şükela:  tümü | bugün
21 entry daha
  • o evden hızlıca uzaklaşmanız gerektiğini size anlatan çok net bir işarettir.

    şimdi nedenlerine gelelim:

    1. ev sahibesinin "masa örtüm kirlenmesin" diye yaptığı bir cinlikse, size gram saygısı yok demektir. o abladan ne sevgili, ne arkadaş, ne fuck buddy ne de başka bir halt olur. size saygı göstermeyen bir insanın yataktaki performansı da pantolonunuzu çıkarmaya bile değmeyecektir, emin olun. gerek yok. sigaram bitti ben bi bakkala gideyim deyin ve evden çıkıp bir daha dönmeyin. bazen bunu yapıyorum, sen sigara içmiyorsun ki diyorlar, seni tanıdıktan sonra derdimden içmeye başladım diyorum.

    2. fakirlikten bulunmuş bir çözümse... ortamdaki abiler ablalar uzun süre fakirlikten çıkamayacak demektir. sen de o fakirliğin bir parçası olmadan oradan uza derim. yediği yemeğe saygısı olmayan insanın üçkağıtlar açmadan, sağı solu dolandırmadan zengin olması mümkün değil. kimse, hayatına saygıyı sokamamış adamı zengin etmez. pazarda en güzel masa örtüsü 5 lira. masa örtüsü yıkamayı sevmiyorsan, bambu amerikan servis altlıkları var. her şey 3 liracılarda 2.5 liraya satıyorlar. al koy tabakların altına.

    3. estetik duygusundan yokluktan yapılmış bir rezillikse... o insanlar yakında senin de hayatına çirkinliği pompalamaya başlar. biran önce uza oradan.
  • öğrenci evinde karşılaşabileceğiniz sıradan bir durum.

    ayrıca masa kullanılmayan öğrenci evleri de vardır. halının üzerine gazete sermek suretiyle yemekler yenir. afiyet olsun.
  • bu eylemin sonucunda piri reis'in dünya haritasının 4 parçasının sanırım topkapı sarayı ya istanbul arkeoloji restore edilirken çöpe atıldığına dair bir hikaye vardır.
    söylenene göre; restorasyonda çalışan işçiler her gün arada yemek yiyorlar, etrafta gazete olmadığından, boş işe yaramaz gördükleri kağıtları serip üstünde yeniyor yemek.
    bir cuma günü kuratör, müze müdürü kim olduğunu bilemiyorum, işçileri piri reis'in dünya haritası üzerinde yemek yerken yakalıyor. tabi olay çıkıyor, siz bu ne biliyor musunuz minvalinde. işçiler açıklıyor, pazartesi gününden itibaren her gün bir parça üzerinde yemek yenmiş, cumaya kadar 4 parça çöpe gitmiş.
    ne kadarı şehir efsanesidir bilemiyorum ama hikaye bu şekilde...
  • ben cocukken (90lar) anneanne evinde yapılırdı bu. hamsi tava yerken. balıgı elinle yersin, kılcıkları gazetenin ustune koyarsın, bitince sipsak gazete toparlanir cope atılır. simdi dusunuyorum da, heralde kalabalıktan yapılırdı bu. 10 tane torun, anne babalar, bulasik makinesi yok, belki tabak bile yok o kadar kisiye.

    ah nostalji, ne guzeldi hamsi tava.
  • gayet pratik bir kullanımdır. , kitabını, dizisini, masa silmekten daha çok sevenlerin yaptığıdır. bunu kendine yemeğine saygısızlık olarak tanımlayan, fakirliğe yorup, bulaşıcı bir hastalık gibi anlatanlar sorunludur. sanırsın ki kraliçe elizabeth.

    edit: hayır uzun zamandır gazete kağıdı üzerine sofra kurmadım ama onun yerine gazete kağıdı desenli örtü seriyorum
  • gazete mi kaldı amk
    en son ne zaman gazeteye dokundum hatırlamıyorum.
  • (bkz: gecekondu)