şükela:  tümü | bugün soru sor
  • güzel bir kitap adıdır ki, douwe draaisma yazdı, "bellek yaşlılıkta nasıl işler" alt başlığıyla yayımlandı.

    adı üstünde, yaşla birlikte artan unutma üzerinde duruyor. uyuklayan anılar, hatırlama efekti, prospektif bellek, bellek egzersizleri, bellek geliştirme, hatıra tümseği gibi birçok konu hem biyolojik hem psikolojik yönleriyle ve örneklerle ele alınmış. hediyesi de yazarın bir zamanlar oliver sacks'la yaptığı söyleşi oldu. draaisma o kadar bahsetmiş ki gidip hemen bir tungsten dayı ve karısını şapka sanan adam aldım. onlar da başka bir yazının konusu.
  • psikoloji okuyan (hele de hafıza çalışan biri)-sanılanın aksine- hafıza ile ilgili kitaplar okumayı sevmez. çünkü çoğu bellek kitapları lisansta memory, cognitive psychology gibi derslerde öğrenilen kült çalışmaların derlemesidir. sürekli h.m vakasını dinlemekten gına gelmistir zira. ancak konu douwe draaisma ise o kitap okunmalıdır. hem de kitapları sadece psikoloji öğrencilerine değil herkese tavsiyemdir.

    peki bu adamı farklı kılan nedir?

    efendim, öncelikle draaisma'nın alanı psikoloji tarihi olmasından mütevellit sanırsam, araştırma alanı daha geniş. mesela ünlü bir psikoloji deneyinden bahsederken, salt deneyi anlatmak yerine, deneyin yapıldığı dönemin koşullarından da bahseder, öncesinde veya sonrasında olmuş gelişmeleri de verir. bu da deneyin dönem içinde hem günlük hayatta hem de bilimde nasıl etkiler yarattığını gösterir.

    bunun dışında psikolojik bir fenomenin direkt tanımını vermek yerine, o konuyu işlemiş olan bir kitaptan, romandan, filmden örnekler verir. kitabını okurken bilmediğiniz bir sürü kitap ve filmi öğrenir, bir de onları okumanıza/izlemenize sebep olur. genel kültürüne de hayran bırakır.

    ama sanırım en önemlisi günlük hayattan yüreğinize dokunacak örnekler vererek hayatı sorgulamanıza neden olmasıdır. hemen sıla hasreti fabrikası'dan örnek verelim;

    "teleskop etkisinin zamanda ileriye dönük varyantı daha çok gençlerde görülür ve bir olayın üzerinden gerçekte olduğundan daha az zaman geçtiği izlenimini doğurur. yaşlılarsa bunun tam tersinden mustariptir: anılar artık eskisi gibi açık seçik depolanamadığı için gerçekte olduğundan çok daha öncesine aitmiş gibi hatırlanır. ters teleskop etkisi, yaşlıların "çocuklar en son ne zaman gelmişti?" diye düşünürken geçen süreyi abartmalarına, çocuklarınsa şaşkınlıkla "daha geçen gün oradaydık" demelerine yol açar. bu ikisinin bağdaştırılması zordur. anne babalar ve çocuklar birbirlerine göre ters yöne bakan teleskoplardan görürler birbirlerini."

    yine tek solukta okuduğum, hayran kaldığım bi draaisma kitabı. unutma, bellek yanılgıları gibi konulara ilgisi olan herkese şiddetle tavsiye ettiğim kitap.

    hadi bir alıntı daha bırakayım kitaptan;

    "insanın belleğine yapabileceği en kötü şey artık onu kullanmamaktır."