şükela:  tümü | bugün
  • ilk başlarda çok rağbet görmeyen sporun zaman içinde ilgi gördükçe ve popüler olmasıyla başlayan süreçtir. öyle ki; futbolcuların milli takım değiştirdiği süreçler olmuştur. alfredo di stefanoreal madrid kariyerinde fırtına gibi eserken ülke milli takımını değiştirmiştir. işte futbolun endüstriyel bir spor dalı olmasının başlangıcı bu devirlere uzanmaktadır.

    futbol dediğimiz zaman aklımıza hemen adidas, brezilya, nike, cristiano ronaldo, lionel messi, real madrid, barcelona gibi basma kalıp şeyler gelmektedir. çünkü günümüzde futbol sponsor savaşlarının yaşandığı, en iyi pr yapanın dünyanın en popüler futbol olgusu olduğu bir endüstri dalı haline gelmiştir. öyle ki, futbol takımları zengin iş adamları tarafından satın alınıp, profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmektedir. bu olgulara karşı çıkan ve futbolun futbolun içinden çıkanlar tarafından yönetilmesi gerektiği fikrini savunan tek takım bayern münih kalmış gibi görünüyor. görünüyor diyorum çünkü varsa böyle başka bir takım popüler dünyada sesleri hiç duyulmuyor.

    şimdi biraz eskileri yad edelim. eski başarılı takımlardan kimler kalmış bir bakalım. yazdığım takımları futbolla inceden ilgilenen kişiler dışında kimse anlam bulamayacaktır. bu takımlar ya şampiyonlar ligi kazanmış takımlardır ya da final oynamışlardır. önceden belirteyim günümüz popüler takımlarının isimlerini bilerek yazmadım. onların hatırlanmak ve bilinmek gibi bir derdi yok. en azından şimdilik.

    (bkz: stade de reims)
    (bkz: eintracht frankfurt)
    (bkz: partizan)
    (bkz: saint-etienne)
    (bkz: nottingham forest)
    (bkz: aston villa)
    (bkz: hamburg)
    (bkz: steaua bucureşti)
    (bkz: red star belgrade)

    bu takımlar şimdi kendi liglerinde yerel başarılarla idare ediyorlar ya da alt liglerde yer alıyorlar. 1995-1996 sezonunun ardından şampiyonlar ligi almanya, italya, ispanya ve ingilitere arasında gidip gelmiş. sadece bu hegomanya porto tarafından kırılmış. işte bu tarihten itibaren astronomik rakamlar devreye giriyor ve transfer savaşları başlıyor. çünkü 1990'lardan itibaren sponsorların savaşları da başlıyor. sponsor çekebilmek adına takımlar transferlere asılıyor ya da transfer yapsın diye sponsorlar takımlara maddi destek veriyorlardı. hatırlayın o dönemleri. 30 yaş üstüne kelme, diadora, reebok, uhlsport, umbro, mizuna, lotto gibi markalar çok şey anlam ifade eder. bu markalar günümüzde de var diyenleriniz olacak. evet varlar. ama ya adidas bünyesinde ya da nike bünyesinde.hatta bazıları sadece artık hatıralarda yer alıyor. lotto dediğimiz zaman 1998 sünya kupasında hırvatistan forması, reebok dediğimiz zaman yine aynı turnuvada şili milli takımının forması, umbro dediğimiz zaman manchester united, kelme dediğimiz zaman real madrid gelmiyorsa akıllara biz yaşlanmışız artık derim. o eskilerden zaten bir tek puma kaldı geriye. o da yakın zamanda kurucusu rudolph dassler'in kardeşi adolf dassler'in kurduğu adidas'a katılır.

    bir zamanlar 30.000-40.000 $ bonservis bedeli ödenen futbolcuları görünce israf bayrağı çeken ingiliz kuruluşları bugün manchester united'ın paul pogba için ödediği boservis bedelini görseler ya da 222 milyon $ neymar için ne derler bilemiyorum. futbol nasıl oldu da oynayanların elinden çıkıp para babalarının eline düştü çok merak ediyorum gerçekten. eskiden mi daha güzeldi ya da şimdi mi bilmiyorum. bildiğim şeyler bazı rakamlar;

    adidas'ın 2016 yılında elde ettiği gelir 19,3 milyar $ (1.02 milyar $ kâr)
    nike'ın 2016 yılında elde ettiği gelir 8,2 milyar $
    dünya geneli yayın hakları harcanan para 56 milyar $
    dünya geneli forma sponsorluğu için harcanan para(göğüs reklamı ve tedarik) 47 milyar $
    en pahalı futbolcu 222 milyon $ ile neymar jr.
    en çok kazanan futbolcu (yıllık) 93 milyon $ cristiano ronaldo

    şimdi harcanan paralar bu durumdayken eski futbolu, süleyman seba, metin oktay, lefter, baba hakkı, cantona, di canio, totti, lahm, gibi sadık futbolcuları çok ararız. ülkemiz futbolu şampiyonlar ligini kazanması için beşiktaş, fenerbahçe, galatasaray, trabzonspor ve bursaspor gibi şampiyonluk yaşamış takımların tamamının milyarderler tarafından alınması gerekir.