şükela:  tümü | bugün
  • 30 yıllık ömrümde karşıma en sık çıkan fırsattır.
    hiç birinde gitmeyi bir an bile düşünmedim, anında elimin tersiyle ittim bu fırsatları.
    yapamam, yaşayamam, nefes bile alamam ben istanbul dışında bir şehirde, dedim hep.
    ama şimdi mecbur olduğum durum; istanbul'dan gitmek..
    iyi-kötü 30 yıllık bir hayatı tamamen silip atarak yeni bir hayata başlamak.. sıfırdan, sadece bir kaç parça elbise alıp gitmek zorundayım.
    her mayıs'ta açan hanımeli çiçeklerinin kokusunda hatırlanmak dileğiyle.
  • yaklaşık 2 ay sonra gerçeklestireceğim olay.
    başlarda makul gelse de, zaman zaman düşününce;
    bundan sonra her istediğimde...
    kışın soğuk havada herhangi bir sahilde bir sigara yakıp boğazı izleyemeyeceğim mesela..
    ya da eminönü'de çiçek pazarını gezip, dönüşte pide arası döner, midye dolma, simit, ayran, balık ekmek, turşu suyu zevkini yaşayamayacağım.. (hepsini ayni anda yapmıyorum, o an canım hangisini isterse)
    gecenin bir yarısı taksim meydanının bir köşesinde ıslak hamburger keyfi..
    halkalı - sirkeci banliyö treninde beşik tadında uykular.
    daha niceleri,
    kısacasi istanbul'dan gitmek işte..
  • son bir senede iki arkadaşımın gerçekleştirdiği eylem.
    gerçi ikisi de hoş olmayan şekilde, işten çıkarma neticesinde gerçekleşti ama ikisi de memleketlerine dönmeyi tercih etti.

    şimdi başka bir arkadaşım da kpss ile memleketine atanmaya çalışıyor.

    sanıyorum yakında yalnız kalacağım.
  • aileni terk etmektir.

    saat 19:30, guinness 50'lik;

    hayatımda 7 seneden fazla bir memlekette yaşamadım, çocukluğum dahil. istanbul yuva dediğim, yuva gibi özlediğim bir yer oldu. 3 senedir buradayım.

    saat 20:00, cin fizz;

    hayatımda dayanılmaz hal alan az an oldu. çünkü özgürlüğe ve kendim olmaya bu kadar yakın değildim. eskiden bunun ne demek olduğunu bilmezdim bile. burada kontrastın dik alasını yaşadım. istanbul dik ala kent. herhangi bir alt sınırı yok. üst sınırı var ama, oraya geleceğim.

    saat 21:00, jager bomb;
    kadınlarla ilgili en cesur girişimlerim burada oldu, en olmayan sonuçlar da burada. kafayı yemek üzereyken bomba patladı. kadın sevgisi ve am mahrumiyetinden, şu anda sikmek istememeye varan bir doygunluğa kadar.

    öylesine ki, beyin amcıklaması yaşatmak amcık sikmekten daha keyifli. oyun oynuyorum. kötü değilim, senin istediğini veriyorum/vermiyorum hepsi bu.

    saat 23:00 2 elma, 1 damla sakızlı vodka;
    sanatımı ilk defa sergide burada sergiledim. ilk defa burada hocalarmdan adam gibi onay aldım.

    sanatımın en önemli sıçramalarından birini ve hatta en önemlisini burada yaptım.

    saat 01:00 2,5 bardak rose şarap;
    bu kadar güzel olmuş olup bu kadar ilham alınmayan başka memleket görmedim. bu kadar kültür beşiği olup, o beşiğin içindeki bebeği öldüren yani.

    uğraş verilmiş kötülük, çirkinlik vs. değil. hiç görülmemiş zaten, hiç.
    nasıl bir yoksunluk, nasıl bir tabloya kör gözlerle bakmak, nasıl müziği sağır dinlemektir bu!

    nasıl dokunduğunu hissetmemek?

    saat 03:00 1,5 bardak rakı;
    rastgele, en olur olan olabilir de, olmayabilir de. en olmaz olan olabilir de, olmayabilir de.

    ne anladın bundan?

    hiç.

    saat 05:00
  • bugün birkaç saat sonra hiç düşünmeden yapacağım eylemdir..
    tam 9 senedir buradayım, okuldu, iş yaşamıydı falan derken 9 koca ve saçma sene geçti burada..
    metrosunu da gördüm, vapuru da gördüm, metrobüsünü de gördüm..
    hepsinde saatlerce kitap okudum..
    seviyordum şehri sırf biraz daha gezmek için hiç inmeden tur attım hep..
    ve gidiyorum..

    çünkü sen bana "gel gel" dediğin günden beri çok değiştin istanbul..
    beni tek istedin..
    evlendim kıskandın, kızım oldu ona iyi bakacağına garanti vermedin..
    götsün sen..
    büyük orospusun..

    sana aşık olup dizelerce şiirler döküp notalarca şarkılar yazmış olabilirler.saygım var..
    ama hangi fahişe için yapılmadı ki bunlar..

    sorun para değil..
    sorun senin herkesi içine alan bir folloş olman..
    sorun..
    sorun senin kocaman götün herkese salladığın..

    neyse..
    şimdi gidiyorum..
    evet belki her köşe başında 5 liraya kulaklık satılmayacak gittiğim yerde..
    ama büyük bir sükunet hakim..
    kulaklığa gerek kalmayacak ki..
    kulaklıklarla bastırılacak bir çığlık yok oralarda..

    keşke bir daha dinleyebilseler seni gözleri kapalı..
    senin o yakınmalarını, çığlıklarını seni koca orospu..

    her köşe başında büyük marketler yok gittim yerde..
    gerçi en ucuzu hangisi diye aramama gerek de yok..
    maaşım aynı ev kiram yarı yarıya düştü..
    yol yok zaten 10 dakikada evdeyim..
    istediğim yerden istediğimi alırım..

    20 aylık kızım var benim istanbul..
    tinercilerin bitti, bonzaicilerin başladı..
    sokak ortasında adam vuruyorlar, sahibi oradayken gözünün önünde arabasını çalıyorlar..
    köpeklere bile tecavüz ediyorlar..
    amcasının kızına hallenen gırla orospu çocuğu eteklerinde geziyor..
    sence ben burada çocuk büyüyebilir miyim?
    sence ben 7 yaşında bir çocuğu sabahın köründe "okula gitsin diye" servise bindirir miyim?
    a orospu?

    o yüzden..
    sevgili istanbul, gidiyorum ben..
    sana birkaç dostumu bırakıyorum..
    kendimden geriye de biraz sonra tuvalette bir şeyler bırakacağım..

    yazını da kışını da al sok bir yerine..