• gerçekten hoş ve güzel yazılmış bi kitap. okurken altını çizerek okumaya bayılırım. yine kalem yanımda okurken bazı hikayelerin paragraf paragraf altını çizerken bu gidişle tüm kitabı çizeceğimi farkettim ve bıraktım. o derece sağlam hikayeler var yani.
  • mutlaka okunması gereken, hatta tekrar tekrar okunabilecek kitaplardan.
    http://cineshoot.net/…-paramparca-emrah-serbes.html
  • henüz prestupleniye i nakazaniye * kitabını okumayanların 44. sayfayı direk atlaması gereken kitap.

    --- spoiler ---

    en ücra karakterlerine bile ruhsal derinlik katan dostoyevski, lizaveta'yı niye derinleştirmiyor? bu iyi kalpli kıza niye replikli figüran gibi davranıyor? raskolnikov, sonya'ya suçunu itiraf ettiğinde anlıyoruz niye öyle yaptığını. çünkü sonya cinayet itirafını duyunca, "sen o insanlara ne yaptın böyle?" demiyor. "sen kendine ne yaptın böyle?" diyor. raskolnikov ne yaptıysa kendine yapmıştır. kurduğu dünyanın azabını çekmektedir. bu vurguyu arttırmak için lizaveta'nın acısı görünmez romanda. lizaveta'nın ölümü hukukun konusudur. dostoyevski ise bize daha yüksek bir hukuktan bahseder. suçun cezasından kaçabilirsin, ama vicdanın azabından kaçamazsın diyen bir hukuktan.

    --- spoiler ---
  • "kendimizi özgür zannediyoruz oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar. sınırlara gelince fark ediliyor bu. dışarı çıkmak isterken kendini cama vurup duran yarı delirmiş karasinekler gibiyken. sadece geceleri, yapayalnız ve yalınayakken anlaşılabilecek şeyler var."

    ..."beni içine çekip yavaş yavaş boğan şey ne? en güzel şeyler, en sevdiğim şeyler, en pratik şeyler. en çok parlayan şeyler onlar, özünde sönmüş şeyler. bataklıkta dans ediyoruz. bataklıkta olduğumuzu hatırlatanları boğarak. kıyametin tek adaleti, herkes için kopması." satırlarının bulunduğu emrah serbes kitabı.

    "kıyametin tek adaleti, herkes için kopması!!!" nokta.
  • en ufak bir falsosunda, sevdiği yazarı/edebiyatçıyı bir daha hiç okumamacasına terkedenler için de 1-2 kelam eden emrah serbes kitabı.

    - "şunu çok sık duydum. 'falanca yazarı çok seviyordum, ama son yaptıklarından sonra onu bir daha okumayı düşünmüyorum.' demek ki dostoyevski'nin zamanında yaşasaydın, kumarbaz diye onu da okumayacaktın. yazarların özel hayatını unutmak lazım. yazarların söylediklerini fazla ciddiye almamak lazım. edebiyat tarihi şahane şeyler yazmış berbat adamlarla dolu."
  • "barış bıçakçı'nın en iyi kitabı, aramızdaki en kısa mesafe. ama o bunun farkında değil. olabilir, herkes yanılabilir."

    kitabın en iyi cümlesi bu, ama o bunun farkında değil. olabilir, herkes yanılabilir.
  • sabahattin ali öykülerini öyküde tavan kabul etmiş halimle hayranlıkla okuduğum kitap. bir sabahattin ali kitabı değil, ama hayattan betimlemeler ve özellikle acılar&bıraktıkları adına çok güzel kitap. vecizeler var kitapta, ama hiçbiri de klişe değil. bazılarına hayran kalmak mümkün.

    --- spoiler ---

    "herkes kendi kabusunu görür. bir kabusu kabus yapan şey ondaki aktarılamayan noktalardır. başkasına anlattığın şey kabus değildir artık." kabus

    "-hocam sınav nereye kadar?
    -1915'ten hrant'ın öldürüldüğü yere kadar." haysiyet sınavı

    "...bir sıkıntıyı anlatmak istedim. ama bir şeyi başka bir şeye benzetmekten başka bir şey gelmedi elimden. kaybettiği savaştan sonra yakıp yıkarak geri çekilen ordular gibi. mağlup olduğu nispette zalim. trajik hatamız: kendimizle ilgilenmeye alıştık, başka bir şeyle ilgilenmiyoruz artık. sen çocuk yap, kurtul istersen bu dertten; bana da bir bira söyle giderken." o gece

    "gören bir adamı herkes yumruklayabilir. esas cesaret bir körü yumruklayabilmekte. bir kör yumruk yediğinde bunu karanlığın içinden gelen bir mesaj olarak algılar çünkü, kader gibi, gerçek hayatın gerçek sillesi gibi. niçin yazıyorum? şuurumdaki kör bölgeler için." bir körü yumruklamak

    "sen gülünce ben de hemen gülüyorum. sen ağlayınca ben de hemen bir sigara yakıyorum. sen pazara çıkınca ben de en azından balkona çıkıyorum. sen bir şey sorunca biraz düşünüp cevap veriyorum; ama çoğu zaman yine yanlış oluyor, kimi zamansa susarak boş bırakıyorum o soruyu. sen tartışmak isteyince bildiğim her şeyi unutuyorum. sen unuttun mu deyince zaten bildiğim bir şeyi tekrar hatırlıyorum. senin varlığın bana yapılmış enteresan bir şaka sanki. aslında ben hala bu şakaya nasıl karşılık vermem gerektiğini arıyorum." acele tepki servisi

    "red kit'in her maceranın sonunda atına atlayıp ufka doğru uzaklaşması bundan. che'nin devrimden sonra küba'dana ayrılması da. modern anlamda adaleti ilk sağlayan fransızlardır. bu yüzden fransa'nın en büyük ihraç malı can sıkıntısıdır." adalet sağlandığında can sıkıntısı başlar

    "...beni anlatamadın!" galip işhanı

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    sen gittin ve herkes ölmeye başladı

    birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için, sonra kahverengi. sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar, on iki yıl geçti, susmak ne kısaymış. sen " böyle ne güzel sonsuza kadar susalım" diyorsun. sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim, bunu da biliyorsun.
    --- spoiler ---

    altını çizdiğim yerlerden sadece biri. yanına şöyle bir not almışım 24.08.2015- 2003. "2015'e kadar susarsa artık düşünme" hissinde bir tarih. kitabı okuyup bitirdikten 3 hafta sonra falan senden mesaj geldi. sonsuzluğun seninle vaktinden önce konuştu.
  • keyif alarak falan okumadim. agzima sicti kelimenin en bayagi anlamiyla. kalbimin uzerine oturmus bir fil rahat vermedi.

    oyle paramparca bir hikayeler kitabi.

    --- spoiler ---

    ..matkapla gogsunun ortasina acilmis bir pencere dusun. perdeyi aralayip kendi yarandan bakiyorsun dunyaya. eskisi gibi acimiyor ve de asil bu acitiyor.

    --- spoiler ---
  • "kendinden bıkmaya başlamak kişilik sahibi olmanın da bir göstergesidir."
    emrah serbes (bkz: hikayem paramparça)