şükela:  tümü | bugün
  • kişinin kendini başkalarının yerine koyması, başkalarının yaptığını yapması yada onlar gibi yaşaması anlamına gelmektedir.

    belirli bir bölgede yaşayan insanların dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan insanlarla birlikte olmayı, onlar gibi yaşamayı onların gittiği bölgelere kendisininde istemesi örnek olarak verilebilir. tüketimi perçinleyen bir akımdır.
  • bir insanın yaptığı bir kısım hareketlerinin dahil edilerek o kişinin aşağılandığı izm.

    lakin beni delirten yanı şu; birine snob derseniz eğer siz de snobizm içinde oldukça geniş bir yer etmiş oluyorsunuz.

    evet... paradoks.
  • pahalı olanı alıp yükselme hissiyatı hissetme hastalığıdır.
  • ozellikle turizm hareketlerinde oldukca etkisi gorulen akimdir.
  • (bkz: öykünmek)
  • 'hürriyet aşkı bir nevi snobizmden başka birşey değildir' züppelikten başka birşey değil demek gibi (bkz: saatleri ayarlama enstitüsü)
  • teoriden gündelik yaşama geçişi genelde "özentilik" biçiminde hayat bulur.
  • bunu uygulayanlara snob mu denir snobist mi?
    ulkemizde bütçesini zorladığı halde iphone alanlar dahil mi?

    bu soruların cevabını merak ettiğim akımdır.
  • türk halkının resmi dini.
  • (bkz: snobbery)
    (bkz: snobbishness)

    snob: sadece yüksek sosyal sınıftan insanları beğenip saygı duyan ve/veya sıradan insanların uğraştığı şeylerle tatmin olmayan insan. (cambridge dictionary) türkçesi tureng sözlüğe göre "züppe/züppelik" tanımlarına karşılık gelir. züppe bilinenin aksine şimarık zengin çocuğu anlamına gelmez. her toplumda tepeden tırnağa bulunur ve insanlara gösterdiğimiz saygının ne kadar yüzeysel göstergelerden ileri geldiğini ifade eder.

    insan eşit değildir işi
    insan eşit değildir arabası
    insan eşit değildir takım elbisesi
    insan eşit değildir tuttuğu futbol takımı
    insan eşit değildir ...

    temelinde insanı kendisini tam olarak temsil edemeyecek bir parçası ile yargılamak vardır. bu parça kişinin o anki kıyafeti, kredi kartı bakiyesi, memleketi, söylediği tek bir söz ya da davranış olabilir. bu küçük göstergelerden yola çıkıp kişiyi nihai bir değerlendirmeye tabi tutmak züppeliktir. toplumların kanayan yarasıdır. tanışırken ilk yöneltilen sorulardan biri olan "what do you do?" ve küçükken bize öğretmenlerimizin sorduğu "baban ne iş yapıyor çocuğum?" bu durumun belirgin örneklerindendir. bu insanlar sizle tanışır tanışmaz sosyal sınıfınızla ilgili bir yargı üretip size ona göre davranırlar. halbuki insan hayatı roller coaster misali inişli çıkışlıdır, annesine bakmakla yükümlü olduğu için prestijli işini bırakıp evden freelance çalışmak zorunda olan bir kişiye işsiz yaftasını yapıştırmanız, yahut akşamdan kalma haliyle bakkala pijama ile gitmiş kişiyi paspal olarak yargılamanız sağlıklı değildir.

    bir başbakanın tişörtüyle evden çıkıp, bisikletiyle ulaşımını sağladığı, diğer herhangi bir vatandaşla eşit yurttaşlık haklarını sahip olduğunun farkında olduğu bir toplum kendini züppelikten oldukça arındırmış demektir.