şükela:  tümü | bugün
  • coğrafi bir terim olmakla birlikte en çok uluslararası hukuk metinlerinde geçer. bakınız hakkında wikipedia'da http://tr.wikipedia.org/wiki/kıta_sahanlığı neler yazılı:

    "kıta sahanlığı jeolojik olarak ülkeyi oluşturan kara parçasının deniz altındaki uzantısıdır ve kıtanın bitip okyanusun başladığı kıtasal çizgiye kadardır. "kıta sahanlığı, jeolojik tanımından başka uluslararası hukukta bm deniz hukuku sözleşmesi ile düzenlenen bir konudur. bu sözleşmeye göre kıta sahanlığı kıyı çizgisinden 200 deniz mili açığa kadar, ancak doğal kıta sahanlığı daha da ileriye gidiyorsa deniz derinliğinin 2500m olduğu izobet çizgisinin 100 mil ilerisini geçmemek ve kıta çizgisi nasıl olursa olsun toplamda 350 mili geçmemek kaydıyla gittiği yere kadardır."[1]

    kıta sahanlığında, cansız doğal kaynakları araştırma, işletme, kullanma ve faydalanma yetkisi kıyı devletine aittir."

    kaynakça

    1.^ adem bilgin, çevre diplomasisi ve rio sözleşmelerinin entegrasyonu, s/320, çevre ve orman bakanlığı uzmanlık tezi

    (bkz: kuzey deniz saha komutanligi)
    (bkz: guney deniz saha komutanligi)
  • kıta sahanlıgı, kıyı devletinin, kara ülkesinin denizin altında süren dogal uzantısına denir.
  • devletlerin karasuları ve karasularının dışında kalan bölgelerden faydalanmaları ile ilgili ortaya çıkan kavram. kıta sahanlığı kavramı 1945'te abd başkanı truman 'ın bir bildirisi ile ortaya çıkmıştır. bunun önemi kıta sahanlığında maden, petrol ve doğal gaz yataklarının bulunması ve bunların işletilmeye başlanmasıdır. kıta sahanlığı alanının nereye kadar uzanacağı önemli bir sorun olmuştur. kıyıları doğrudan açık denizlere, okyanuslara açılan ülkelerin (örneğin, latin amerika ülkelerinin) büyük çoğunluğu, bu bölgeleri mümkün olduğunca geniş tutmaya çalışmışlardır. amaç ekonomik değeri olan balık avlanma hakkını artırmaktır. bu konuda uygulanacak kurallar 1958 cenevre deniz hukuku konferansında yapılan kıta sahanlığı sözleşmesi ile belirlenmiştir. kıta sahanlığı kuramının açıklığa çıkmasında kuzey denizi kıta sahanlığı davaları (1969) ve iii. deniz hukuku konferansı ve bunun sonunda ortaya çıkan birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi (1982) son aşamayı oluşturmaktadır...
  • ulkelere deniz dibinde araştırma ve yararlanma hakkı veren alandır.
  • politikalara yön veren jeolojik oluşumdur.
  • hazar'ın göl* mü yoksa deniz* mi olduğu sorununu da doğurmuş kavram.
  • 1982 birlemiş milletler deniz hukuku sözleşmesi*'nin 121. maddesine göre adalar da kara ülkesi sayılırlar, yani kıta sahanlıkları vardır. ancak aynı maddenin 3. paragrafının getirdiği istisnaya göre yerleşik insan yaşamına sahip olmayan ya da kendine ait bir ekonomik yaşamı olmayan adaların kıta sahanlığı yoktur.
    birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi öncesinde adaların kıta sahanlığından bahsedilmediğinden ege adaları'nın kıta sahanlığı meselesini keşke 80'lerden önce halletseydik diye çok hayıflanılır. nitekim şimdi divan'a gidilse doğu adaları konusunda,türkiye'nin bu antlaşmaya taraf olmamasına ve teamüle dönüşmesine karşı da persistant objector olmasına rağmen, aleyhine bir karar çıkması yüksek olasılıktır.
  • uluslararası adalet divanı'nda şu ana kadar bu konuyla ilgili değişik ülkeler arasında beş davaya bakılmıştır. buna yunanistan ve türkiye arasındaki ege denizi kıta sahanlıgı davası da dahildir.
  • mhp'nin olanı 1 metreden 1,5 metreye çıkmış.
    (bkz: zaytung)