara desenli fayanslarda özel bir dikkat gerektiren eylem.
  • argoda okey oynamaya verilen ad
  • işsiz kalıp canı sıkılan ya da fayansçıdan aldığı fiyata içinden "oha" demiş hemen hemen her türk aile babasının "n'olcak ki onu döşemeye" diyerek kolları sıvadığı eylemdir.
  • yapilacaksa vakit harcayip guzel yapilasi bir tadilat eylemidir. sonra tuvalette fayans saymak eylemini gerceklestirirken yaptiginiz hatalar gozunuze takilmasin, durduk yere kabiz olmayin. duvar fayansi yer fayansina gore genelde daha hafif ve ince, ya da daha kucuk olur. karsiniza cikacak zorluklar: dosenecek mekanda koseleri dik aciya sahip olan bir guvenli bolge olusturmak, tuvaletin etrafini dolasacak sekilde fayanslari yuvarlakca kesmek (ya da tuvaleti gecici olarak kaldirip dosedikten sonra geri takmak), yerden cikan borular varsa bunlara gore fayanslari kesmek olacaktir. kalem ve kagit ile dolasilmasi gereken kenarlarin izi cikarilip fayans bunlara gore kesilebilir. fayans kesme makinasi satin alinabilir ya da kiralanabilir bu islem icin. biraz korkutucu bir alettir aman, onlem elden birakilmaz.

    fayanslarin boyutlari arttikca alan daha cabuk kaplanir, fakat fayansi duz, yani yere ya da duvara paralel sekilde yerlestirmek daha cok ozen ister, kesim ve sekillendirme islemi daha zorlasir, derzlerdeki hata daha cok goze carpar. bosluklari (derzleri) isaretlemek icin kucuk plastik arti seklindeki selerden bulunabilirse iyi olabilir. fayansin altindaki yapistirici harc dengeli olarak surulmeli, uzerine yol yol izler yapilmali, fayans uzerine yerlestirilince yer yerine esitcene hafifcene bastirilmali, harc fayanslarin uzerine bulastiginda tez zamanda islak bez ile silinmelidir, kurursa cikmaz. derzler de doldurucu harc ile doldurulur ufak tefek hatalar bununla iyice gorunmez olur.

    son ipucu olarak harci kurumamis fayansa basmaniz gerekmeyecek sekilde, en diplerden en disa (kapiya) dogru dosemek gerekir elden geldigince, ya da arada bir iki gun kurumaya birakilip oyle basilir bi takim kisimlara. ayrintilari planladiginizda ve silahlarinizi aletlerinizi kusandiginizda cok zor bi is degildir, muhabbet ede ede yapildiginda keyif bile alinabilir, ara verilir ekmek arasi yenilir, radyo acilir filan. sabirli olunur, sadece yer ise bir hafta, duvarlar da var ise 2 hafta ayrilir, cok kosturulmaz. sonunda esere bakip bakip gururlanilir. unutmayin kimse sizin eviniz icin sizin kadar ozen gostermez.
  • yanlış yapıldığı takdirde "karemsi ovalimsi" bir desen olması gerekirken "güneye göç eden leylek sürüsü" görüntüsüne neden olabilecek eylem.
  • "göründüğü kadar kolay olmayan işler" listesinin zirvesinde yer alır.
  • evleniyorum, dertliyim ve üstüne parasız kalmışım amk...

    neyse babadan kalma eve taşınacağım kira vermeyim diye. kiracıya çık dedim ki adam erkeklenmez mi? benim on senelik kontratım falan var demeye başladı ki "seve seve mi çıkarsın yoksa" diye bir cümle kurmak zorunda bıraktı beni it herif. babamla hala limoniyiz, dövdürmedi bana piç kurusunu.

    derken eve bir baktım ki evin anasını sikmek hakikaten böyle olurmuş. onun bunun evladı lambaları prizleri sökmüş, musluk başlıklarını bile yanında götürmüş. en kısa zamanda annesi ile tanışmayı planlıyorum. mecburen tadilata giriştik. doğalgaz tesisatı bir ton para, verdik. bildiğin verdik.

    hadi derken su tesisatını da yeniletelim. buraya kadar para çokomel ilişkisi devam etti. sıkıntı yok. adama paranı veriyorsun anahtarı teslim ediyorsun. işini öyle ya da böyle yapıyor. ona da verdik.

    iş geldi dayandı fayans işine.

    işte dananın kuyruğunun koptuğu an!

    piyasa bilgisi aldım. metrekaresine 10 - 12 dediler "yuh" dedik ya çare yok, mecbur vereceğiz. eski fayansların üzerine döşeme yapılacak. anlayacağınız zor bir işi yok. bir gün ilaç dedikleri malzemeyi sürüp ertesi gün gelip yapıştıracak. ulan ne verem işmiş de haberimiz yokmuş.

    dediler usta var. aradım; konuştuk. dedi evi görmem lazım. dedim usta ev şurada gel. yok dedi ibne gel al. bismillah başlıyoruz, gidip aldım evden ama sanarsınız ki assolist pezevenk. günlük 50 lira yemek parası da giydirmeye kalkışınca "siktir lan" dedim. 50 metrekare yerden sadece işçilik 750 lira para kaldıracak haspa, tutmuş yemek parası diyor. 50 tl'ye risotto mu yiyorsun yavşak herif? kovaladım hıyarı. eve bırak beni diyor karşımda. dedim yürür gidersin, göbeğin erir. ayar oldu ama beni de ayar etti edebileceği kadar.

    derken birini daha bulduk bir arkadaş aracılığıyla 30 lira dedi!. iki gün 1500 lira. ulen operatör doktor kazanmıyor lan o kadar parayı. sövmemek için dişlerimi sıktım. kapattım telefonu.

    dün akşam sağ olsun bir arkadaşımız daha bir ahbabının numarasını verdi. 10 liraya yapıyor dedi. bana göre yine pahalı ya piyasaya göre iyi dedik hadi bu olsun aradım. aramaz olaydım. 20 dedi orospu evladı. yavrum hani 10 lira idi. dellenmişim zaten. ağabey görmem lazım demez mi? ulan kaç taneninizi taşıyacağım? ağabeyciğim gözüm bak dedim sen bana bir aralık söyle ona göre konuşalım. 20 diyorsun sonra görmem lazım diyorsun olur mu böyle diyorum. asgari şu azami şu de seninle gidelim konuşalım . pazarlığı ona göre yapalım. dallama ya. yok ağabey o zaman 20 demez mi? 10 dediğini de unutmadın değil mi? yav kem küm. ağzınla götün yer değiştirmiş. sana bu kadar muhabbet de fazla deyip bekledim. bekledim ki karşılık versin. alışmış herhalde hiç sesini çıkartmadı. ağız tadıyla sövecektim. artık gırtlağıma gelmiş, adres ver geliyorum diyecektim. çıldırmışım o kadar.

    şimdi kimi arasam adamlar görmem lazım diyor. kolay yol. 20 tane adamla konuştum seni aradım bak ona deyince sabıkalı bu, bizi çözmüş diyorlar herhalde. götsünüz oğlum. bildiğin götsünüz!..

    el hasılı kelam beyler, doktor mühendis avukat. halt etmiş lan.

    hanginiz kazanıyor temiz en az 750 lira hem de bir günde. vergi yok. üstüne araba iste, yemek parası iste falan... 4 üniversite bitirdim. adam benim bir aylık maaşı 3 günden az sürede kazanıyor. uçuruma bak anasını satayım. adaletini sikeyim dünya!..

    ilk okul mezunu ol istersen, doktor kadar para kazanmak hatta üstüne "freelance" çalışmak istersen gidin öğrenin ağabey.

    böyle salak adamlarla muhatap etmeyin insanı. düzgün iş yapan efendi biri olsun, tamam lan lanet olsun, o parayı da vereceğim. yok ağabey, yok anasını satayım. lavuk lavuk adamlar.

    not: hala fayans ustası bulamadım. lego gibi sök tak kendim yapacağım. sizin gibi ibnelere para vereceğime fayans ustası olurum daha iyi.
  • (bkz: okey oynamak)

    mecazi anlamda kullanıldığını 6-7 yaslarında duydum. anlamam ise ondan 4-5 sene sonra oldu.

    yaz tatilindeydik, memlekete gitmiştik büyükbabamlara (babanın babasına oyle denir bizde), öğle saatlerinde büyükbabam ortalıklardan kayboldu.

    babanneme sormuştum. 'dedem nerde?' 'fayans döşemeye gitti oglum' deyiverdi.

    ıcim burkuldu bi an. buyukbabamlarin durumu iyi sayılırdi. ziraat bankası emekli muduruydu.

    yaşlı başlı adamın fayans döşemeye gitmesi zoruma gitmişti bi an.( cocuktuk iste, aslında ne fayans döşemede ne de emekli birinin çalısmasında ıc burkacak bir sey yoktu ama, çocukluk...)

    yıllar sonra öğrendim adamın torunu evdeyken okey oynamaya gittiğini. hayır yani gitme demiyorum yine git ama benide götür degil mı ama.