owencan

  • 13814
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 ay önce

hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları

insanı defalarca öldüren, insaniyet yapıp öldürmediği zaman ise süründüren anılardır. gayet normal bir günün öğlen saatlerinde kız arkadaşımla oturup içiyor, gelecekteki halimizi düşünüyorduk. çocuğumuz olur da erkek olursa adını yakup koyalım dedi bana. lostun ve jacob'un etkisinde kaldığı ve yakup isminin kendisine garip bir hüznü çağrıştırdığı günlerdi. olmaz dedim uğraşsan daha saçma bir isim bulamazsın diyerekten. suratını astı konuyu kapattı. ota boka ttrip atan kızlardan değildi o böyle saçma salak bir mesele yüzünden trip yapmadı bana. gülümsedi isim konusundaki iddialı tutumumu tavlaya yansıtıp yansıtamayacağımı sordu. tavla oynadık. ilk defa bir yenilgiyi yüzümde aptalca bir gülümsemeyle karşıladım. saatin geç olduğunu farkettik o sırada. ertesi gün vizeleri vardı. ne kalması için ne hesap için ısrarcı oldum. hesabı ödeyip kalktık. bineceği durağa kadar götürdüm onu.

eve girdiğimde saat 1 civarıydı. içtiğim biralar tesirini göstermekteydi. o nedenle hemen duşumu alıp yattım. gece 3 de telefonumun çalmasıyla uyandım. hep yakınlarımın başına bir şey geleceğini ve beni arayıp ulaşamadıkları için öleceklerini düşündüğüm için telefonumu asla kapatamayacak kadar paranoyaktım. bu defa haklı çıkmıştım ama. kız arkadaşımın ev arkadaşıydı arayan. kız arkadaşım bilinmeyen bir nedenle bayılıp hastahaneye kaldırılmıştı. durumunun çok çok ağır olduğunu söylüyordu titrek sesiyle ağlayarak. hemen arabaya atladım. kontağı çevirmeye çalıştım ama belki alkolün etkisi belki de yaşadığım şok nedeniyle çeviremedim. ellerim titriyordu delicesine. duraksadım kendimi tokatlayıp sağlıklı düşünmeye çalıştım ve hemen bir taksi çağırdım. 10 dakika sonra hastahanedeydim. doktorla görüşmeye gittim. doktor acilen ameliyat olması gerektiğini ve bunun ciddi masraflı bir ameliyat olduğunu söyledi bütün ciddiyetsizliğiyle. kız arkadaşım ailesini 1 sene önce kaybetmişti. kendisine maddi açıdan destek olan tek kişi olan dayısı da emekli bir öğretmendi. iş bana düşmüştü ancak bende geliri belli olan bir öğrenciydim. ailem de ingiltere'ye gitmişti o esnada bir düğün için. doktora siz ameliyatı halledin ben para işini halledeceğim dedim ve çıktım hastahanenin bahçesine. saatin 4 ünde arayabileceğim herkesi dostluk hiyararşisine göre aradım. en yakın dostum sandığım adam daşşak geçtiğimi iddia etti önce, sonra da sana karı mı yok kanka bırak gebersin diyerek sonradan kırılan burnuna mal olacak bir hata yaptı. ayda 15 bin lira net maaş alan ve hesabındaki 250.000 dolar nakitle övünen kuzenim krizi bahane ederek acil şifalar diledi. amcamı aradım, işi düşünce babamın kapısına kamp kuran amcamı. önce 2 kere meşgule attı sonra telefonunu kapattı. o histeri krizi içerisinde çaresizlikten babası triko fabrikası sahibi olan eski kız arkadaşımı bile aradım gururumu ayaklar altına alarak. küfretmesini bekledim ama en onurlu ve en düzgün tepkiyi o verdi. parayı verebileceğini zaten beklemiyordum ama en azından doğru kelimelerle beni kendime getirerek beynimin yeniden çalışmasını sağladı. bir kaç başarısız arama sonrası parayı nereden alacağımı bulmuştum. babama yüklü miktarda borcu olan konfeksiyon geldi aklıma. saatime baktım 6 ya geliyordu. gidene kadar 7 olur ve açılır diye düşünerek atladım taksiye ve gittim oraya. adama durumu anlattım anlayışla karşılayıp verdi hemen parayı. büyük bir rahatlama eşliğinde hastahaneye dönüyordum artık taksiyle. yolda bana her kahramanım dediğinde ben süpermen değilim dediğim biricik aşkımın gerçek manada kahramanı olduğumu düşünüyor kendimi rahatlatıyordum. hastahaneye girdim koşarak doktorun odasına gittim hemen. doktor daha ağzını açmadan buldum parayı buldum dedim. doktor filmlerden görmeye alışkın olduğum klişe bakışlarla bakıyordu bana. lütfen otur dedi bana klişelere delicesine gülen biri olarak bir klişenin beni yaşarken öldüreceğini asla düşünmemiştim. maalasef dedi doktor biraz bekledikten sonra. gerisini anlamadım belki de anlamak işime gelmedi. bir kaç hafta sonra kendime geldiğimde kendime kızdım hastahane parasının anında ödenmesi gerektiği gibi salak bir izlenime kapılıp sevdiğim kızı en zor anlarında yalnız bıraktığım için, en zor anımda bana sırtını dönüp cenazede timsah gözyaşlarını dökenleri hayatıma aldığım için, hayatımın aşkından ismi yakup olan bir evlat sahibi olamadığım için...

devamını okuyayım »