şükela:  tümü | bugün
  • bizim kışlada da elektrik işleriyle ilgilenen askerin adı "fazlı" idi... kainatın mizah anlayışı ile alakalı bir durum bu sanırım...
  • olaya "binmek-gitmek-ulaşmak" açısından bakarsak;
    ulaştırma bakanı - binali yıldırım.
  • onur kıvrak da kaleci olarak sanirim +1 avantajla başlamistir..
  • pirol soyadlı kimya asistanı.
    (bkz: pirol)
  • gençlebirliği'nde oynayan futbolcu hurşut.
  • yapılmış mıdır bilmiyorum, ki muhtemelen yapılmıştır; okul hayatına dönüp tüm araştırma yöntemlerini kullanarak hakkında tez yazmak istediğim ilişki. kesinlikle var böyle bir şey; şimdi yalnızca tek taraflı düşünüp "ne yani ismi 'satılmış' olan biri illa komisyoncu, müzayedeci ya da satış danışmanı mı olacak?" tepkisi vermeye gerek yok; ama ismi müzik, resim, edebiyat ya da ne bileyim herhangi bir mesleki ya da mizaca yönelik sıfat, terim içeren birinin, çoğu insan gibi isminin anlamını sorgulama aşamasında o alanla ilgili yeteneği olup olmadığını düşünme ihtimali yüksektir ve düşündükten sonra harekete geçmesi ise pamuk ipliğine bağlı.

    buradan yola çıkılıp yapılan araştırma sonucu, şayet doğrulandı veya doğrulanırsa, her ne kadar çocuk gelişiminde biraz da elitist biçimde kişilik mühendisliği yapılarak duygulara müdahale ediliyor olsa da gayet kullanılabilir bence. evet acımasızca gelebilir; fakat zaten çocuğu dünyaya getirme kararı verildiği anda o çizgi çoktan aşılmış olunuyor ve hatta nasıl bir aileye, ortama doğacağı da planlandığından, ortada çizgi diye bir şey kalmamış oluyor. dolayısıyla bir yöntem olarak uygulanabilir. üstelik doğru kullanılarak bütçeye uygun, kolunda altın bileziği olan çocuklar yaratılabilir.* bu arada karşıt tepki geliştirme psikolojisinin de hesaba katılması zorunluluğunu söylemeye gerek yok sanırım; çünkü çocuğun adını asi koyunca itaatkar olmayabileceği gibi sadık koyunca da asi olmayabilir.

    konuya genel ve basit bir örnek verecek olursak;

    "2000'lerde doğup ismi maradona koyulan bir çocuğun, anlamını öğrendikten sonra futbola ilgi duyması ve sonrasında aslında o kadar yetenekli olmadığını anlayıp kasaplığa, levazımatçılığa falan öykünmesi"

    örnekte de görüldüğü gibi aile çocuğa kaldırabileceğinden ağır bir yük eklemiş ve ters tepmiştir; oysa çocuğun adını bir maldonado bir beschastnykh ya da bir sabri koysa, çocuk wikipedia'yı açıp ulan kimmiş bu maldonado diye baktığında eğer eli ayağı tutuyor ve özellikle sağını solunu biliyorsa, gayet ulaşılabilir bir kariyer planlaması hissettirilmeden uygulanmış ve çocuk daha 20'li yaşlarında birkaç milyon doların sahibi olabilecektir. ha bir sabri olmak o kadar kolay mıdır; değildir. onu zaten entry renklensin diye yazdım; yoksa sabrilik daha komplikedir.

    beschastnykh ise belki çocuğu 1-2 milyonluk bir futbolcu yapamaz; ama travma sonrası stres bozukluğuna bağlı olarak fantastik, edebi ve felsefik yönü gelişeceğinden, yine bu alanlarda karmaşık ve fakat iyi bir üne sahip olması kaçınılmazdır. tekrar başa dönersek; var böyle bir şey ve kesinlikle daha verimli kullanılmalı. şimdi olduğu gibi "zeki koyalım zeki olsun" gibi hurafeye dayalı değil de "adını immobilizer koyalım en azından emniyetçi, güvenlikçi falan olur, şimdi lüks siteler de çoğaldı zati, maaş+ssk..." şeklinde daha işlevsel yaklaşılmalıdır.
  • baba mesleğini yapan insanlar biraz şanslı olabiliyor bu konuda ama beşiktaş'taki şu örnek için soyadı kanunundan itibaren plan yapıldığın düşünüyorum:

    avukat
    güven kurtul
  • gıda tarım ve hayvancılık bakanı->mehmet mehdi eker.
  • ahir zamanlarda layık oldugu şekilde incelenmiş ilişki.

    oldukça şoke edici bir gerçekliğin vurgulandığı pek ehemmiyetli bir röportajdan alıntı mevcuttur ilgili denemede, ki o kısmısını buraya şımartıcılar * arasına alalım.

    --şımartıcı--

    "oğlumuza, soyismimizle yarattığı kozmonot çağrışımı olmasaydı, kesinlikle yuri ismini koymazdik. ben igor istiyordum, babası astronot olsun istedi, yuri diyelim biz de dedik o zaman"

    (bkz: anna-timofeyevna gagarin) (-13 nisan 1964)

    --şımartıcı--