şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: olmayana ergi)
  • ölçülü ve sadece gereken miktarda faşizm de denebilir. bilindiği üzere kesmeşeker liberallerin hayal ettiği pespembe herkes barış sevgi dünyası mümkün değil. zalim kapitalizmin çarkları işlerken bu tür yaklaşımlar ancak sermayenin ekmeğine yağ sürmeye ve güçlüyü daha güçlü, zayıfı da daha zayıf yapmaya yarar.

    kısacası büyük sermayeyle kendi oyun kurallarıyla mücadele etmek mümkün değil. halk, proleterya her zaman kaybeden kesim olacaktır. kapitalizm yapısal olarak bunu garantiler.

    o yüzden saf bir özgürlükçü ve eşitlikçi yaklaşım ters teper. saf saf sömürülüp yok olduğumuzla kalırız. bundan dolayı da gerekli temel insani hakların eğer büyük bir sermayeye zarar vereceği garantiyse yok sayılması, gerektiği yerde bu hak ihlallerinde bulunulmasına "makul faşizm" diyebiliriz.

    mesela bi sermaye kurumu insan sömürüyo. o sömürdüğü insanlara kötü davranırsak, sermaye de bu durumdan zarar görür ve sonunda sermaye de kaybolur. insanlar arada kurban olur ama o kadar olacak. bizde de o kadar sermaye olsa insanlara kötü davranmaya gerek olmaz sadece daha çok para vererek kendi tarafımıza çekebilirdik.

    evet biraz kötülük yapmış oluyoruz ama sadece gerektiği kadar. "sadece ihtiyacım olanı alıyorum" diyen hırsız gibi yani. o açıdan bir robin hood'luk yaptığımız bile söylenebilir.
  • var böyle bir şey.

    --- spoiler ---

    (--)on today's market, we find a whole series of products deprived of their malignant property: coffee without caffeine, cream without fat, beer without alcohol. and the list goes on: what about virtual sex as sex without sex? the colin powell doctrine of warfare with no casualties (on our side, of course) as warfare without warfare? the contemporary redefinition of politics as the art of expert administration as politics without politics? this leads us to today's tolerant liberal multiculturalism as an experience of the other deprived of its otherness – the decaffeinated other.

    the mechanism of such neutralisation was best formulated back in 1938 by robert brasillach, the french fascist intellectual, who saw himself as a "moderate" antisemite and invented the formula of reasonable antisemitism. "we grant ourselves permission to applaud charlie chaplin, a half jew, at the movies; to admire proust, a half jew; to applaud yehudi menuhin, a jew; … we don't want to kill anyone, we don't want to organise any pogrom. but we also think that the best way to hinder the always unpredictable actions of instinctual antisemitism is to organise a reasonable antisemitism."(--)

    --- spoiler ---

    konuş zizek usta
  • anayasamızda, kanunlarımızda yer almaktadır. işte aslında uymamak lazım, sonuçta faşizan ama naparsın, kanun böyle.
  • böyle bişey olsa gerek, yannız arkadaki ban ki mon dumura uğramış olayı çözmeye çalışıyo galiba.
    http://dunya.milliyet.com.tr/…y/1759867/default.htm
  • spoiler ----

    mesela bi sermaye kurumu insan sömürüyo. o sömürdüğü insanlara kötü davranırsak, sermaye de bu durumdan zarar görür ve sonunda sermaye de kaybolur. insanlar arada kurban olur ama o kadar olacak. bizde de o kadar sermaye olsa insanlara kötü davranmaya gerek olmaz sadece daha çok para vererek kendi tarafımıza çekebilirdik.

    evet biraz kötülük yapmış oluyoruz ama sadece gerektiği kadar. "sadece ihtiyacım olanı alıyorum" diyen hırsız gibi yani. o açıdan bir robin hood'luk yaptığımız bile söylenebilir.

    spoiler ----

    denzıl vaşingtın portakali 2013

    ''cok konik ama komik degil.'' yildiz tilbe
  • (bkz: pembe faşizm)