tramell

  • 5109
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

polis

bazi guzel sahnelerin toplaminin ille de ortaya iyi bir uzun metraj filmi cikarmayacagini gosteren bir film olmus maalesef.

anlasilamama uzerine edit:
tekrar soyluyorum, cok guzel cekilmis sahneler var, oyunculuklarin da neredeyse tamami gayet basarili (haluk bilginer zaten bir yana, o ne zaman basarisiz ki?)
fakat, nacizane fikirlerimi belirteyim, ve neden bu guzel sahnelerle iyi oyunculuklarin toplaminin yetersiz kaldigini dusundugum ortaya ciksin:
- hollywood taklidi tu kaka da, japon (kitano/miike) taklidi 'muazzam' midir? piknikteki dans sahnesi boyle bir kopya olmaktan oteye ne kadar gecebilmistir?
- ragip savas'in karakterinin cevresindeki subplot anlamsiz ve zorlama, filmin temposunu dusuruyor, rahatsiz edici kliselikte diyaloglara yol aciyor.
- 105 dakika deniyor filme, ama saatime baktim, en az 115 dakika. ideali 90-100 arasinda kalmasi olurmus. yonetmenlerin filmlerine kiyamamalari bilinen bir sorundur, geciyoruz, onu montajci/yapimci halletmeliydi.
- filmin ortasindaki nereden ciktigi belirsiz taxi driver gondermesi sart midir? hadi karakterle paralel kurmak istediniz, niye rastgele baska bir sofore soyletildi?
--- spoiler ---
- bir alisveris merkezi girisinde birkac kisi vuruldu (hic biri olmedi deniyor gerci) ortalik birbirine gecti, istanbul emniyetinin 8 kadar polis memuru pusuya dusurulup vurulunca tis yok.
--- spoiler ---

boyle bir hikaye gercekci anlatilabilirdi, bu tercih edilmemis. tamam, saygi duyarim. ama madem daha fantastik bir anlatim secildi, bunu iyice zorlamak filme esas cesareti katmis olurdu. birkac tekrar eden sahne haricinde (ki o aslinda cok guzel bir fikirdi, araya hic biryere baglanmayan , komik olmaya calisan escinsellik konusmasi girmeseydi eger), ve muzik videolari dilinden alinmis bazi kamera hareketleri / kurgu trukleri disinda filmin dili alisilmisin cok da otesine gecemiyor.

dahasi vardir elbet, sabah sabah bunlari yazabildim, gerekirse eklemelerde bulunurum. kaldi ki, bu fikirlerimi curutebilecek argumanlara da acigim, saldirgan bir dille yazilmadigi surece.

bunlara ilaveten, filmin yonetmeni radikal'de cikan roportajinda sunlari demis:
"film çekmek deneyim istiyor. 'polis'i şimdi çeksem daha farklı olur. filmin benim de gördüğüm aksayan tarafları var, bile bile çıkarmadığım sahneler var, bunlar hep benim tercihlerim. ben daha az kusurum gözüksün diye uğraşmadım. sağlamcı davranmadım, risk aldım. çünkü kendisini ciddiye alan, yaptığı işi kutsayan, biricikleştiren insanlardan korkuyorum ben. hiçbir şey özgünlük kadar önemli olamaz. çünkü özgünlük risk almaktır. benim filmimde özgünlük var. bunu iddia ediyorum. filmin kusursuz, harika, en iyi olduğunu elbette söyleyemem. ama ortaya özgün, dinamik, ateşi, farklılığı olan bir film çıktı."
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=212836

onur unlu kendisi filminde bazi hatalar oldugunu kabul ederken, sozlukteki bir takim yazarlarin bunlarin hic biri yokmus gibi davranmasi da artik 'arkadas filmi heyecani' tasimalarindandir diyelim, gecelim. daha negatifini dusunmeyi de, soylemeyi de istemem.

devamını okuyayım »