şükela:  tümü | bugün
  • cheol-su rolünde woo-sung jung, su-jin rolünde ye-jin son çok başarılılar. yönetmen: john h. lee

    kim ki duk şiirselliği bu filmde de insanı sarıveriyor. ilginçtir, güney kore filmi izleyip de sıradan bulduğum olmadı hiç.
  • tam bizim insanımıza göre bol acıklı ortalamanın üzerinde seyirlik bir film. konu tipik bir yeşilçam hikayesi sadece uzak-doğu sinemasının renk tonlamaları ve tematik anlatımları kullanmadaki becerisi ile öne çıkıyor.
  • izlemeye başlarken "nihayet kore sinemasından da boş bişeyler yakaladık" diye düşünürken filmin sonunda "yok yahu.bu da gayet başarılı olmuş" dedirten film.
    farklı şeyler arayan izleyicilere önerilir.
  • uzun zamandır ağlamamış bir bünyeye, dibinden delinmiş içi dolu olan bir bidon etkisi yaratan filmdir...

    --- spoiler ---

    fakir çocuk-zengin kız klişesi ile başlayan film, mutlu bir evlilikle devam ediyor...filmin başından beri süren kızın unutkanlığının alzheimer olması açığa çıktıktan sonra kızın dramından daha çok aşık kocanın dramı insanı sarsıyor...

    --- spoiler ---
  • eğer ağlamaya ihtiyacınız varsa bu film size göre. ilk bir saat boyunca ağlamaya hazırlık aşaması ve son yarımsaatte her türlü bünyede zırıl zırıl ağlama haline tekabül eden güney kore filmi.

    --- spoiler ---
    tüm film boyunca donuk ve odun gibi olan, ama aynı zamanda bir koreliden beklenmeyecek kadar uzun olan koca (bkz: woo-sung jung) karısının hastalığını öğrendikten sonra beyzbol sahasında karısının (bkz: ye-jin son) karşısına dikilir. kadın ağlar, adam ağlamamak için kendini kasar mı kasar ve biz izleyicide önce burun çekmeler sonrasında dayanamayıp salya sümük ağlayarak filme eşlik ederiz. o andan sonrada woo-sung jung gerçekten iyi bir aktörmüş diye düşünmeye başlarız. ve bu kırılma noktasının ardından kadının üzerine kurulu film kocasının üzerinden işlemeye başlar.

    --- spoiler ---

    edit: filmin ingilizce alternatif adı a moment to rememberdır.
  • salya sümük ağlatmasa da izleyiciye istediğini veren dolu dolu gözlerle izlenen finalinde şiirleşen bir film ve;

    --- spoiler ---
    affetmek, kinine kalbinde daha küçük bir oda vermektir.
    --- spoiler ---
  • ana hikaye başta çok sıradan ve arabesk gibi gelse de, detaylarla ve içindeki küçük hikayelerle gayet etkileyici, inandırıcı bir film olmuş. oyuncuların başarılı performanslarının bunda payı büyük.

    --- spoiler ---
    unutulan coca cola ile başlayan aşk hikayesi, sanki pek güzel bir hikaye doğuracakmış hissi veriyor başta ama film ilerledikçe bu fazla mutluluk, fazlasıyla güzel yaşanan aşk, sonunda bir sorun olacağı hissini içten içe hissettiriyordu.
    özellikle cheol-sunun karısı için yapmak istediği evi, onunla beraber, yaşayarak tasarlaması çok romantikti. yüzünüzde tatlı bir tebessüme dönüşen sahnelerdendi.
    cheol-sunun mario botta kitabı incelediği gözümüzden kaçmadı. bunun onun mimarlığına, yönetmenin mimarlıktan anladığına bir gönderme mi, yoksa herhangi bir kitap mı olduğu merak konusudur bünyemde.
    --- spoiler ---

    kısacası şirin, romantik biraz da acıklı bir filmdir. sevdicekle izlenesi, filmin sonunda birbirine daha çok bağlanılası bir filmdir, tavsiye edilir.
  • uzun bir anlatimi olan ancak 10 imdb puani gucuyle kaptan magara adamini bile salya sumuk aglatabilecek bir film. hassas bunyeler icin hayata bakis acisini degistirerek, gelecekten endise duyma belirtileri gosterebilir, onceden uyarmis olalim.

    --- spoiler ---
    doktorun zamaninda cektigi cileden olacak, hastalariyla tasak gecme havasinda konusmasina hasta oldum.
    --- spoiler ---

    ha bu arada, baska duygusal filmlerden biraz da olsa etkilenebilmek istiyorsaniz bu filmi izlemeyin.
  • ikinci bir daisy vakası. buna da göz yaşı derler ama.

    başlarında gülümsersin, çok keyifli saf bir aşk izlersin, *
    devamında bağlılığı görürsün, sevgiyi hissedersin, *
    hüzün bundan sonra başlar, herşeyin bu kadar yolunda gitmesine bu bünye alışkın değildir zaten,
    ve göz yaşları.. ve sadakat.. ve vefa..
    ben herşeyi senin için hatırlayacağım..

    hissettirilmek isteneni hissedersin ama hep bi keşke dersin.
  • o kadar yok "ağlamadıysanız şöyle bünyeye iyi gelir" "çok ağlatır siker bayıltır" tarzı entry okumama rağmen, şu andaki ilişkimle bir saniyeliğine benzeştirdiğim anda ortalığın homonogoyduğum filmdir efenim.
    valla ben böyle böğürmek istemedim..

    hali hazırda "sıradan" dan farklı bir ilişkisi olan bünye çok rahatlıkla benzeştirebiliyor.
    hani seda sayan izleyen ev hanımı kabilinden "of bi göriyimde sıkıca sarılayım şuna ben" hissiyatı falan doldu libido dolu bünyeye.

    leziz film efenim, 2buçuk saate ziplenmiş osururuktan duygu bombandımanı nihayetinde.
    ama çok leziz, yine olsa yine yerim..

    not: gözyaşı hala tuzlu..değişmiyor meretin tadı..