şükela:  tümü | bugün
  • yapilan bir isteki hata oranin sifir olmasi.
    bir zamanlar* turkiyede uretilen f16' larda boyle bir basariyi yakalamistik.
  • kadikoy de yazicioglu nun biraz ilerisinde makul fiyata bilgisayar tamiri yapan, durust ve iyi niyetli bir sahibi olan dukkan. alt tarafi hard disk degisimi icin servisinin inanilmaz para (300 avro) istedigi vaio laptopu bunlara goturdum, yarim saat icinde 200 ytl ye 80 gb harddisk takip cillop gibi verdiler. bravo.
  • istatistiksel proses kontrol ile mümkündür. kalite kontrolden daha ucuzdur, maliyetleri düşürür. ilk kez 1960'larda abd'de telaffuz edilmiştir, uygulayanlar vardır, ütopik değildir. "kabul edilebilir kalite düzeyi" sisteme hata yapma özgürlüğünü tanır, nasılsa üretimin sonu ile fabrika çıkışı arasında bir yerlerde hata yakalanır diye bir rehavet çöker, kalitesizlik kabul edilir hale gelir, alışkanlık olur, kalitesizlik maliyeti görünmez bir sabit gider olarak yerleşir.

    oysa sıfır hata sistemlerinde ürün değil, ürünü üreten sistem kontrol edilir, hata meydana gelmeden önlenirse bir bakmışsınız sıfır hata ile üretiyorsunuz, hatanın gerçekleşmesi için gerekli olan durum ve nedenleri ortadan kaldırırsanız hata gerçekleşmez. olağandışı problemler olduğunda da zaten proses alarm vereceğinden ciddi hataların önüne geçilir. sadece üretim için değil insan kaynakları ve pazarlama dahil tüm prosesler için uygulanırsa ancak hedefler gerçekleşir. satamadıktan sonra sıfır hata üretmenin de bir anlamı kalmıyor. pazarlamanın da sıfır hata mantığı ile çalışması gerekir. iyi bir pazarlamacı, kötü bir ürünü satabilir, ama iyi bir ürün iyi bir pazarlama olmazsa stoklarda çürür.

    bir de tabi bu sistemi işletecek yetenekte insanları işe alan, eğiten, maaşlarını ayarlayan, sıfır hata modeliyle çalışan bir insan kaynakları departmanı lazım.

    aldıkları kararların en kötü senaryoya göre sonuçlarını düşünüp, sistemin en kötü senaryoyu kaldırıp kaldıramayacağını hesap ederek hareket eden sıfır hata yaklaşımını benimsemiş yöneticiler de lazım.

    imkansız gibi görünse de imkan dahilinde olup, deneme-yanılmadan ve kalite kontrolden daha ucuzdur.
  • istatistik biliyorum diyen kimsenin pratik ve teorik olarak "mumkundur" diyemeyecegi bir olgudur.
  • istatistik bilen insanlara ihtiyaç duyulur. çünkü, prosesin alt ve üst kontrol limitlerinin doğru hesaplanması gerekir. prosesin bu limitler arasındaki doğal salınımının üründe bir değişiklik yaratmaması gerekir. eğer limitler doğru tayin edilmişse limitlerin dışına çıkan değerler olduğunda (olağandışılıklar, operator hatası, doğal afet, arıza gibi) ürün kalitesinin etkilenmesi beklenir. bu nedenle istatistik bilimi sıfır hata sisteminin bel kemiğini oluşturur. sıfır hata, sistemin misyonudur, gerçekte de sıfır hata üretim yapabilirsiniz ama nasa kadar bütçenizin olması gerekir ve bir de tabi sizden roket üretmeniz beklenir bu durumda ya da öyle bir bütçeniz varsa atomun çekirdeğini de parçalayabilirsiniz. bir halı veya tuvalet kağıdı üreticisinin ise sıfır hatayı amaçlayan bir sistem kurması ve sadece sıfır hataya yaklaşması yeterli olur.
  • istanbul'da yazicioglu civarin da ki bir laptop tamircisi dukkani.

    lakin ismi ile alakasi yok:

    - eee abi biz bunu yapariz ama ariza tespit icinde 20$ aliriz.
    + e alin abicim, ne zaman biter olur?
    - eee abi ama bu cihaz elimizde kalabilir bir daha hic cali$mayabilir, ama biz 20$ imizi aliriz.
    + lan hani sifir hata!
    - eee abi ekmek parasi be abi.
  • normal şartlar altında, her şey yolunda iken (voltaj düzgün, operator kalp krizi geçirme riski taşımıyor, deprem yok, sel yok vb) sıfır hata üretim yapabiliyorsanız, olağandışı/beklenmedik/önceden bilinmesi imkansız bir durumla karşılaştığınızda bunu en kısa sürede tespit ediyorsanız, zararın büyümesini engelleyebiliyorsanız sisteminiz sıfır hata ile çalışıyor demektir. bu bir modeldir. bu modeli benimseyince üretim sıfır hata ile gerçekleşmez, sıfıra en yakın şekilde gerçekleşir, kalite kontrol maliyetleriniz düşer, çünkü problemin yaşandığı serideki ürünlerin hatalı olduğunu zaten biliyor olursunuz, dolayısıyla kaliteyi ucuza mal etme şansınız olur.

    hammadde kaynaklı hatalara gelince o da sistem kaynaklı bir hatadır, beklenmedik değildir, önlenebilir. hammaddeyi temin eden, kontrol eden, üretime hazırlayanlar işi sallamıştır, hatalı hammadde sisteme girmiştir, beklenen de olmuştur. satın almanız "sıfır hata model elbise" giymemiştir.

    en doğru donanım, en doğru yöntem ve en doğru operator ile çalışıldığında bile karşınıza ayı çıkma, başınıza taş düşme olasılıklarından dolayı üretim genellikle sıfır hata ile gerçekleşmez ama "sıfır hata model elbise" giydiğiniz için erken uyarılırsınız, erken uyanırsınız, bir de aynı şey bir daha olmasın diye oturur düşünürsünüz, tekrarını önlersiniz. çünkü bu sadece bir modeldir, elbisedir, giyeni prens/prenses yapmaz.

    baştan, normal şartlar altında bile %3-5-10 hata oranı ile çalışırım, bu benim normalimdir diyebilirsiniz. bu da bir modeldir. kabul edilebilir kalite seviyesini benimsersiniz ve bunu iyileştirmeyi hiç düşünmezsiniz. fakat, birilerinin daha düşük hata oranı ile üretmesi, dolayısıyla daha ucuza mal etme ve daha düşük fiyata satma olasılığı da her zaman vardır.