şükela:  tümü | bugün
  • 28 temmuz 1943 chicago doğumlu beyaz blues gitaristidir... bloomfield, ilk gitarını 13 yaşında eline almış, ve 14 yaşından itibaren chicago'da blues barlarında çalmaya başlamıştır... elektrik gitarı bu kadar iyi çalan birinin de, derisinin renginden bağımsız olarak kabul görmesi zor olmamıştır. bloomfield özellikle big joe williams ile yaptığı çalışmalarla kabiliyet avcısı john hammond'ın da dikkatini çekmiş, ve bloomfield'ı cbs ile sözleşme imzalamaya ikna etmiştir.

    mike bloomfield'ın ilk kayıtları paul butterfield blues band ile yapılmıştır... "the paul butterfield blues band" ve "east-west" albümlerinde bloomfield, çağdaş blues'un en iyi gitaristlerinden biri olduğunu göstermiştir... özellikle east-west albümündeki "work song" ve "east-west" parçaları, 1960'ların psikedelik müziğine açılacak kapıları göstermektedir... bu iki albümle beraber, bob dylan'ın "highway 61 revisited" albümünde de çalmayı ihmal etmez...

    bloomfield, bu dönemde uyuşturucu problemleri yaşamaya başlar; kayıtsızlığı ve istikrarsızlığı rahatsız edici boyutlardadır... 1967 başında paul butterfield ile yollarını ayırır ve hemen akabinde nick gravenites ve buddy miles ile the electric flag adlı bir grup kurar... the electric flag, "a long time comin'" adlı tek bir stüdyo albümü çıkartır, ancak blood sweat and tears gibi, nefesli ve tuşlu çalgıların fazlasıyla kullanıldığı bu albüm, bloomfield'ın en iyi albümü olarak bilinir... howlin wolf'un "killing floor" ve bloomfield'ın bestesi "texas" parçaları için albümü almaya değer, blood sweat and tears ve chicago transit authority albümleri kadar etkileyicidir...

    the electric flag grubunun da ömrü uzun olmaz, ancak bloomfield, blood sweat and tears'ın kurucusu, tuşlu çalgılar ustası al kooper'ın dikkatini çekmiştir... al kooper kafasındaki "super session" projesi için bloomfield'ı stüdyoya çağırır, ilk gün herşey iyi gider ancak günün sonunda bloomfield tası tarağı toplar ve gider... albümün sadece ilk yüzü kaydedilmiştir, ikinci yüz için planlanan season of the witch gibi parçaları çalmak için alelacele stephen stills bulunur... buna rağmen "super session"ın ilk yüzünde olağanüstü parçalar vardır, özellikle "albert's shuffle" ve "his holy modal majesty" çok güzeldir...

    bloomfield bundan sonra pek stüdyoya girmez, girse de fazla kalmaz, artık uyuşturucu ve buna bağlı sağlık problemleri ile dolu bir on sene beklemektedir kendisini... 1974'de the electric flag'i tekrar bir araya getirmeye çalışır, ama sonuçta pek bir başarı kazanamaz... bloomfield 15 şubat 1981'de arabasında ölü bulunur, ölüm sebebi fazla dozda uyuşturucudur...

    çok fazla tanınmasa da, mike bloomfield'ı bilen bilir, 1970'lerdeki birçok gitarcıyı derinden etkilemiş, ve çağdaş blues tınısında elektrik gitarı yeniden tanımlayanlardan biri olarak tarihte yerini almıştır...
  • ilginç yanı bu gencin chicago'da yerleşik catering işinden zengin olmuş bir yahudi aileye mensup olmasına rağmen aile işini falan iplemeyip gitara sarılmış olmasıdır. al kooper ondan:
    "blues'un ne herze olduğunu tamamen anlayan bir beyaz çocuk" olarak bahsetmektedir. bloomfield bu duruma şaşırmış değildir:
    bu ülkede zenciler fiziksel olarak ezilmekte ama ruhen ezik yahudiler de bunun ne olduğunu kelplerinin derinliğinde hissetmekteler" demiştir.
    http://en.wikipedia.org/wiki/mike_bloomfield
  • kıymeti bilinmemiş blues gitaristlerindendir.daha çok eşlik ettiği müzisyenler ile beraber adı anılsa da, 1969 yılında çıkardığı ilk solo albümü ''it's not killing me'' tek başına da neler yapabileceğinin göstergesidir.