şükela:  tümü | bugün
  • 200 yıl derken abartmanın dibine vurmuş tespit.

    (bkz: abartmayı sizden öğrenecek değiliz)
  • bunu kılıçdaroğlu daha iyi bilir.
  • kesinlikle doğru önerme.

    adamın konuşmalarını dinlerken rol yaptığı kendi olmadığı çok belli. sanki adama house of cards'da rol vermişler bu da oynuyor. arada tek fark var o da house of cards'ın oyuncuları bundan daha gerçekçi rol yapıyor.

    bunu göremeyenler kemik chp seçmeni. ya da görseler de mecburiyetten veriyor. ama aslında mecbur değiller. rte'yi düşürebilecek başka biri daha var: akşener.

    hem rol de yapmıyor. geçmişinde başarılı bir siyasetçi.

    mecliste gene chp'ye at oyunu ama başkanlıkta bu adama atılacak her oy rte'ye dolaylı destektir.

    benden söylemesi.
  • böyle bir başlığın böyle bir dönemde açılmış olabileceği öngörüsüyle geldim ama anlaşılan başlığı açan arkadaş topuklarını uygun yerine değdire değdire kaçmış.

    (bkz: muharrem ince'nin 24 haziran'da balon gibi patlatması)
  • kusura bakılmasın ama 25 haziran 2018 muharrem ince basın toplantısı sonrası ortaya çıkan durum. ben de pusulada ince'nin böğrüne böğrüne mührü vurdum ama dünkü ve bugünkü gelişmeler beni bu düşüncelere itti. hadi abartılmış demeyelim de hayal kırıklığı diyelim, o da olumlu(!)

    dünkü seçim sonrasında önce "sandıkları bırakmayın, manipülasyon yapılıyor" diye konuşup sonra da tam anlamıyla ortadan kaybolması, kendisinden en ufak bir haber/istek/talimat bekleyenleri, sandık başında uykusuz bir şekilde bekleyenleri, ysk önündeki çok sayıda avukatı umursamayarak en küçük bir ifadede bulunmaması, milyonların beklediği açıklamayı ilkin hemen yapacağını söyleyip ardından tee ertesi gün öğlene ertelemesi, kendisinin bu kayıp halinden endişe ederek istemeden de olsa kendisi hakkında çeşitli senaryolar üretenleri şizofrenlikle suçlaması, aşağı yukarı bir milyonluk çalıntı oyun varlığı seçimin kaderini tamamen değiştirebilecekken, "10 milyon fark var, o kadar da oy çalınmadı" diye son derece garip bir açıklama yapması, bülent tezcan'ın "seçim ikinci tura kalmıştır, elimizde veriler var" deyip de bir saat sonra "sonuçlara saygılıyız" falan filan diye gevelemesine hiç ama hiç değinmemesi ve daha bir sürü şey.

    seçimin sonuçlarını kabul etmesinde ya da erdoğan'ı tebrik etmesinde hiçbir sıkıntı yok. bilakis çok olgun ve cesur davranışlar bunlar. fakat üstte yazmış olduğum gerçekler ve seçmenlerine karşı hiçbir sorumluluk hissetmemesi, kendisinin seçmenleri üzerindeki itibarını çok aşağılara çekmiştir.

    bu, erdoğan taraftarlarındaki "yanlışıyla doğrusuyla erdoğan'ı savunuyorlar ama, biz neden öyle yapmıyoruz?" durumu değildir. zaten erdoğan taraftarlarında da öyle bir algı yoktur, onlar reislerinin her şart ve durumda en doğrusunu yaptığını düşünürler.

    kendisini kılıçdaroğlu'nun ilk çıkış yaptığı zamanlarındaki haline benzettiğimi ifade eder, kendisine ileriki –siyasi ya da değil– hayatında başarılar dilerim. fakat bir daha aynı oylara ulaşabilir mi, işte ondan hiç emin değilim.