şükela:  tümü | bugün
  • polonyali deha yonetmen. herkesce bilinen "uc renk" disinda "dekalog"lar ve kisa filmleriyle de sinema adina cok sey basarmis olan kisi. filmlerini izledikten sonra yasama onun bakis acisindan bakmaya basliyor insan : huzunlu bir alaycilik takiniyor cevresine karsin, anlamini yitiriyor cogu sey. o hep az ishik almish olan filmlerinde kucuk gorsel oyunlara da bashvurarak beni epey dusundurmus olan kisilik
  • kadercilige takmis ve bu konuda cok cok iyi filmler yapmis usta rahmetli yonetmen
  • gorsel anlatimda sinirlari belirlemis en onemli yonetmenlerden biri.
  • uc renkte kisa insanlik tarihi. karamizah desen degil, dram desen degil, trajik desen degil. dalgalari asmak ve yagmurdan onceyle ayni donem sinemalardaydi, hepsi de birbirini tamamliyo gibiydi.
  • (bkz: kieslowski)
  • unlu uclemesinden sonra sinemayi biraktigini acikladi..niye biraktigini sordular tabi oyle birden birakinca..eve gidip sigara icmek istiyorum dedi.
    daha sonra kaypaklik etti, dondu bu lafindan, sahane soylemini de kendi eliyle berbat etti ve yeni filmini cekmeye basladi. fakat cynic tanrilar pesini birakmadilar, ve yeni filme baslayamadan kalp krizinden oldu, fazla sigaradan.
  • oleden evvel senaryosunu bitirmis oldugu uclemenin ilk bolumu heaven, tom tykwer tarafindan cekilip, berlin film festivalinin acilisini yapmistir.
  • (bkz: dekaloglar)
  • neredeyse dini bir sevgiyle bagli oldugum, ugruna gidip lodza yüz süresim geldigi, polonyalı yönetmen. *
  • bir söyleşisinde edebiyatın sinemadan üstün olduğunu söyleyerek gönlümde taht kuran yönetmen. gönlümdeki ikinci tahtın sahibi haneke'nin de felsefeyi sinemadan üstün gördüğü düşünülürse bu sinema işinin bana gelmediği ortaya çıkıyor.