şükela:  tümü | bugün
  • bir mucizenin peşinde olmaktır. bu fikir sizi ölüme götürse bile boşa uğraşmanın hiçbir anlamı yok. bunu denemek bile hata.

    sabit fikrin aşılamaz duvarlarına ilk çarptığımda yüzüme bakan ısrarcı yüz sanki benden bir savunma beklemekteydi. baştan pes etmişken aslında hiçbir şeyin sandığı gibi olmadığını anlatmaya başladım. bana cesaret veren bir cevap bekleyen yüzüydü. hatalı olduğumu tekrarladı. sustum, bekledim, tekrar yüzüne baktım. o iki göz hala bana dik dik bakıyordu. savunmamda ısrar ettim. gene sabit fikirde hiçbir değişiklik olmadı ve daha da hırçınlaştı, saldırganlaştı. susup her şeyin sona ermesini beklemek de faydasızdı. peki o iki göz bir açıklama beklemiyorsa eğer istediği tam olarak neydi? biraz oturup olgun bir mantıkla düşününce istediği bir savunma değildi evet istediği bir teslimdi. bir özürdü ve haklılığına biat istiyordu.

    sabit fikiri değiştirmeye çalışma, değiştiremezsin. kaç, kaçamazsan ölü taklidi yap.
  • zor olan hadisedir.denemeyin bile.o minik beyin sizi asla ve kat'a anlamayacak çünkü.
  • insanı kabız eder.
  • bir milyon parçalı puzzleı bir araya getirmeye çalışmak bile insana bundan daha fazla aşama kaydettirir.
  • karşınızdaki insan, birinin bardağında kalan artık suyu içince şifa bulacağınızı söylüyorsa hiç uğraşılmaması gereken eylemdir. kendisine akıl fikir dileyip ortamdan koşarak uzaklaşılması şarttır.
  • bir çeşit paradokstur. bütün çabanız ikna etmeye yönelikse; karşınızdaki de sizin sabit fikirli olduğunuzu düşünüyordur muhtemelen.
  • (bkz: meşe odunu)
  • yadsinamaz gercekleri catir catir kendisine giydirince kolaylasan eylem!