1. ic hatilarinda dogru duzgun oturup karninizi doyurabileceginiz bir kafe bulunmayan *, yer hizmetleri pilotlari bile cileden cikarabilen tesis. maalesef bu kadar kucuk bi havaalaninda bile ucaginizin saatinde hazir olmasi yetmiyor, pushback ya da merdiven icin dakikalarca ucak icinde bekliyebiliyorsunuz. isletme sıkıntıları bitmese de bedava otopark secenekleri ve 4.levent, kadikoy ve bostanciya surekli express otobus seferleri sayesinde ulasim sorununu hafifletmis durumda. bildigim kadariyla bu aralar thy bir kisim seferlerini buraya kaydiriyor. artan trafigi nasil kaldiracaklar yoksa thynin etkisiyle kendilerine ceki duzen verebilecekler mi gorecegiz.
  2. şu sıralar yapılan tadilattan dolayı mıdır yoksa bilmediğimiz bir grev mi var ama geçen gün hayatımın en berbat aksamasına şahit oldum burada. uçak hiçbir rötarsız havalimanına indi. hadi bize müsaade biz kalkalım derken uçağın koridorlarına insanlar doluştu. bekleme. bekleme. derken "havalimanındaki otobüslerde yetersizlik olduğu için biraz bekleteceğiz sizi, üzgünüz"ler. en sonunda gelen otobüse binince "hemmen bagajımı alsam da eve gitsem" derken yaşanılan hezeyan. iki adet bulunan bagaj bantlarının başında, halihazırda inmiş 3 uçağın yolcularının biriktiğini düşünün. ekranlarda hangi uçak yolcularının hangi banttan bagajlarını alacakları yazmıyor, ortada herhangi bir görevli yok ve elinizden gelen tek şey beklemek. arada bant çalışıyor, lakin sanki birileri bizimle dalga geçercesine şemsiye yolluyor. aynı şemsiye dönüp dönüp duruyor. kalabalık sinirleniyor. bu arada duvara asılan kocaman bir afiş dikkati çekiyor: "havalimanımızdaki yenilenmeden dolayı olan aksaklıklar için özür diler, anlayışınız için teşekkür ederiz." hayır biz anlayışlı falan değiliz.
    diye diye tam tamına 1 saat sonra bagajıma ulaşabildim. üstelik ortada ne bir özür, ne bir açıklama. görevlinin olmadığını söylemiştim değil mi? peki. uçakta da bekletilmiştik zaten. havalimanından ayrıldığımda uçağın inişinin üzerinden bir buçuk saat geçmişti. gözünü seveyim atatürk havalimanı'nın.

    derkenar: havalimanı çalışanlarının bir süredir yaptığı iş yavaşlatma eyleminden mütevellitmiş tüm bu yaşananlar.
  3. yer görevlileri tarafından uygulanan iş yavaşlatma eylemine sahne havaalanı. dün, uçakların yolcu boarding işlemleri bitmiş olmasına rağmen hala bagaj alımları devam ediyordu.
  4. ilk defa ucaga bindigim havaalani olma sifatiyla kalbimde derin heyecanlari,tecrubezlikleri ve korkulari tasimamda bi boka yardimci olmamistir, yinede geri donuste istanbul manzarasini saglam bir sekilde gosterdigi icin sevmisimdir kendisini..
  5. dün akşam saat dokuz civarları sisten adımınızı göremediğiniz, görüş mesafesinin yüz metrelere indiği ve uçakların inemediği havalimanıdır kendisi.
  6. kasımda hizmete giren binasıyla nihayet otogar görünümünden sıyrılıp gerçek bir havalimanı kisvesine büründü. artık yemek için çeşitli alternatifler var, bütün kapılar yanyana inci gibi dizildiği için yaşanan o çok kalabalık bekleme anları sona erdi, her kapının ayrı bir bekleme salonu var. check-in deskler arttı, dizilişleri düzenlendi. evet sanki dünyada eşine rastlanmayan bir yenilikmiş gibi heyecan yarattı tüm bunlar! eski aile sıcaklığı, tanıdık yüzler, o samimi hava kalmadı ama olsun, her düzenlemenin bir bedeli var.
  7. eskiden, check-in'imizi yaptırır, biraz oturduktan sonra 5 adım atar, güvenlik kontrolünden geçerdik.
    geçenlerde bayram ziyareti için memlekete dönerken gördüm yeni halini. bayram nedeniyle mi bilmiyorum, tam yarım saat bekledim check-in için. sonra koşa koşa bekleme salonuna geçtim. ama o da ne!! birkaç metrekarelik mekanda resmen iğne atsan yere düşmüyordu. ayakta duracak yer bile kalmadığından insanlar merdivenlere taşmıştı. herkesin uçağı rötar yaptı, herkes oradaki 3-5 görevliye uçaklarının kalkıp kalkmayacağını sormaya çalışıyordu. zira doğru düzgün bir bilgilendirme sistemi yoktu.
    bunlara ek olarak, artılarını ve eksilerini saymak gerekirse;
    - iç hatlar terminalinin yerini bulana kadar uçağı kaçıracaktık. hem tabela yok hem de soracak kimse yok etrafta.
    - atatürk havalimanı'na benzetmeye çalışmışlar sanırım yeni iç-dış düzenini. çalışmamışlarsa da benzemiş.
    + daha çok counter eklenmiş, bu güzel.
    + kıçı kırık bi cafe'den kurtulup, daha çeşitli fast-food'çular, cafe'ler açılmış. ha, yine oturup bi şeyler yiyemiyoruz, o ayrı.
    + eski terminalde free shop yoktu sanki. bunda gördüm. ama, yarım saat süren check-in yüzünden bi girip bakamadım içeri.

    sonuç;
    sadelik iyidir. bu karmaşık haline alışmak zor olacak. ancak, eskisinden daha profesyonel olduğu bi gerçek.