şükela:  tümü | bugün
  • şaka gibi günler geçiren takım. magic'in pozisyonunun geçici ya da kalıcı olarak kurt rambis kifayetsizi ile doldurulması bir yana, adı geçen ve görüşülen koçlar tam bir fecaat. sonumuz hayır olsun.

    tamam üst seviye bir koçun lebron ile çalışmak istememesini anlayabiliyorum ama, şu isimler yerine gidin ncaa'den nba'a kapağı atmaya çalışan bir koçu getirin takımın başına daha iyi.
  • tyronn lue’yu hoca olarak getirirlerse, free agent’tan klay falan gelmedigi surece taraftarligimi askiy alacagim takim. cleveland’a cevirmeyin koskoca lakers’i sikecem ha. basketbol tarihinin en yanci kocuyla alinacak sampiyonluga da sokayim ayrica.
  • koçluk hususunda başka bir loser olan jason kidd i kovaladığı söylenen takım. en azından juwan howard dan iyidir anasını satayım.
  • taziyeye gitmek lazım artık...

    rip
  • hissikablel vuku mu yoksa başka bir şey mi bilemiyorum ancak lebron'lu takımın başarısız olacağı bundan önceki yıldaki performanslarına bakılarak anlaşılabilen takımdır. ball ve ingram'ın vasat; kuzma'nın ortalama bir oyuncu olacağı anlaşılıyor. bu nüve üzerine lebron'u da koysanız batıda ortalama altı bir takım ortaya çıkabiliyor ancak.
  • buss ailesinin kafası o kadar çağ dışı hale geldi ki, şu an nba'deki sorunlu takım sahipleri içinde rahatlıkla sayabiliriz (wizards, knicks vb.). ailede inanılmaz bir "lakers ailesi" kültürü var. bu belki 10 sene önce takımı öne taşıyordu ama 2019 yılında imkansız.

    patron jeanie ablamızın kardeşi gibi gördüğü magic'i başkan olarak göreve getirmesinde, gm olarak kobe'nin menajerinin atanmasında (pelinka ligde hiç sevilmeyen bir karakter), gelişi olumlu karşılansa da luke walton'ın gelmesinde ex-laker olmasının öne çıkmasıyla falan tam bir antika kafaya sahipler.

    şimdi de hem lebron yancısı, hem de yine ex-laker muhabbetinden ötürü tyronn lue koç olarak göreve getiriliyor. umarım bu sefer teknik ekibi (sağlıkçılar, kondisyonerler falan da dahil) düzgün kurabilirler. zira lakers'ın yıllardır hem sakatlık, hem de oyuncu gelişimi alanında ligin en kötü staffına sahip olduğunu düşünüyorum. en ufak detaydan bile avantaj sağlandığı günümüz nba'inde kötü staff kabul edilebilecek bir şey değil.

    velhasıl, lebron'lu lakers çok büyük hayal kırıklığı olma yolunda ilerliyor. bence tek umut, sixers'ın raptors'ı elemesi ve lebron'un kawhi'ı bağlaması.
  • üst not: yazarlık hayatımın en uzun yazısı olabilir bu. ciddi bir emek var, sırf üstte kalsın diye gece yarısı yolluyorum, normal bitme tarihi 22:32. devamını okuyayım'a basmadan önce bir düşünmek isteyebilirsiniz.

    edit: ulan tottenham'ın turlamasına kurban gitti. neyse gidecekse böyle kurban gitsin.

    modern nba'e entegre olmadıkça başarılı olamayacak ama bir türlü de modern nba'e uyum sağlamaya yanaşmayan takım.

    meşhur laf vardır, bilirsiniz batının iyi yanlarını alacaksın diye. lakers'ın yaptığı şu an tam olarak bu ama iyi yanları yerine işine gelen yanlarını alarak yapıyor. yeniden yapılanan bir takıma iyi bir gelişimci koç, iyi bir menajer ve kaliteli bir genç çekirdek gerekir, golden state warriors yükselişinden beri formül bu. lakers'a göre ise yeniden yapılanma için genç çekirdek gerekir, gerisi illa bir şekilde hallolur. lakers yönetiminin miadı 2013'te kobe bryant'a o yüklü kontrat verildiğinde doldu maalesef. kobe bryant efsane oyuncudur, lakers büyük takımdır vesaire ama aşil tendonunu koparmış 35 yaşında bir oyuncuya 2 yıl 48 milyon dolarlık kontrat verilmez. hadi verildi diyelim, 2014'ten itibaren lakers'ın odağının yeniden yapılanmaya kayacağı açıktı. draftten julius randle'ı seçtikten sonra kobe'ye ölümüne vefalı davranan yönetim son 2 şampiyonluktaki en büyük pay sahiplerinden olan pau gasol'ü kışkışladı (bu yüzden 2015'te marc gasol lakers'ı reddetti, bu da dipnot olsun) ve yerine sign and trade'le carlos boozer'ı getirdi. şu hamle bile takım kalitesinin düştüğünün, lakers'ın yeniden yapılanmaya gideceğinin kanıtıydı, hatta artırıyorum 5 sene önce pau gasol'ü formunun zirvesindeyken kwame brown vererek alan mitch kupchak'ın çağdışı kaldığının da emaresiydi. o sezon koçluğa byron scott gibi modern koçluktan uzaklaşmış bir adamın sırf kobe'nin torpiliyle getirilmesi bile rezaletti.

    2014-2015'i de sürüne sürüne geçtik diyelim, şimdi geldik 2015 yazına. draftten d'angelo russell'ı seçmişsin, randle sakatlıktan dönecek, daha bir de ikinci turdan seçip parlattığın jordan clarkson var. malzeme dişe dokunur, senin şimdi yapman gereken kadroya veteran ve iyi yan parça doldurup bu gençleri pişirmek ve oluşturduğun temelle hayallerini süsleyen kevin durant'e yanlamak. ama gene anlaşılmaz hareketlere devam edildi, lakers tarihinin en kötü sezonunu geçirten koçu tutmaya devam etti. serbest piyasadan roy hibbert getirildi, nick young'la sözleşme yenilenirken lou williams kadroya katıldı. (buradaki lonzo ball fanboyu arkadaş bu hamlelerin hepsini eleştiriyordu, hepsi de katıldığım eleştiriler. şimdi ise o kimliğinden uzaklaşmış vaziyette tabii) bu kadar tuhaf kadroyla sezon geçer mi, geçmez tabii. lakers tarihinin en kötü sezonunu yaşadı ve koca sezonu 17-65'le bitirdi. bu rezilliği güç bela kobe bryant'ın jübilesiyle örttü, o da olmasa ne olurdu bilemem.

    ve geldik lakers'ın ilk defa aşağılandığı, ne kadar düştüğünü anladığı yaz olan 2016 yazına. 2015 yazında hedefi kevin durant olan ve sırf onun uğruna önüne gelenle 1'er yıllık sözleşme imzalayan takım kevin durant'le görüşemedi. nba tarihinin en büyük iki camiasından biri olan los angeles lakers kevin durant'le masaya bile oturamadı. ne demek lan bu?! rezillik sadece onunla sınırla kalsa iyi, demar derozan'dan tut adamakıllı sadece 2 sene performans veren hassan whiteside'a kadar ilgi çeken kimse lakers'la görüşmedi. reddedilse gene iyi, görüşme bile yapılmadı. ve artık lakers'ın ne kadar demode şekilde yönetildiğinin kanıtı olan, mitch kupchak'ın lakers kariyerinin selasını veren timofey mozgov ve luol deng kontratları imzalandı, lakers bu ikiliye 4 yıl boyunca yıllık 34 milyon dolar vermeyi kabul etti. batı konferansı'nın en büyük takımının düştüğü nokta buydu 2016 yazında.

    ve işin komik yanı, mitch kupchak görevinde kalmaya devam etti. bu bile acziyettir, bu bile demodeliktir. lakers çok geriden takip ediyordu artık nba'i. 2016 draftinden brandon ingram seçildi, koç olarak golden state warriors'ta yardımcılık yapıp sezona 16-0'lık başlangıçla giren luka walton getirildi ama hala hatalı yönetim devam ediyordu. yeni gelmiş olsalar da koç ekibi russell, ingram, randle çekirdeğine bir şey katabilecek bir ekip değildi. hala kötü gidişat bitmeyince sonunda mitch kupchak ve jim buss kovuldu. onların yerine ise magic johnson ve rob pelinka ikilisi getirildi. sonunda kulübün sahibesi jeanie buss bile kardeşi jim ve sağ kolu kupchak'ın saçmalıklarına dayanamamıştı.

    ama lakers'ta isimler değişse de kafa yapısı değişmemişti, bunu son 2 senede de görmek mümkün. 2017 haziran'ında mozgov'un devasa kontratı d'angelo russell'la beraber yollanarak sözleşmesi 2018'de biten brook lopez ve draft hakkına çevrildi. bu da lakers'ın "nükleer kış" olarak tarif edilen 2018 serbest piyasasına maaş boşluğu ile girmesini sağlıyordu. buraya kadar her hamle doğru ama buradan sonra dananın kuyruğu koptu. d'angelo russell bu takımın draftten seçtiği en hazır oyuncuydu ve yollanması demek yeniden yapılanmanın bitmesi demek olmalıydı. chicago'da ya sabır çeken jimmy butler ve indiana'da gemileri yakmış paul george için girişimlerde bulunulmalı, 2018'de de ona göre bir kadro kurulmalıydı. ama lakers yeniden yapılanmaya devam etmek istedi ve lonzo ball'u seçti. ve lakers için kırılma anı da bu oldu. paul george'un getirildiği bir lakers her oyuncuya cazip gelebilirdi. genç oyuncuların kendini bulması nereden baksan 2-3 sezon alıyor, anthony davis ve damian lillard gibi istisnalar haricinde böyle bu. ve sen 2018 serbest piyasası için niyetini belli etmiş durumdasın, ona göre cazip bir takım kurman gerekiyor. olası bir playoff yarışı ve yıldız oyuncu demek los angeles şehrinin gücüyle birleştiği zaman banko yıldız oyuncu demek. ama yeniden yapılanmayı tercih etti magic johnson ve yeni yönetim. 2017 drafti yetenek kaynıyordu ama yetenek kaynayan draftler aynı zamanda inanılmaz tehlikeli oluyor. bill simmons bu konuda 2014 draftini çok işledi, bu kadar çok 1 numara adayı varken (wiggins, embiid, exum, parker-embiid dışındakiler toz duman oldu) yapılması gerekenin takasla asset alıp aşağı inmek olduğunu yazdı çizdi adam. bence 2017 drafti de böyle bir draftti ve lakers bu drafte hiçbir şekilde girmemeliydi. gard olarak lonzo, fox ya da smith jr seçebilirsin, smith jr lisede çapraz bağ koparmış (atletik oyuncu için handikap), fox ise %23'le üçlük atıyor, lonzo ball'un ise şut stili sakat. seçme, daha iyi. bırak başkası uğraşsın adamdaki cevherle. senin amacın 2018 serbest piyasası ise bir an önce hazır olman lazım ki tercih edilebilir ol. 1 senelik zamanın var, randle belli bir düzeyde kalmış, ingram çok ışık vermemiş, clarkson'la nance jr desen potansiyelleri belli. senin yapman gereken amiyane tabirle bozuklukları tümlemek.

    ama lakers bunu da yapmadı ve üzerine 2018 piyasası için maaş boşluğunu daha da artırdı, clarkson ve nance jr'ı yollayarak clarkson'ın 2020'ye kadar olan 2 yıl 25 milyon dolarlık kontratından da kurtuldu. bu esnada takım karıştı, lonzo beklentileri karşılayamadı, ingram istikrarsız oynadı. randle ise nance jr gittikten sonra kariyerinin en iyi dönemini geçirdi. bir de 2017 draftinin ortalarından kyle kuzma ve josh hart seçildi, onlar da fena çıkmadı. geldik 2018'e. gençlerle iyi kötü gelmişsin bir yere. yapabileceğin iki senaryo var, ya gençlerle devam edeceksin ve gene orta halli rol oyuncuları alacaksın ya da yine yeniden yapılanmayı bitireceksin ve kazanmaya başlayacaksın. lakers öyle saçma bir iş yaptı ki aklınız durur. lakers 34 yaşındaki lebron james'i kadroya kattı. lebron james iyi kötü efsanesini oluşturmuş ve daha da güçlendirmek için lakers'a gelmiş. bu ne demek, lebron james'in kariyerinde kısa sayılabilecek bir dem kalmış ve şampiyonluğa oynayacak demek. ama bunu yaparken süper zeka yönetim takımdaki tüm potansiyelli oyuncuları tuttu, tek ciddi ışık veren oyuncu olan julius randle'ı ise takımdaki pivot yokluğuna rağmen tutmadı. güler misin ağlar mısın? 2017-2018'in lakers'ın son 3 sezonunun açık ara en iyisi olmasının en önemli sebeplerinden birisi randle'ın takas bitiminden sonra gösterdiği performansken ve enes kanter'e veya evan turner'a yapılan manyakça teklifler gibi bir teklif yapılmamışken randle'ın tutulmaması açıklanamaz. benzer bir şekilde geçen sezon ribaund zaafı dışında faydalı bir oyuncu olduğunu ortaya koyan ve 3 milyon dolardan öte teklif bulamayan brook lopez'in tutulmaması da açıklanamaz cinsten. zaten ikisi de yeni takımlarında son derece iyi performanslar ortaya koydular bu sezon.

    neyse sezona girildi, bir mağlubiyet serisi bir galibiyet serisi derken lakers herkes birbirinin ensesindeyken konferans 4.lüğüne kadar yükseldi. bu sezon için filmin koptuğu yer de chrsitmas day'de yapılan golden state warriors maçı oldu. bu maçta lebron james sakatlandı ve lebron james'in yokluğunda potansiyelli gençler resmen şamar oğlanına döndü. bunlar şamar oğlanına dönünce lebron james pabucun pahalı olduğunu gördü ve sezon başında menajeri rich paul ile anlaşan anthony davis'in takas edilme isteğini açıklamasıyla tüm gemileri yaktı. bu da lakers için başka bir rezillik oldu. bütün sezon dalgalı ve yetersiz performans gösteren gençlerle anthony davis gibi mvp kalibresinde bir ismi almaya çalıştılar ve tarihi bir bozguna uğradılar. new orleans pelicans menajeri en son magic johnson'ın telefonlarına çıkmamaya falan başladı. herkesle takır takır takas yapan new orleans pelicans'ın şu hareketi çektiği belki tek takım olma başarısını gösterdi lakers böylece. durmak bilmeyen bir baskı ile anthony davis'i kapmaya çalıştılar ama pelicans magic johnson'ın blöflerini gördü ve yemedi. ondan sonrası ise lebron james'in iyice gevşemesi ile bitirilen bir sezon oldu. playoff beklentisi ile sezona başlayan takım geçen sezonki galibiyet sayısını sadece 2 artırabildi ve playoffa kalamadı.

    şu 6 sene boyunca sürekli bir plansızlık ve bir kaos ortamı hakim olmuş durumda lakers'ta. çağdışı yöneticiliğin zarar verdiği ve bu zararı kapamak için alelacele ve görece modern hamleler yapan bir takım hüviyetinde lakers. bir nevi osmanlı imparatorluğu gibi yani. 1700'lü yıllarda osmanlı da geride kaldığını görüyor ve işine yarayanı alıyordu ama ülke içi odaklar sebebiyle tam manasıyla gelişemiyordu ve yerinde sayıyordu. lakers'ın durumu da aynı bu. jeanie buss bu takımı hala aile şirketi gibi yönetebileceğini sanıyor ve inatla lakers geçmişi olan isimlere görev veriyor. ama artık işler eskisi gibi değil, eskiden lakers zaten kral olduğu için ne olursa olsun başarılı olması daha kolaydı. ama maaş olayının dengelenmesi ve artık milwaukee, detroit, minnesota gibi şehirlerin globalleşme sayesinde kıyıda köşede kalmaması sayesinde her takım belli bir güçte. en çağdaş örneklerden biri, minnesota timberwolves 2017'de logosunu değiştirdi ve uzakdoğu pazarına açılmayı başardı. ki o zaman bu takım nba'in en uzun süre playoff göremeyen takımıydı. ona rağmen minnesota'nın dahi bu pazara açılabilmesi demek işlerin değiştiğinin en önemli göstergesi. millet bir 10 sene önce bu pazara açılabilmek için yi jianlian'ı falan draft etmek zorunda kalıyordu. ama globalleşme öyle bir boyuta ulaştı ki sizin parasal olarak forsunuz eskiden 10 gömlekse şu an 3-4 gömlek. takımı doğru yönettiğiniz ve lüks vergisini abartı bir şekilde aşmadığınız sürece zarar etmeniz zor.

    lakers bunu göz ardı etti, "biz los angeles lakers'ız, illa alırız birilerini" diye düşündü. ama hem oyuncuların daha hızlı bir şekilde başarı istediğini (2015'te lamarcus aldridge'in lakers yerine ufak şehir takımı spurs'ü tercih etmesi) hem de artık göz önüne gelmek için los angeles, new york gibi şehirlere gitmek zorunda kalmamalarını göz ardı etti. bu şehirler tabii ki bir oyuncu için para demek, sponsorluk demek ama artık hepimizin elinin altında instagram var, lebron james'in bet sesiyle annesine "mutlu yıllar sana" diye şarkı söyleyişini bile duyabiliyoruz. (lebron hayranları laf etmesin, adam çok içten söylüyordu ama adamın sesi bet, yapacak bir şey yok) marcus morris'in çocuğundan tut, jae crowder'la d'angelo russell'ın büyükannelerine kadar her şeyden haberdar olabiliyoruz. eskiden kim marcus morris gibi rol oyuncularına dair bir şeyler bilirdi? ikizi markieff morris ile birbirlerinin yerlerine sınavlara girdiklerini dahi biliyoruz ya. bu adamların daha fazla spot ışığına gerçekten ihtiyacı var mı? bunun antitezi olarak kawhi leonard örneği verilebilir ama san antonio spurs tüm nba'in bu konudaki en müstesna iki takımından biri, öbürü de mormon kenti salt lake city'nin takımı utah jazz. onun dışında geri kalan 28 takım epey göz önünde ve üstüne üstlük takımlarının yükselişiyle houston, san francisco, toronto gibi nba için yeni büyük pazarlar da ortaya çıkmaya başladı, bu pazarlara ileride belki de seattle (geri dönerse), las vegas, kansas city gibi şehirler de eklenecek. bu da büyük pazar takımlarına alternatif yaratan başka bir durum. sen başarılı değilsin, alternatifin de var, o zaman tercih edilemezsin ki. yıllar yılı ingiliz futbolunun en büyüğü olan liverpool bile 2010-2015 arası fetretle kendine reset attı, klopp'un başarıları ve düzgün yönetimle yeni topluyorlar ortalığı. senin yapman gereken de tam olarak bu.

    ama tutup da tyronn lue gibi bir basiretsizi getirirsen, 2 senedir ne yaptığı anlaşılamayan rob pelinka'nın yerine iş bilen birini tutup getirtmezsen ve sırf lakers'la bağlantılı diye iş bilmez adamlarla iş yaparsan sonun bu olur. artık nba takımı yönetmek hata kaldırmıyor. hem iyi koç hem iyi yönetici lazım. bir zamanlar lakers'ta ikisi de vardı, mitch kupchak 2000'lerde kraldı, phil jackson'ı anlatmaya gerek bile yok. ama 10 senede tarihinin gölgesi altında kalan bir takım oldu lakers. yapılması gerekenler belli, umarım yapılır da gelecek sezon kanser olmayız.
  • tyronn lue‘ya asistan koç olarak jason kidd’i alması için, baskı yaptığı söylenen sirkten bozma takımım. ulan ben daha tryonn lue’yu sindirmeye çalışıyordum. kidd’i aldırmak için kavga edip görüşmeleri tıkamak ne lan? kidd gibi hem şerefsiz hem beceriksiz bir adam için böyle bir şey yapılır mı yahu?

    kidd kim derseniz:karısını döven, kendisinden önceki koçların kuyusunu kazan ve siktir edildikten sonra uçuşa geçen bucks’ın eski koçu. kısaca ne koçluktan ne de insanlıktan nasibini almamış bir basketçi eskisi.

    tüpçü mü lan bu takımın sahibi? yeter jeanie buss yeter! tarihin gördüğü en başarılı spor takımlarından birinin düştüğü duruma bak. satın ulan takımı. babanızın kemikleri sızlıyor. becereksiz buss evlatları malikanelerinize ateş düşer inşallah.
  • nba'de sempati duyduğum üç takımdan biri, üçünün temelinde de oyuncular yatıyor.

    lakers ve houston'a magic ve hakeem ile sempati duydum spurs'e ise önce duncan sonra da takım yönetimi için.

    yukarıda güzel açıklanmış 2010 lara kadar los angeles ve new york'ta olmak oyuncunun pazarlanması için önemli bir avantajdı amam sosyal medya ve her şeyin paylaşımı bu şehirlerin etkinliğini bir hayli azalttı.

    lakers'ın çöküşü 2005'te ben mvp seçilmeyeceksem lakers şampiyon olmasın diyen tecavüzcünün birini tercih etmesi ile başladı ve tabuta çivisi bu tecavüzcüye 2014 yılında verilen 48 milyon dolarlık kontrat verilmesi ile çakıldı.

    ne olursa olsun bir takım, bir grup, bir şirket kendisine ihanet eden kendisini satan elemanını tutmaz, eğer tutarsa karaktersiz bir takım/grup/şirkete dönüşür ki bu da elemanların elinde oyuncak olması ve eninde sonunda batması sonucunu getirir. arada başarılı olması sonu değiştirmez.

    nba özelinde tüm amerikan profesyonel sporları oyuncu önceliklidir, oyuncular genelde takımlarda önce gelir mesela duncan spurs'ten, jordan bulls'tan, hakeem rockets'tan büyüktür.

    çünkü bu takımların tarihlerindeki başarısının mimarları bu oyunculardır. (ki spurs lige girdiği 77 yılından bu yana en iyi yönetilen nba takımı olmasına rağmen duncan gelinceye kadar sadece başarılıdır)

    tüm profesyonel sporlarda oyuncuların önüne geçemeyeceği en fazla beş - altı takım vardır nba'de celtics ve lakers'tır bu takımlar. ama lakers ne yaptı gitti takımı resmen satan bir tecavüzcüye teslim etti.

    çöküş o anda başladı arada kazanılan 2 şampiyonluğun lakers tarihinde bir önemi yok. clevland şampiyon olduktan sonra 15 yıl lig sonuncusu olsa da önemli değil, o şampiyonluğun bedeli 15 yıl diplerde olmaksa clevland bunu öder.

    minnesota 1 şampiyonluk için 15 yıl lottery takımı olmayı takaslar ligde bunu yapacak en az 15 takım var.

    ama lakers bunu yapmamalıydı. bunu yaptı ve dibi gördü görmeye devam ediyor. takımın başındakiler hala rüyalarında aslında herkes bize gelmek istiyor fantezisi kuruyorlar.

    şimdi kimsenin istemediği kyrie irwing'e kaldılar çünkü gelirse bir o gelir.

    paul george'u alabilirlerdi burunlarının büyüklüğünden almadılar
    kawhi'ı alabilirlerdi burunlarının büyüklüğünden almadılar.
    panikle davis'i almaya çalıştılar ama aradaki fark davis'in kontratı daha uzun du alamadılar.

    en sevdiğim oyuncu olan lakers' sempatimim sebebi magic'i takımın başına getirdiler ama ligi takip eden herkesin çok iyi bildiği bir şey vardı, magic oyuncudan anlamaz. magic oynarken yanındaki herkesi yücelten bir oyuncuydu, sokaktan geçen adama bad boys pistons savunmasına 15 sayı attırırdı. ama hiç bir zaman bir oyuncunun iyi mi kötümü olduğunu anlayacak yeteneği yoktu lakers'ın sallamadığı jery west'in aksine.

    bir de tecazvüzcünün aklayıcısı pelinka var, tek vasfı kobe nin tecavüz ettiği kız hakkında zamanında yalan haberler yaymak olan birisi, kimsenin sevmediği bir başarısı ve yeterliliği olmayan biri.

    hala takımın başında.

    lakers düzelir mi ? buss'ların yeni jenerasyonu buna engel, west'in takıma gelmemesi büyük ihtimal ile lakers için öneminin buss çocuklarından daha büyük olması.
  • lue işi yatmış oh be...

    adı geçenler ise

    kidd,juwan howard (ne alaka ulan..) , lionel hollins,frank vogel ve mike woodson...
hesabın var mı? giriş yap