şükela:  tümü | bugün
  • çocukluğumdan beri kıyaslamalardan nefret etmişimdir. çünkü aileler bir kıyaslama yaparsa hep kaybeden siz olursunuz. ya abi-abla/kardeş arası bir kıyaslama olur bu ya da komşu çocuğu/akraba kıyaslama yapmanın yazılı olmayan kurallarından birisidir bu.
    siz iyi olduğunuzda kıyaslama yapmak ebeveyn için gereksiz bir durumdur.
    yıllarca yanlış yetiştirilme tarzı olan anne/babalar senin abin böyle sen neden onu gibi değilsin ya da mert'în matematiği iyi seninki neden kötü diye kıyas manyağı yapmıştır sizi.
    çocukken olamadığı olmak istediği kompleks yaptığı şeyleri sizin üzerinizden gidermeye çalışır.

    siz hiç (bkz: mert 90 almış sen 100 aldın aferin sana diyen anne) gördünüz mü?
    göremezsiniz aslında bu kıyaslama da yanlıştır ama çocuğa diğerine göre pozitif etki sağlayıp özgüven kazandırması açısından daha faydalıdır.

    gelelim rekabetçi annelere bunlar büyür. torun torba sahibi olur anneanne/babaanne olur çocuklarının maaşlarını, işlerini ve torunlarını hatta torunlarının okullarını kıyaslar, bu hastalıklı yapı kuşaktan kuşağa nesilden nesile aktarılır.
    ve mevcut durum asla mutlu olamayız, gözümüz hep dışarıdadır.
    akıllı telefonlarımızda zamanımızın yüzde 90'ı whatsapp,instagram,facede geçiririz.çünkü biz hepimiz mertlerden daha çok eğlenmeliyiz, daha iyi olmalıyız ve
    hepimiz mertlerden burculardan daha iyi olmak için birbirimizi yemeliyiz.

    o bizden daha iyi olmamalı asla.
  • içindeki aşağılık kompleksi ve hırsı doyurabilmek için hep daha fazlasını ister. kendi yetmezmiş gibi bir sonraki nesli de zehirler. zehirleyerek büyüttükleri bireyler de devraldıkları bayrağı bir sonraki nesle aktarır.
  • ya kronik depresif, ya da sosyopat bir çocuk yetiştiren salak anne. zira hayatı boyunca kendisini başkasıyla kıyaslayan insan ya pes eder ve hayatı depresyonla geçer, ya da önüne çıkan herkesle rekabet etmek adına insanlıktan çıkar.