şükela:  tümü | bugün
  • memleketimin şantiye karelerini içeren yazı dizisidir.

    tarih: dün

    taşeron: abi bu projede tüm bağlantılar cıvatalı, bunları kaynaklıya çevirelim olmaz mı?

    ben: olmaz. hesabı yapılmış onaylanmış projeler. hem napıcaksınız kaynağı? hem pahalı, hem de daha meşakatli

    taşeron: abi olur mu ya. bizim için daha kolay saha kaynağı yapmak

    *nasıl olur diye düşünür*

    sonradan öğrendim ki, ne kaynak ağzı açıyorlarmış, ne tam penetrasyon sağlanıyormuş. kaynak kalınlığı ya da hatalar da kontrol edilmiyormuş. tamir de yapılmıyormuş. izmirde adet buymuş. (diğer şehirlerden de şüphem var)
  • sevgili günlük

    hergün sabah 6:30 da kalkıyorum. istanbul trafiğine karışıp kocaeli ne gidiyorum. saat 8:00 dedi mi işimin başındayım. kullanamadığım masam var. oyun oynayamadığım macbook um var. sınırsız mazotum ve hesap sorulmadığı arabam var. ne yazık ki starbucks a gidecek kadar zamanım yok. bütün gün laftan anlamayan demirci ve forekazık ekibiyle uğraşıyorum. akşam eve gidincede düşüncesiz insanlar gece boyunca arayıp bir şeylerden şikayet ediyor. bu yazıyı sayfalarca uzatabilirim fakat jcb operatörüne hafriyat aldırmalıyım. görüşürüz.
  • bugün 20 yıllık elektrik mühendisinin sprinklerlerin mahalde bulunan bir tuşa basınca patladığını söylediğini duydum.
  • demir olmuş 3100, her yerde abuk sabuk tahvil yapıyoruz..
  • eyy günlük,

    2o yıldır şantiyelerdeyim, gittikçe daha çok iğreniyorum.

    ülke değil insan çöplüğü..

    (şimdi kendimi barbaros şansal gibi linç ettiricem, o olacak)
  • günlükler güzel olmuş ama mübarekler bütün şantiyeyi kalıp, demir, betondan ibaret olarak anlatmışlar. ilk olarak şantiye şefliği kaba işler şefliği değildir. mimar ve mühendis arkadaşlarım bunu önce kafalarına yazsınlar. yap-sat tarzı basit konut projelerinde değil de otel olsun, hastane olsun, yüksek yapı olsun, avm olsun ince işlere ciddi anlamda hakim olmanız gerekir, yetmedi elektrik ve mekanik konularında da belli bir bilgi birikimi gerekmektedir. oturup da bus bar hesabı, kablo kesit hesabı ya da ne bileyim kazan, klima hesabı yapmayacaksınız ama mal mal da bakmamanız gerekir. az bir pprc, galvaniz boru, yangın hattı, duman tahliye, taze hava kanalları hakkında bilginiz olsun. elektrik işleri olunca knx'tir, otomasyondur, sma, qm tv gibi konuların da ne olduğunu bilin. burada bilin dediğim ıncığı cıncığı değil tabi ki ama toplantıda bu terimler geçtiğinde mala bağlayan kolormatik amca gibi bakmayın. hele ki proje müdürlüğü gibi bir hedefiniz varsa sakın kendinizi kaba işler şefi ya da ince işler şefi statüsünde bırakmayın. bizde bir mekanik şefi var mesela, adam hayatında yangın güvenliği ile ilgili işler yapmamış. diyorum arkadaşa buralara yangın durdurucu uygulamak gerek, önce o ne dedi, sonra biz hiç daha önce yapmadık dedi, ne gerek var ki dedi, dedi dedi. proje müdürü de hiç yapmamış ama allahtan teknik bilgiye değer veriyor. anlattım uzun uzun he tamam dedi. gerçi nfpa falan geçtim bizim yangın yönetmeliği bile istiyor ama bu işi bilmeyen çok var. daha yazacak çok şey var, proje müdürümüz teknik bilgiye değer verir dedik de ara ara mallık da yapar. doğramalarda kullanılacak camlar için ısıcam sinerji 4+12+4 yeter dedi. dedim abi bak mekanik hesaplarında cephe için yapılan hesaplarda u ve r değerleri var, gölgeleme katsayısı var, klima hesabı var, ona bakalım. yok bu kurtarır dedi, neyse ertesi gün yine gittim bak ben hesaplara baktım, kurtarmayacak gibi. şuna bir mekanik müellifinden onay alalım dedim. iyi neyse dedi, cam konfor 4+16+6 oldu. akustik değerler var, türlü türlü malzeme var, bunların birleşimi var, var oğlu var. bir de youtube üzerinde türlü türlü, kaba, ince, elektrik, mekanik, cephe kaplama, giydirme aklınıza inşaat ile ilgili gelebilecek ne varsa videolar var, onları vaktiniz olduğunda bol bol izleyin. neyse ara ara ben de naçizane bilgim dahilinde bir şeyler yazayım. güzel konu olmuş.
  • severek izlediğim günlükler.
    şantiyede çalışmıyorum ama üst sokağımızda, önümüzdeki sokak ve alt sokakta olmak üzere tam üç inşaat var.
    önümüzdeki boş arsanın önce yeraltı su şebekesi yenilendi. o ekip gittikten sonra oraya yapılacak evin personeli geldi. prefabrik odalarını kurup inşaata başladılar. çok büyük vincin ışıkları gece ortamı şıkır şıkır aydınlatırken. amazondan paket gelmis gibi dhl kargo tır’ı büyük beton duvarları getirdi.
    vinçlerle o betonlar yerine sabitlendi ve birinci kat tamamlandı. sonraki katlar böyle devam ederken ilginç birşey dikkatimi çekti. dış cephede aşağı düşülmesin diye (yada başka amaçla bilmiyorum) tahta ile çevrelen köşe kısmında kalan bölgeye bir martı kondu. martı iki gün boyunca evin üst köşesi konumundaki kenar tahtada durdu. sonra oraya beton duvar konuldu. martı bu sefer betonun tepesinde yine aynı hizada beklemeye başladı.
    biz kuşu izlerken üst sokakta alarmlar çaldıktan sonra gümbürtüler kopmaya başladı. kayalık ortam olduğundan temeldeki kayalar dinamitle temizleniyormuş. dinamitin verdiği sarsıntı nedeniyle o sokaktaki evlerin duvarlarında çatlaklar oluşunca ev sahibi firma kiracıların hepsini başka evlere yerleştirip evlerin onarımına başladı ( o sokaktaki evler 1950’li yıllardan kalma oldukça eski evler)
    derken bizim evin önündeki inşaata bir kat daha geçildi. bir baktık ki aynı martı bir kat yukarda ama yine aynı hiza ve bölgede nöbet tutuyor.
    sanırım evin gerçek sahibi kendisi olmalı ki tüm gün inşaat ona çalışıyormuş gibi büyük bir merakla işçileri de gözlüyor .
  • 9 blokluk üçü 30 katlı diğerleri de değişken olmak üzere bir şantiyede şantiye şefliği yapıyorum. benim de moralimin bozuk olduğu günlerden biri, amk inşaat mühendisi dostlar alınmasın da her bir siki de bildiğinizi de düşünmeyin allah için. bizim müdür inşaat mühendisi, sağolsun sorsan bir tane formülü bile hatırlamıyor ıx değeri versen sehim hesabı bile yapamıyor* ama kral statikçi, mimarın hası, projecinin allahı, peyzajcının en babası, elektrikten süper anlar, mekanik desen hayatında fan coil'li bina yapmamış, yangın durdurucu görmemiş ama onu da en iyi bilir. neyse sikim sonik bir yerde sürekli ertelediğimiz son binanın temelini açıyoruz, ama parsel sınırı, yol falan ciddi sıkıntılı, ampatman sınırda, şev yapacak yer yok. çok dik inmemiz gerek dibimiz yol, çökecek diye endişe ediyoruz zira bölgenin genel topografik yapısı da bütün yağmur suyunu bize doğru getiriyor. yol bu arada kullanılan arsa sınırımız dışında bir yer müdahale edemiyoruz. neyse shotcrete yapalım kısa bir alana dedim, fiyat çıkarın dedi, teklif aldık maliyetli geldi, mini kazık dedik yine olmaz dedi, kuyu temel mantığıyla inelim dedik zor iş dedi. açın açın bir şey olmaz dedi, neyse bir yere kadar iyi geldi ama geçen sağlam bir yağmur yağdı aktı tabi bir kısmı toprağın. neyse idare eder dedik, tutturdu şurayı eşeleyin diye, abi yapma etme dedik ama başta yazdım, her şeyi biliyor. eşeledik daha da aktı, şimdi ampatman sınırına gelmeden grobetonu döktük, jcb çıkarıp akan toprağı alırız bir şey olmaz sonra uzatırız grobetonu diyor. dokunsak daha da gelecek, üstüne bir de hafta sonu yağmur gösteriyor. daha da akmasa bari. bizim müdür ise yine fantezi peşinde, olmazsa ampatmanı dar tutarız diyor. bu nasıl mühendislik, yeri gelince hesap adamıyız biz sonra göz kararı iş. ulan biz desek bunu sen ne anlarsın diyecek haklı olarak. halbuki ben de okulda mukavemet, statik ve betonarme almıştım. alayını da hoca sağolsun finalde sorduklarını rakamları değiştirerek sorduğu için bütünlemede abisi inşaat mühendisi olan sınıf arkadaşımın sayesinde ezberleyerek geçmiştik. gizli bakınız verecek smiley was here diyecektim ama düz adamım yazayım bari dedim. neyse konu dağıldı en azından statikçiye soralım dedim de dur sorarız olmadı diyor. daha önce başka binanın ampatmanı ile oynadık ama statikçiden aldık onayı, adam bir iki ayar verdi halletti ama he oldu tamam 1 metre kafana göre daralt tabi neden olmasın ki demedi. neyse velhasıl kelam, 30'ar katlı üç binamdan birinde iskele sökerken problem oldu arka çaprazları sökmüş davar yatırmış onunla mı uğraşsam, cumaya gidip yağmur yağmasın diye dua mı etsem, alçıpan giydirme yapılan duvarda bu kadar mastarsızlığı nasıl becerdiniz diye inceci ile mi uğraşsam, dün hiç bir dediğimizi yapmıyor diye elektrik şefi ile karar olarak sahadan çıkarttığım elektrik taşeronu ile mi uğraşsam, dahi patronlarımın ucuza getirmek için işi mekaniği sadece işçilik vererek fittingsler dahil biz aldığımız için bir türlü satın alması yapılamayan malzemeler için mekanik şefi ve satın alma ile mi uğraşsam. anlamadım amk bütün ay tek güne mi sıkıştı nedir. neyse işte bak sabah sabah aksiyon. bugün çabuk geçer en azından. zamanın durduğu günlerden değil.
  • kendime not: işçi milletine bir kez daha müsamaha gösterirsen senin biletini keserim. taviz tavizi doğurur.

    babası 3 kere ölen adamla çalışma
    bir kez işten çıkarttığın ama ağlaya ağlaya abey beni al nolur diyen adamı bir daha işe alma!!!
    denenmiş denenmez!!!!

    sahada jcb ve bobcat öğrenmeye gelmiş sözde operatörleri sahaya sokma!!! belgesi olsa dahi şantiye’ye alma!!!!

    demir tırı geldiğinde şefim nereye indirelim diyen adamla muhattap olma 10 sene önce muhattap sendin artık formen ya da saha mühendisine yönlendir.

    son not kendinden daha aptal gördüğün düşündüğün kimseyi teknik personel olarak alma. 6.hislerin kuvvetli asla ama asla duygusal davranarak işe alım yapma!