şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tek dişi kalmış lafı gerçekten bir tane "diş"i kalmış sanılan halbuki tek "dişi" yani kadın kalmış canavar anlamını taşıyan dize
  • ülkeler sorgulamadan sadece ilahi tek noktaya mutlak medeniyet seviyesine ulaşmak için birbirleriyle yarış halindeler. seçici geçirgen olmadan batıda ne görsek taklite uğraş içindeyiz. medeniyetin oluşturduğu küresel ısınma, sınıflararası dengesizlik globalleşme perdesi altında bizlere sunuluyo ve bizler birbirine benzeyen, kültürlerin asimile olduğu dünya toplumunda bazı erdemleri unutarak yükselme ve bireysel olma ihtirasının içine sürükleniyoruz.(bkz: mtv gençliği) hep en iyi olmak peşinde koşan küçük insancıklar, onların içinde yaşadıkları kompleksli ülkeler amerikayı örnek belleyip onun yolundan gitmeye çalışıyolar. halbuki hepimizin aslında farklı olsak da bir bütüne hizmet etmemiz gerektiği, bu hizmetin de dünyayı sömürerek değil, doğayı koruyarak ve eşit paylaşarak gerçekleşeceği zihniyeti oluşsa. maalesef ki iktidar hırsı gözleri bürüdüğü sürece(bkz: dünya tarihi) bu olamicak. yine de umutlu olmak gerekir..
  • gönül isterdi ki, world trade center binalarından sadece biri yıkılsın diğeri ayakta kalsın; böylelikle biz de "aa bak mehmet akif ta ne zaman söylemiş. görmüş canım adam" diyebilelim, sözlükte bununla ilgili 1500 ayrı başlık açabilelim, "tek dişi kalmış canavar" tabirini ingilizceye bile çevirebilelim. (bkz: nostradamus) ve olayla ilgili kehanetleri.
  • batılıların neden kürdan kullanmadıklarını açıklayan söz öbeği.
  • (bkz: weaver) , (bkz: pentex)

    gaia nin olumu , annemizin cektigi acilarin sorumlusu.
    hic de tek disi falan kalmis degildir aslinda, dislerini tenimize gecirdigini ve zehirini akittigini cok gec fark edebildigimiz canavar turu. kani akiyorsa olebilir diyemedigimiz , elle tutamayip istemeden mahkumu oldugumuz karabasan .

    " her an sonumuz yaklasiyorken , kizil yildiz gokte parlarken , son kardesimiz de savasarak olecek , o zaman celik ve titanium kollari ile weaver annemiz yesil sarmasik sacli gaia yi yemeye baslayacak ve guzel luna kan kirmizisi goz yaslari dokecek "
  • dişçiye gitmeyi medeniyetsiz olduğu için becerememiş, bu yüzden de tek dişi kalmış, o da yakında düşecek olan uygarlık müsveddesi.
  • iraka medeniyet(!) götürdüğünü iddia eden uncle sam'in neferlerinin hayvanlıgını simgeleyen bir büst,bir kilometre tası olacak ve ulu insan ataturkün veciz sözünün günümüzdeki ve gelecek yüzyıllardaki yansıması için..

    http://www.albasrah.net/images/iraqi-pow/iraqi-pow
  • istiklâl marşı'nın çok eleştirilen dizelerinden birisi. kimi insan islâm terakkiye mânidir savını bile bu dizeye dayandırabilmiş.

    medeniyet, arapça medîne (şehir) kelimesinden gelen ve şehirlilik mânâsına gelen bir kelimedir. bugün bir köye de en son teknolojiyi götürebilirsiniz ama orayı medenî yapamazsınız. medeniyet insandır, kültürdür. medeniyet biraz da nüfûsa bağlı bir şeydir; kalabalık yaşamanın, bir arada yaşamanın, iç içe geçmiş yaşamların gereğidir. ahşap, kerpiç, taş yapı, bahçeli evlerin apartman, eğreti köprünün viyadük, birbirini kesen hemzemin stabilize yolların otoban, "ha bi yol ver de geçeyim hilmi abi" nin de trafik lâmbası olmasıdır medeniyet. köyde kurda, kuşa, hayvanata terkedilen çöplerin şehirde konteynırlara atılmasıdır. köyde toprağa, bağa bahçeye, fazlası derelere akıtılan suyun şehirde kanalizasyon ile iletilmesidir. kimi zaman düzensiz kalabalığın düzenini sağlayan kurallardır. köyde yaptığınızda kimseye zararı dokunmayacak işleri şehirde yapmanızı engelleyen yasaklardır medeniyet.

    dile son derece hâkim bir insan olan mehmet âkif ersoy da medeniyet kelimesini teknoloji, bilim, ilerleme (terakki) anlamında kullanmış olmasa gerek.

    ayrıca belirtmek gerekir ki istiklal marşı "kahraman ordumuza" hitâbı ile cephedeki askere moral vermek için yazılmıştır. "korkma, yurdumun üstünde tüten en son ocak sönmeden, yurttaki bütün ocaklar sönmeden* bu şafaklarda yüzen al sancak da sönmez" şeklindeki, vehâmetin boyutlarına da atıfta bulunulan girişinde de bu çaba görülebilir.

    "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" ifâdesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. zâten bu ifâde şiirde tek başına cümle değil, bir önceki dizenin devâmıdır. medeniyet, o bir önceki dizede uluduğu belirtilen, batı ufuklarını (âfâk-ı garb) saran tank, top, gemi yığınından müteşekkil (çelik zırhlı duvar) bir canavardır ve bu canavar imân dolu göğüslerden örülmüş serhaddi aşamayacaktır, aşamamıştır.

    "garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. ulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar ?"

    (bkz: onun arabası var)