şükela:  tümü | bugün
  • filmi dun izledim, pek begendim. bulup bulusturup izlenmesi gerektigini dusunmekteyim.

    su da trailer'i filmin..
    https://www.youtube.com/watch?v=czjm3jykjag

    --- spoiler ---

    her izleyen arkadasimin favori bolumunun farkli oldugu guzeller guzeli film. benim favori hikayem dugun hikayesi.
    --- spoiler ---

    edit:
    http://siyasihaber1.org/…nkasi-adana-subesini-yakti
  • ilk firsatta izlemeyi dusundugum film. firsat dedigim de ya gosterime girecek ya da internete dusecek. henuz ikisi de yok.
  • yakin zamanda izleyecegim. oskara aday bir filmdir kendisi ayni zamanda.
    (bkz: wild tales)

    edit: izledim ve begendim.

    --- spoiler ---

    alti tane kisa ve birbirinden bagimsiz hikayeden olusuyor film. benim en cok hosuma giden su koprunun
    kenarinda arabasinin lastigi patlayan adamin oldugu hikaye oldu. baya kahkahalarla guldugunuz yerler
    var. goruntu yonetmenin kamera acilari oldukca hosuma gitti. damakta hos bir tat birakiyor bu film.

    --- spoiler ---
  • su gibi akıp giden hikayelerden oluşan güzel film. şu filmi guy ritchie çekseydi çoktan efsane olurdu. holywood'un üretkenlik sorunu yaşadığı şu aralar iyi geldi bu film. ayrıca yabancı dilde en iyi film oscar'ına aday olduğunu da belirtelim.
  • içinde farklı 6 hikayenin olduğu harika bir film.özellikle düğünde geçen son bölüm çok başarılı.filmin müzikleri de ayrı güzel. izleyin izlettirin. hakkındaki yazı relatos salvajes
  • öncelikle tufeno'ya selam çakıyorum, hızır gibi yetişti.

    film gerçekten çok iyiydi. belki parçalanarak kısa filmler halinde yayınlansaydı ya da ne bileyim mini dizi halinde bölüm bölüm özel kanallarda falan verilseydi yine aynı muhteşem dönüşleri alabilecekti ve alışılmadık bir konsept yakalanabilecekti. bunu başarabilen olursa adı da hazır: relatos sajvajes. projeye geçmesi için bütün fikirler filmde toplanmış zaten.

    film 6 kısa filmden oluşuyor.
    ilki en mütevazisi. fakat diğer kısalar için yönetmenin amacını sezdirir nitelikte bir giriş olmuş. yaşlı çiftin üzerine düşen uçak sahnesi için çok gerçekçi ve alışılmadık efektler kullanılmış. özellikle tam çarparkenki duraklama sahnesinde uçağın blurlaştırılmasıyla gerçekçi anlatım dorukta bırakılmış.

    ikinci kısa film korku filmlerine benzer renk düzenlemesiyle diğerlerinden teknik yönden biraz ayrılmış. mutfak sahnelerine şu konsept ne kadar yakışıyor anlatamam. hepiniz delicatessen'in askerlerisiniz!
    ayrıca bu bölüm ilgimi aşırı derecede çekmiş bir adet yaşlı aşçıyı barındırıyor. geçmişte haksızlıklara maruz kalan iş arkadaşının suçluyla karşılaşmasından sonra ortaya her şey yolundaymış gibi dünyanın en normal yüz ifadesiyle "yemeğine fare zehri koyalım" fikri atmasıyla hafiften coenesk ironiyi ve rastgele olaylar zincirini yaratan akımın serpintileri bu bölümle başlamış. ve ardından "fare zehrinin son kullanma tarihi geçince daha az mı zarar veriyor çok mu?" sorusuyla ironinin dibine vurulmuş.

    üçüncü bölüm pek herkese hitap etmeyen fakat filmlerde çokça görmek istediğim bir anlatıma sahip. bildiğimiz no country for old men devinimine paralel, karakterlerin ruhsal gelişiminin pek kestirilemediği ve olayların nereye varacağı büyük bir gizem taşıyan bu anlatıma da meksika düzlüklerini andıran arjantin kırsalında yer edinmek yakışırdı ve öyle de olmuş.

    dördüncü ve beşinci filmi daha çok politik konuları işlemiş. filmin yapımcıları arasında pedro almodovar'ı görmemize neden olan en büyük sebep de bu sanırım. 4. bölüm seyirciyi 'haksızlık' ve 'isyan' kavramlarıyla sinirlendirerek patlama sahnesiyle büyük bir katharsis yaşatsa da, medya yoluyla belli bir popüleriteye ulaşan ana karakterin bu sebeple karısıyla da arasının düzelmesi tipik hollywood mutlu sonlarını aratmayacak nitelikteydi. bu yüzden pek sevemedim. fakat bu bölümünde iyi yanları diğerleri gibi ağır basıyor. özellikle ana karakterin bir süre sonra arabasının çekilmesini restoranda kahvesini yudumlarken izleyerek mazoşist bir hazza dönüştürmesi başı beladan kurtulmayan karakter arketipini * tüm hatlarıyla yansıtmış diyebiliriz. nezarethaneden çıktıktan sonra arkadaşının "tecavüz etmediler değil mi?" sorusu ise gayet ciddi bir ortamda ağzınızdaki çayı püskürtmenize yol açabilir.

    beşinci bölüm diğerlerine kıyasla tamamen didaktik gönderi içermesiyle birlikte etki-tepki esasını oldukça iyi bir şekilde açıklamakta.

    altıncı bölüme gelirsek, galiba izleyen çoğu kişinin en beğendiği bölüm bu olmuştur diye tahmin ediyorum. benim için hepsi sinemasal başyapıtlar arasına girsede en dolu ve etkileyen bölümün bu olduğunu söyleyebilirim. sadece arjantinlilerin düğünlerde balkan yöresine ait dans ve müziklerle oynadığını bilmiyordum onu da öğrenmiş oldum.

    birde eklemeden geçmeyeyim, ne kadar uluslararası bir iş olsada yerel propaganda işlevi de görüyor film. yönetmen bunu herbiri refah düzeyi yüksek olan kahramanlarla yapmak istemiş diye düşünüyorum. çünkü eleştirel metinlerin hiçbirinde yoksun- bireylere yer verilmemiş.

    8,5/10

    giventofly ve skybreak uyardı: düğün yahudi düğünüymüş. çalan müziklerden biri de shalom aleichem imiş.
  • ne güzel başladı, ne güzel bitti la bu. filmin ortalarında hiç bitmesin istiyosun. saatlerce devam etse izlenir o derece. köprü kenarı audi arabalı olan kendi başına bir film. ahey ahey ahey. izleyin, izlettirin. imdb puanı 8.2, bana göre 10 numero 5 yıldız.

    http://www.imdb.com/title/tt3011894/

    https://www.youtube.com/watch?v=qunxv6r2hi8
  • harika. harika. bir dakika içinde gerilim ve dehşet halinden çıkarıp kahkaha attırabilen bir yapıt. ilerde n'olur bilmiyorum fakat underrated ilan ettim kendi çapımda. ne demek 11 entry yahu!

    8,5 veremediğim* için bastım 9'u, vurdum kırbacı.

    edit: ahahaha! daha ben entry'yi yazarken 12 oldu.
  • benim en yüksek oylarım ilk ve son filme.
    son filmdeki romina performansı, harika.
  • neden sinemayı seviyorsunuza cevap olabilecek film. ayrıca hepimiz hayatımızın bir bölümünde nefret ettiğimiz bütün insanları bir uçağa tıkıp uçağı en nefret ettiğimiz kişilerin kafasına indirmeyi istemişizdir bence. aasjkfhas.