şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye'de birçok yayınevinin aksine yazarından para istemeyen ender kuruluşlardandır. "kitabınızı basacağız" dedikten sonra aylarca oyalayıp en sonunda para isteyen ticarethanelere benzemezler. 1 hafta gibi kısa bir sürede kitap basıp dağıtabilme yeteneğindedirler.

    [http://www.gecekitapligi.com/ http://www.gecekitapligi.com/]

    ücretsiz kitap basma
  • bir öğrencimin kitabını basacak olan yayınevi. ücretsiz hatta üstüne para vererek kitap basmaları muhteşem. büyük bir risk alıyorlar; ama desteklenmeleri hem genç yazarların hem de bu tür yayınevlerinin desteklenmesi anlamına geleceği için önemli. ben birkaç kitap alacağım mesela. hayır, kendilerini tanımıyorum. hayır, yönetim kurulunda değilim. hayır "bir öğrencimin" derken kendimi kastetmiyorum.
  • charles darwin'in "türlerin kökeni" isimli kitabını içeriğini değiştirerek basan yayınevi. kitabı evrim karşıtı olarak basmışlar. normalde çeviri olması lazım. çeviri diye bişey yok. gerçek türlerin kökeni ile alakası yok tamamen darwin karşıtlığı...hatta ayetler bile koymuşlar... tamamen sahtekarlık

    edit: kitabın görüntüsü budur
  • en pahalı satış yapanlardan biri olan remzi kitabevi'nin 10 liraya sattığı machiavelli'nin prens'ini 16 liraya satan yayınevi. bu tip eski kitaplarda fiyatı şişirmenin yazarın kendisine bir faydası olmadığına ve çevirmeni ile de genel ortalamaya göre uçmuş (?) bir iş çıkaramayacağına göre...

    olmadı bu iş. batmalarından rahatsızlık duymam. kitap da yazmıyorum zaten, sorun olmaz bana.
  • kesinlikle ücretsiz olmayan bir hizmettir!

    web sitesinde yazanlara aldanmayın, benim gibi eserinizi göndermeyi denediniz mi hiç?

    ücretsiz basıyoruz diyorlar ama dizgi, grafik, editörlük için en az 1.500 tl istiyorlar.

    e ne anladık bu işten, o zaman neden her şeyi ücretsiz yapıyoruz diyorlar, öyle değil mi?

    inanmayın, güvenmeyin, tamamen reklamdır kendisi.

    zaten web sitesini incelerseniz, yazar adaylık formunu doldurun diyorlar ama öyle bir form ortalıkta yok, tamamen amatör.

    kısacası dedikleri gibi ücretsiz bir hizmetleri yok.
  • şimdi arkanıza yaslanın beni iyi dinleyin. duygulu bir hikaye anlatacağım mendili falan da alın.

    öğrenci yıllarımda başladığım kitap okuma ve daha sonra gelişen yazma hevesimden dolayı vizeleri finalleri kaçıran, hocaların istediği şeyleri değil de kendi istediklerimi yazan ben; haliyle üniversiteyi 7 senede bitirdim.

    hiç unutmam bir gün fizik 101 dersinin finalinde sorulardan birinin cevabına; robert frost'un the road not taken şiirini yazmıştım. hoca ezberimden dolayı 25 puanlık soruya 10 puan vermiş sağ olsun.

    neyse bir şekilde üniversite bitti, ben de bu arada heybemde sakladığım hikayelerimi bir araya getirdiğim bir kitap yazdım.

    iş yok güç yok, adım çıkmış oğuz atay yancısına, etrafıma bir şeyler kanıtlamam lazım "olum sizin hanginizin kitabı var lan, bak ben ölsem bir kitap kalır arkamdan" demem lazım.

    başladım yayınevlerini taramaya. yayınevi falan da pek bilmem. girdim remzi kitabevine, kitapların üzerindeki yayınevi isimlerine baktım. hemen gözüme bir iki tane pek bilinmeyen yayınevi kestirdim. şimdi isimlerini vermeyeceğim; bu vicdansızları aradım, işçisin sen işçi kal, giy dediler tulumları. bir tanesi tam 6 bin tl istedi 1 adet kitap için, diğeri de 5 bin tl, bir de üzerine 3 ay sonra teslim ederiz dediler.

    ben tabii yıkıldım. rafa kaldırdım kitap projemi, iş bulmaya çalışıyorum, kariyer sitelerinde cv falan güncelliyorum.

    yine umutsuz bir gün facebook'ta gezerken gözüme bir ilan ilişti "kitaplarınızı ücretsiz basıyoruz". "ben bu yaştan sonra yaş tahtaya basmam. çift dikiş attım üniversitede, tecrübem sağlam" dedim ve aramak yerine atlayıp ankara'daki yerlerine gittim. (tabii ben de ankara'da oturduğum için bu abartılacak bir olay da değil)

    girdim içeriye, "sa" "as".

    "kitapları ücretsiz basıyormuşsunuz" dedim. oradan sakallı sempatik bir adam "kusura bakmayın, size haber vermedik ama evet yaptık bir acemilik" dedi ve güldü.

    ulan resmen yerin dibine girdim. anladı benim utancımı geldi yanıma, "biz bu kampanyayı sizin için başlattık, sizi bekliyorduk" dedi.

    ne yalan söyleyeyim hiç beklemediğim sempatik bir ortamla karşılaştım. anlattım durumumu "abi ben üniversiteyi 7 yılda bitirdim. çevreme kendimi ispatlamak için kitabımı bastırmam lazım" dedim. tamam dediler, sistemi anlattılar. editör onayından geçen kitaplardan basım ücreti almıyorlar. yani senin daha önce kitabın vardır, kaliteli yazarsındır senden para almıyorlar hatta reklam yapman için bütçe bile sağlıyorlar.

    editör onayından geçmeyenlerden de basım ücreti almıyorlar ama isteğe bağlı verdikleri editör hizmetinin ve grafik hizmetinin parasını alıyorlar. o da 1500 tl'lik bir fiks fiyat ve 1 haftada kitabı da teslim ediyorlar.

    para ödesen bile fiyat muhteşem. neyse ben dedim ki ben kitabı yolluyorum, onaylarsanız da kabulüm onaylamazsanız da, 1500 tl veririm kabulüm. açık açık da söyledim ben 5-6 bin teklifler aldım bu fiyat iyi diye. onlar da mantıklı olarak şu cevabı verdiler "1500 tl zaten kimseye para kazandırmadığı için bu sektörde tekiz."

    neyse 2 güne bana döndüler. "selamlar, kitabınız editör onayından geçmiştir. ücret alınmayacaktır. haftaya kitabınız teslim."

    inanılacak gibi değil. o hafta nasıl geçti bilemedim. neyse hafta doldu gittim. ulan bir de güzel kapak hazırlamışlar, bir de güzel basmışlar. düşüp bayılacaktım az kalsın.

    şimdi kitabı aldık elimize, ben de elimi cebime attım. bari bir siftah atıyım dedim. 100 tl hazırlamıştım. yine o sakallı babacan adam (daha sonradan sahibi olduğunu öğrendim yaşar bey ismli bey); “senden önce attılar. hem daha kitaplarını satmadık dur bakalım daha sana telif ödeyeceğiz” dediler.

    eve gittim elimde kitapla. bir baktım tüm sitelere eklemişler kitabı. ne yalan söyleyeyim gözlerim doldu.

    harika bir duygu be. mutlaka tadın bu duyguyu. bir kitabınızın olması çok güzel. böyle güzel insanları bulmuşken bastırın kitabınızı.

    beni 8 ay sonra aradılar, üniversitelere kurdukları stantlarda vs. satmışlar kitabı. ben de o sürede eşime dostuma baya aldırmıştım. telif ödeyeceklermiş. verdim hesap bilgilerimi yatırdılar şak diye paramı.

    harbiden rüya gibi...

    ağladınız dimi, okurken. ya, sizin o ağladıklarınızı ben yaşadım işte...
    hadi kalın sağlıcakla...
  • çok güzel olan bir yayınevidir. hediye kitap çekilişleri yapmalarıyla ve cömertlikleriyle bilinir, baskıları çok tatlıdır ve kitapları uygundur. alınız, aldırınız.
  • konuyla alakasız bir şekilde doğmatik fikirlerini kitaplara yerleştiren ve kitabı bağlamından koparıp artık yeni bir kitap haline getiren yayınevidir.

    bu yayınevi tarafından çıkarılan türlerin kökeni adlı kitaba bir göz atayım dedim. içinde charles darwin dışında herkes yazı yazmış. üstelik kimin tarafından yazıldığı da belli değil. ayetlerle evrim teorisini kritiğini yapmaya çalışıyorlar ama nafile, taraf oldukları ciheti bile yeterince bilmedikleri ortada.
    be adamlar, madem kendi karın ağrılarınızı, sızlanmalarınızı kitaba dökecektiniz kitabın kapağına neden kocaman "türlerin kökeni" "charles darwin" yazdınız?
    buna benzer bir saçmalığı da fecr yayınevinde görmüştüm. ali şeriati'nin kitaplarına öyle ön sözler yazmışlar ki insan aklıyla alay eder gibi...
    hülasa, bir kitap, yayınevi görüşünüze uymuyorsa o kitabı basmayın. kitaplara dokunmayın, kitapları kirletmeyin.
  • türk yayıncılığının ebesini belleme yolunda sağlam adımlarla ilerlemektedir. parasını cukkaladığı tüm kerizlerin kitaplarını basarak kitap enflasyonuna neden olduğu gibi estetik kriterleri de boşlayarak edebiyatın ahlaki ilkelerine rahmet okutmaktadır.

    bir diğer aynı prensipte çalışan yayınevi için (bkz: cinius yayınları)
  • o kadar kalitesiz kitaplar basmaktadırlar ki bir çoğunun kapağı microsoft paint ile çoğaltılıp baskıya sığmayınca da köşesinden tepesinden tutulup küçültülmüştür.

    kapakta tek bir cisim var, yusyuvarlak olması gereken bir dünya, ama kendisi elips. bandrollü falan orijinal. 10 günlük emeğim sonucunda orijinal olduğunu anlayabildim.