şükela:  tümü | bugün
  • tanım1:bir akp sözü.

    tanım2: başbakan yardımcısı nurettin canikli beyanatı.

    bu beyanatı nerede veriyor?
    kapitalist düzen temsilcilerinin hazırladığı bir toplantıda.

    tam olarak ne söylüyor?
    kıdem tazminatı fonu sistemi konusunda gelinen son noktayı değerlendirdi. yeni sistemde çalışanların haklarının korunmasının öncelikleri olduğunu belirten canikli, “fon çalışması son aşamada. kıdem tazminatı reel sektör üzerinde yüktür, prangadır. realize edilmeye çalışılırsa, bir tehdit unsurudur.
    link

    neden böyle söylüyor?
    biraz düşünün...
  • dünyanın bütün işçileri, birleşin! zincirlerinizden başka kaybedeceğiniz birşeyiniz yok!*

    karl marx
  • işten çıkarmaların, ucuz suriyeli işçi alımlarının kılıfıdır.
  • (bkz: demir ökçe)
  • çalışanların, işçilerin, garibanların haklarını, kıdem tazminatından kısarak koruyorlar demektir. hazır olun.
    (bkz: kovulmak)
  • pranga genelde ayak bileğine demir zincirlerle bağlanan, zincirin menzili dışına çıkılmasını engelleyen ağırlıktır.

    üzerinde nedir arkadaş?

    ayrıca reel sektörün gelişimini engellediği de yoktur. işçi maliyet hesaplaşmasını yaparken zaten kıdem tazminatını da hesba katman gerekir. yapın o hesabı, işçi adına ödediğiniz vergi kadar değildir kıdemin maliyeti.

    illa pranga arıyorsan vergilere bak. somalili, suriyeli, bangladeşli mezhep kardeşlerini beslemeyi keserseniz vergileri indirmek o kadar zor olmaz. hazineye bağladığınız hortumlardan, yandaşlarınıza aktardığınız mali kaynaklardan bahsetmiyorum bile.
  • porshe'den bi türlü ferrari'ye geçemeyen patronlar bu sebepten zor durumda kalmakta adeta prangalanmaktadır.

    bence işçilerin hepsine mide küçültme ameliyatı da yaptırın, böylece daha az yerler onları da siz yersiniz. neyse kendi düşen ağlamaz.
  • sermaye birikimi yapsınlar diye cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana sermayeyi koruyup kollayan hükümetlerin bakanlarından birisinin daha özlü sözlerinden birisi.
    kazanandan vergi almıyorsun, vergiyi kontrol edemiyorsun, dönüyorsun tüm vergi gelirlerini tüketim üzerine yansıtıyorsun, ölçüsüz saçma sapan harcıyorsun, yeni kaynağa ihtiyacın olduğunda vergi koyacak bir unsur bulamadığında emekçinin, çalışanın kıdem tazminatına göz dikip bunu da patronla üleşmeye çalışıyorsun. kıdem tazminatları realize olursa tehdit olurmuş.
    efendi efendi kıdem tazminatı karşılığı diye bir kavram var vergi hukukunda, bu bir haktır, işveren isterse bu hakkı kullanır ve pasifte bir fon yaratır o tehdidi ortadan kaldırmak için.

    ama sizin derdiniz bu değil; aynı tasarrufu teşvik fonunda olduğu gibi aynı konut fonu uygulamasında olduğu gibi çalışanların haklarını gasp etmek için uğraşıyorsunuz. bir bu hakkı kaldı çalışan insanların emekli olduklarında ellerine bir miktar para geçmesi için.
    ama mesele bu da değil.
    özel sektör sermaye birikimi yapsın diye gerçek ücreti üzerinden gösterilmeyen insanları reel ücretlerinden sgk2lı yapmayı deneyin. daha çok gelir ve daha çok vergi elde edeceksiniz.
    ama yok böyle bir uygulama patrona zarar verecektir. bunun için hiç çaba sarfetmeyin.
    kayıt dışı ekonominin en belirgin ayağı işçi ücretlerinin gerçekleri yansıtmadığıdır.
    siz önce sgk mevzuatında başka bir düzenleme yapıp 3.000 tl maaş alan çalışanın asgari ücretten gösterilmesine bir engel olun bakalım.
    milyonlarca insanın emeğinin patronları tarafından çalınmasına bir engel olun.
    ulan bir gün de geniş halk kitlelerinin hakları için mücadele edin.
    bir kere de geniş kitleleri savunun.

    hırsız düzenin hırsız patronlarıyla işbirliği yapmayın.
    kıdem tazminatımızı size yedirmeyeceğiz.