şükela:  tümü | bugün
  • dunyanin en kotu ve en pahali havaalani kafelerinden birini barindirir icinde...
  • ic hatilarinda dogru duzgun oturup karninizi doyurabileceginiz bir kafe bulunmayan *, yer hizmetleri pilotlari bile cileden cikarabilen tesis. maalesef bu kadar kucuk bi havaalaninda bile ucaginizin saatinde hazir olmasi yetmiyor, pushback ya da merdiven icin dakikalarca ucak icinde bekliyebiliyorsunuz. isletme sıkıntıları bitmese de bedava otopark secenekleri ve 4.levent, kadikoy ve bostanciya surekli express otobus seferleri sayesinde ulasim sorununu hafifletmis durumda. bildigim kadariyla bu aralar thy bir kisim seferlerini buraya kaydiriyor. artan trafigi nasil kaldiracaklar yoksa thynin etkisiyle kendilerine ceki duzen verebilecekler mi gorecegiz.
  • yer görevlileri tarafından uygulanan iş yavaşlatma eylemine sahne havaalanı. dün, uçakların yolcu boarding işlemleri bitmiş olmasına rağmen hala bagaj alımları devam ediyordu.
  • ilk defa ucaga bindigim havaalani olma sifatiyla kalbimde derin heyecanlari,tecrubezlikleri ve korkulari tasimamda bi boka yardimci olmamistir, yinede geri donuste istanbul manzarasini saglam bir sekilde gosterdigi icin sevmisimdir kendisini..
  • dün akşam saat dokuz civarları sisten adımınızı göremediğiniz, görüş mesafesinin yüz metrelere indiği ve uçakların inemediği havalimanıdır kendisi.
  • kasımda hizmete giren binasıyla nihayet otogar görünümünden sıyrılıp gerçek bir havalimanı kisvesine büründü. artık yemek için çeşitli alternatifler var, bütün kapılar yanyana inci gibi dizildiği için yaşanan o çok kalabalık bekleme anları sona erdi, her kapının ayrı bir bekleme salonu var. check-in deskler arttı, dizilişleri düzenlendi. evet sanki dünyada eşine rastlanmayan bir yenilikmiş gibi heyecan yarattı tüm bunlar! eski aile sıcaklığı, tanıdık yüzler, o samimi hava kalmadı ama olsun, her düzenlemenin bir bedeli var.
  • eskiden, check-in'imizi yaptırır, biraz oturduktan sonra 5 adım atar, güvenlik kontrolünden geçerdik.
    geçenlerde bayram ziyareti için memlekete dönerken gördüm yeni halini. bayram nedeniyle mi bilmiyorum, tam yarım saat bekledim check-in için. sonra koşa koşa bekleme salonuna geçtim. ama o da ne!! birkaç metrekarelik mekanda resmen iğne atsan yere düşmüyordu. ayakta duracak yer bile kalmadığından insanlar merdivenlere taşmıştı. herkesin uçağı rötar yaptı, herkes oradaki 3-5 görevliye uçaklarının kalkıp kalkmayacağını sormaya çalışıyordu. zira doğru düzgün bir bilgilendirme sistemi yoktu.
    bunlara ek olarak, artılarını ve eksilerini saymak gerekirse;
    - iç hatlar terminalinin yerini bulana kadar uçağı kaçıracaktık. hem tabela yok hem de soracak kimse yok etrafta.
    - atatürk havalimanı'na benzetmeye çalışmışlar sanırım yeni iç-dış düzenini. çalışmamışlarsa da benzemiş.
    + daha çok counter eklenmiş, bu güzel.
    + kıçı kırık bi cafe'den kurtulup, daha çeşitli fast-food'çular, cafe'ler açılmış. ha, yine oturup bi şeyler yiyemiyoruz, o ayrı.
    + eski terminalde free shop yoktu sanki. bunda gördüm. ama, yarım saat süren check-in yüzünden bi girip bakamadım içeri.

    sonuç;
    sadelik iyidir. bu karmaşık haline alışmak zor olacak. ancak, eskisinden daha profesyonel olduğu bi gerçek.
  • içinde simit sarayı olan havalimanı. simit sarayı var diye bildiğiniz simit saraylarından sanmayın sakın, bir küçük bardak çay 2,5lira, ama yine de havalimanı caféleri standartlarına göre en ucuz çay.