cohesionless

  • 5822
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

almak istediği abur cubura parası yetmeyen çocuk

süper bir dram sahnesidir. saçları kulaklarının üzerine düşmüş, hafiften pasaklı, annesinin ördüğü yün ceketi giymiş, kafası zehir gibi çalışan, içine kapanık çocuk bakkalın kapısından içeriye girer. kasanın önü kalabalıktır. çocuğun alacağı şey ufacık bir şey. göbekli, takım elbiseli adamlar dururken o çocuğa öncelik tanır mı hiç bakkal efendi? tanımaz elbet. çocuk, koca koca adamların arasında ezilme korkusuyla sırasını bekler. daha doğrusu sırasını değil de bakkalın boşalmasını bekler. bu sırada elindeki madeni parayı o kadar sıkı tutar ki eli terler. sonunda sıra ona gelmiştir. tezgahtaki abur cuburların arasından parasıyla alabileceği şeyleri işaret parmağıyla gösterek fiyatlarını sormaya başlar. tırnakların arası kirlidir.

-bu kaç lira?
-50 lira.
-bu?
-30.
-ya bu?
-20.
-10 liralık ne var amca.
-bak bu sakızlar var. ama şekersiz.

bu ya da buna benzer diyaloglardan sonra çocuk başını eğip arkasını döner ve ayağını sürüyerek yavaş adımlarla dükkanı terkeder. para biriktirecektir.

devamını okuyayım »
14.05.2005 22:22