konor

  • 3392
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

birini tanımanın en iyi yolu

dostoyevski demiş ki "insanların birbirini tanıması icin en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır"

dostoyevski bir doğrunun altını çizmekle birlikte, bence meseleye dar bir açıdan yaklaşmış; deyim yerindeyse, büyük resmi görememiş.

yıllar önce twitter'da espri amaçlı olarak şöyle yazmıştım:

"bir insanı tanımanın en iyi yolu, evden eve nakliyat işinizi ona vermektir"

nakliyeciler böyledir çünkü; konuşup anlaşırken her şey yolundadır, kibardırlar, naziktirler, eşyalarınızı taşımaya başladıklarında da bir müddet bu böyle devam eder. fakat ne zaman ki eşyaların yarısı kamyona yüklenmiş, sıra buzdolabını sırtlanmaya gelmiştir, nakliyecinin gerçek yüzü ortaya çıkar. söylenmeye, daha fazla para istemeye başlar, hatta sizi işi yarım bırakmakla bile tehdit ederler.

yanlış nakliyeci ile anlaştığınızı işte o zaman anlarsınız. eğer böyle olmuyorsa, doğru nakliyeciye rastlamışsınızdır, bravo; ya kurumsal bir nakliye şirketi ile anlaşmışsınızdır ya da kurumsal olmayan o nakliyeciler "iyi" insanlardır.

ben bir sefer ikincisine rast geldim, allah onlardan razı olsun.

insanlar için de bu böyledir. aslında insanları, sizin için bir yükü sırtlandıklarında tanırsınız. ayrılık, bu yüklerden sadece birisi, çoğu zaman sonuncusudur. (daha tabutunuzu, hatıranızı, ilke ve inkılaplarınızı yükleneceklerdir, o yüzden ille de sonuncusu değildir.)

dostoyevski maddiyata çok önem vermediğinden fazla mal mülk edinmemiş, edindiyse bunları kumarda kaybetmiş, öyle ya da böyle bu evden eve nakliyat işleriyle fazla haşır neşir olmamış olabilir. fakat bu, benim yaklaşımımı değiştirmiyor:

insanları, sizin için bir yükü sırtlandıklarında tanımanız gerekir. insanları "başınız sıkıştığında ona koşarken" ya da sırf sırtınız yere gelmesin diye sizin için binbir türlü yükün altına girerken tanıyamıyorsanız, dostoyevski'nin bu sözü size ucuz bir teselliden başka bir şey değildir.

dostoyevski'yi ancak şu şekilde olumlayabiliriz; bir insanın gerçek yüzünü ayrılırken gördüğünüzü düşünüyorsanız, ya çok geç kalmışsınızdır-ki bu sizin hatanızdır ya da o insanın hayatta sizin için sırtlandığı tek yük, 'ayrılık' yükü olmuştur- bu kimin hatasıdır, onu bilemedim.

bencileyin, bu böyledir.

devamını okuyayım »
25.03.2017 11:42