şükela:  tümü | bugün
  • -olm senin got de saglammis valla

    -siktirme senin de saglam olsun..
  • aşağıdaki diyalog meydanlarda ısrarla peşinizde dolaşıp elinize broşür tutuşturmak isteyen elemanlarda denenmiştir. (şimdi seçim zamanı ya bol miktarda var bunlardan)

    broşürcü- pardon şöyle bıdı bıdı vesaire vesaire. .... (broşürü uzatır)
    eleman1- (yandakine dönerek) olm evde tuvalet kağıdı varmıydı lan?
    eleman2- vardı abi
    eleman1- (broşürcüye dönerek) ihtiyacımız yokmuş sağolun...
    broşürcü- ama ama....
  • - abi çok karizmatiksin, acayip dikkat çektin vallaha.
    - hayır ben karizmatik değilim, sen zavallısın.

    not: ayrıca iş olsun diye bi entiri yaziym dedim. böylesine bir başlığın sözlükte yıllardır bulunuyor olması hicap verici. ne demek "karşısındakini göt eden?" diyalog canlı bir şey midir, madde midir ki karşısında biri dursun, esefsiyorum.
  • hareketleriyle, tavirlariyla, konusmalariyla batan insani elimizde olmadan ya da gayet bilincli sekilde sirf ignelemek amaciyla soylenen herseydir... monologdur karsinizdaki anlarsa dialoga doner...
  • güzel ve dahi yarışması
    esra isimli hatun soruları bilememiş kıkırdıyor. ona göre normal bunlar. karşısında dişleri yaptırdıktan sonra iyice yakışıklılaşan behzat uygur
    -eheheheheheh
    -evet seni masaya alıyoruz
    -eheheh ay başka soru yok muuu?
    -soralım mı esra
    -ya evet sorunnnn
    -soralım da, türkiye henüz buna hazır değil esra
    -ehehahahahahaahah

    buradan çıkarılacak sonuç;
    karşınızdakinin göt olabilmesi için verdiğiniz mesajı algılayabilmesi lazım, yoksa siz göt oluyorsunuz.
  • biriyle sinema bilgisinin ne kadar engin olduğu konusunda dialoğa girilmiştir. o zamanlar en meşhur, izlediğini sölediğin zaman en karizma sayıldın film matrix'tir. karşıdaki kişi sizden üstün olduğunu göstermek istemektedir ya, bu sebeple şöyle bi dialog yaşanır :

    *: ben var ya matrix'i 8 kere falan izledim heralde. o derece.

    *: neden, bi kere izlediğinde anlamadın mı?

    *
  • bir hocamızla futbol stadında yapılacak bir konsere gitmiştik ve nasıl olduysa protokol bölümüne oturmuşuz biraz sonra yanımızda beliren bir asker gayet suratsız bir ifadeyle; "kalkın oradan" dedi sebebi sorulduğunda ise milletvekilinin koltuğuna oturduğumuzu söyledi. ben yavaştan ayaklanırken hocadan şu sözler duyuldu;

    -milletin kendisi buradayken vekiline gerek yok.

    asker tısss...
  • x : you are abcdefghijk!
    y : what? :)
    x : attractive, brilliant, cute, darling, elegant, funny, gorgeous, hot!
    y : ijk? :)
    x : i'm just kidding (^^)
  • sonrasında dimağda haz bırakan türdendir.

    üniversiteye geç girdim ben. (20 yaş) ben bu durumu büyük bir eksiklik gibi gördüğümden ( cahillik işte) eleştirirdim kendimi sık sık.

    ikinci sınıftayken bir dergide çalışmaya başladım.
    orada kıdemli bir sekreter bozuntusu vardı. benden 2-3 yaş küçük.
    liseden sonra okuyamamış. onun da kompleksi üzerinde yani.

    bir gün dedi ki;
    - senin yaşında olup okumak da kötü bişey.

    nefes aldım ve çaktım:
    + senin yaşında olup okuyamamak daha kötü yalnız.

    hep birlikte sustuk.