nevroticzone

  • 1606
  • 5
  • 4
  • 2
  • bugün

sezen aksu

el öpme ve ayak suyu içme(midem kalktı dikkat edersen) gibi davranışları, algısındaki teslimiyetçilik gereği kendisine zul görmeyen; hatta bu kölelik düsturunu kendisine şiar edinmiş bazı kişilerce yüceltilen kadın.
öyle ki bu yüceliğinin temeline, daha önce 16 kez değiştirilmiş ve ilk kez değiştiriliyormuşçasına fırtına kopartılan "12 eylül'ü vicdanlarda mahkum etmek" gibi afaki bir işlevi olmaktan başka hiçbir şeye derman olmayan anayasa değişikliğine "evet" demeyenleri "iki cihanda lekeli" addetmesi konulduğunda bile savunulan hatun.

bak sevgili sezenciğim; sen 12 eylül'de ne yaşadın ne çektin bilemem, şüphesiz türkiye'nin her ferdine irili ufaklı zararları dokunmuş bu darbe anayasası değişmeli, değişmek zorunda; fakat asıl şunu dinlemeden konuşmak seni 11 boyutlu sicim teorisinin son boyutunda bile lekeli yapar; çünkü bunları bilerek "evet" demiş olduğuna inanmıyorum:

akp 42 milyon 800 bin kişinin seçmen olduğu bir ülkenin son seçimlerinde, 16 milyon oy alarak %47 ile tek parti hükümeti oldu. türkiye'de 3-4 parti dışında meclise hiçbir parti giremediği gibi seçim barajı, parti içi demokrasi vb. sebeplerle temsil edilemeyenlerin sayısı 24 milyon ve seçmen olmayanlarla birlikte 55 milyon; bunu o sırada kanlıca'nın orta yerinde uzandığın taşta uyuyakalmışsındır diye söylüyorum iyi dinle; akp, 72 milyonun kaderini etkileyecek ve bir devletin temel dayanağı olan anayasayı yine tek başına, kapalı kapılar ardında düzenliyor. zaten temsiliyeti düşük olan meclisteki diğer partilerin hiçbir görüş, öneri ve fikirlerini, senin her fırsatta içinde olduğun stk'ların hiçbir düşüncesini almayan, bunlara kerhen 3 günlük süre tanıyıp bu 3 günlük sürede tüm değişiklikler hakkında fikir beyanı isteyen bir anayasa değişikliği yapıyor. diğer partiler buna itiraz edince referandum sürecine giriliyor. senin demokrasi anlayışının bu olduğunu sanmıyorum.

mesela buraya kadar her şey normal diyelim; değil ama normal gelebilir diyelim. fakat aynı akp, anayasa'da yaptığı tüm değişiklikleri paket halinde oylamaya sunuyor. yani sen "evet" dediğin anda 10 tane beyazın arasına 3 tane siyahı da sokarak anayasa'yı geri döndürülmesi zor bir "griliğe" itiyorsun.
üstelik "evet" dediğin yetmezmiş gibi demeyenleri "lekeli" ilan ediyor, yönlendiriyorsun. bak bakalım kırmızıların, mavilerin, lacivertlerin, morların olduğu yerde, hangi gri bir gökkuşağına girebilir?

sen sanıyor musun ki, anayasa değişecek ve 12 eylül darbecileri yargılanacak. bunun olamayacağını iktidarın güvenini kazanmış anayasa uzmanları defalarca dile getirdi. sen yıllar önce affettiğin birine 30 yıl sonra gidip "ya kusura bakma bi' yanlışlık oldu, seni 30 yıl sonra da olsa hapse atacağız" diyemezsin. şimdi kimi kandırıyor bu iktidar? vicdanlarda mahkum etmek de nedir? nasıl bir halüsinatif etki bu? burada polis araçları kaç beygir olsun diye kanun çıkartılmıyor; burada koca bir devletin temel yasasını değiştiriyorsun hiç kimseye sormadan ve üstelik bunu paket halinde yapıyorsun ki millet evde de yiyebilsin!..
(bkz: anayasa değişikliğinin paket halinde oylanması)

sıkılma hemen sonuna kadar dinle;

bu pakette hiç mi iyi bir şey yok? elbette vardır; zaten muhalefetin sakıncalı olduğunu düşündüğü 3 madde için -ki bunlar özellikle yargının tam bağımsızlığını çok büyük oranda yok etmeye imkan veren maddeler- "üçünü ayırın size destek verelim, daha sonra yapılacak büyük değişikliklerde istenirse referanduma gidilsin" şeklindeki tavrına, iktidar cevap dahi vermeye gerek duymadı.

son olarak anayasa profesörü olan süheyl batum'un, belki istemeyerek de olsa bakman gerektiğini düşündüğüm analizlerinden satır başları ve kısa analizi:

- akp anayasasinda ne dokunulmazlıklar sınırlanmış,
- ne partilerin iç işleyişi ile ilgili bir düzenleme var,
- ne yök değiştirilmiş,
- ne kadınlara kota getirilmiş,
- ne sendikalara bir hak getirilmiş,
- ne işçilerin insanca yaşam hakları güvenceye alınmış

"üstelik bu düzenleme ile anayasa mahkemesi üyelerinin tamamı abdullah gül ve recep tayyip erdoğan tarafindan seçilecektir -yani cumhurbaşkanı ve başbakan tarafından- böylelikle ileride "kendilerini yüce divan olarak yargılayacak mahkemenin tüm üyelerini" kendileri seçmiş olacaktır.
üstelik anayasa mahkemesi üyeleri arasinda, eskiden 11 üyeden 4 tanesi, tamami ile yürütmenin takdirine yani mutlak tercihine birakilmişti.
bugünkü düzenlemede ise, 17 üyeden 10 tanesi iktidarin mutlak takdirine birakilmiştir. yani üyelerin çoğunluğu.

4 üye tamamen cumhurbaşkaninin takdirindedir.
3 üye yine cumhurbaşkanı'nın üyelerini seçtiği yök'ten gönderilmektedir.
3 üye tbmm'de oy çokluğuyla yani iktidar partisince seçilmektedir.
ayrıca, hsyk’ya ilişkin olarak da; adalet bakanı ile müsteşarı, yeni düzenlemede de hsyk’da yer almaktadır."

ya işte öyle sezencim; hadi dur o gri odalarda durabilirsen..

edit: ince ayar.
link: http://haber.gazetevatan.com/…tay.asp?newsid=320547

devamını okuyayım »