şükela:  tümü | bugün
  • 1942 yapımı, ırving rapper yönetiminde çekilmiş, olive higgins prouty'nin yazdığı romandan uyarlama film.

    başrolde bette davisin harikalar yarattığı bir çalışmadır. dramaturjide "değişken karakter" olarak geçen tipin en mükemmel işlendiği filmlerin başında gelir. çift sigara yakıp birini sevgiliye verme motifi ve "don't ask for the moon when we have the stars." repliğiyle zihinlerde yer etmişliği vardır.
  • bette davis'in efsane bir oyunculuk sergilediği, son on dakikası gözleri ıslak ıslak yapan harika bir film.

    filmin müzikleri güzel olsa da bette davis'in şikayet ettiği gibi bazen oyunculukların fazla önüne geçtiği doğrudur. nitekim müzik oscar'ı almış, başrol* ve yardımcı kadın oyuncu* adaylıkta kalmıştır.
  • içimi sımsıcak yapan müthiş, çok tatlı, biricik bir film. şu yağmurlu havada o kadar güzel gitti. bette davis sen ne harikulade bir kadınsın.

    o yılların filmlerinini izlerken kapıldığım bir his var, çok yüzüyselmiş karakterler çok tek boyutluymuş gibi bir alıbın altında bir sürü şey işlemeleri.

    --- spoiler ---

    charlotte vale istenmediği halde dünyaya gelmiş bir kadındır. aşırı hükmedici ve zalim bir karakter olan(o da muhtemelen istemediği halde geç yaşında çocuk doğurduğu için karşılığında aşırı beklentiye girmesinden kaynaklı) annesinin baskısı altında kalmaktan psikolojik sorunlar yaşamaktadır. annesi ne giydiğinden, ne okuduğuna, nerede uyuyacağına kadar bütün kararları kendisi verir. hatta annesinin onayından geçmediği için zamanında istediği adamla bile evlenememiştir vale.

    tam da geç yaşında evde kalmış, yalnız ve sevilmiyor olmanın getirdiği psikolojik bir buhran yaşarken karşısına ona değer veren biri çıkar: evli ve iki çocuk babası jerry durrance (paul henreid). charlotte bulduğu bu sevgiyle özgüven kazanır ve annesi ile mücadele edecek gücü kendinde bulur ve çevresi tarafından sevilen bambaşka bir insana dönüşür.

    öyle ki artık kendisi gibi olanlar yardım edecek gücü vardır özellikle bu hala sevdiği, imkansız aşkı olan jerry'nin kızıysa.

    june: mother, pinch me.
    lisa: ı'm too busy pinching myself.

    charlotte: a spinster(evde kalmış) aunt is an ideal person to select presents for young girls.

    balkondaki müthiş romantik konuşma:

    jerry: ısn't it beautiful?.. do you believe in immortality?

    charlotte :ı don't know. do you?

    jerry: ı want to believe there is a chance for happiness to be... carried on somehow somewhere.

    charlotte : are you so happy, then?
    jerry: close to it. getting warmer and warmer, as we used to say as kids. remember?

    charlotte : look out or you'll get burned we used to say.

    jerry :are you afraid getting burned if you get too close to happiness?

    charlotte : i'll say no. ı'm immune to happiness and therefore to burns.
    jerry : you weren't immune on the mountain.
    charlotte : you call that happiness?

    jerry : only a small part. there are other kinds.

    charlotte : such as?
    jerry :
    having fun together. getting a kick out of
    simple little things. out of beauty like this. sharing confidences you wouldn't share with anybody else in all the world.
    charlotte .. won't you be honest and tell me that you are happy too?

    since that night on the boat when
    you told me about your illness, l... ı can't get you out of my mind. or out of my heart either.

    ıf ı were free... ...there would be only one thing ı'd do.
    prove you're not immune to happiness. would you want me to prove it?
    tell me you would. then ı'll go. my darling, you are crying.

    charlotte:
    ı'm such a fool.
    such an old fool.

    ve filmin müthiş kapanış diyaloğu:

    jerry: and will you be happy, charlotte?
    charlotte: oh, jerry, don't let's ask for the moon. we have the stars.

    --- spoiler ---