şükela:  tümü | bugün
  • solaryum, otobronzan kremler ve mystique gibi sprey bronzlaşma salonlarının icadı ile güneş kremlerinin geliştirilmesi sayesinde artık çoğunlukla mazide kalmış bir sanat türüdür.

    her ne kadar bahsedilen yapay bronzlaşma şekilleri yapay sonuç verse ve insanı ya turuncu, ya da hem görüntü hem his olarak tahta benzeri bir cilde mahkum etse de, bronz görünmek özellikle sosyetik hanımlarımınız pek hoşuna gittiği için nisandan başlayarak bu yöntemler kullanılmaya başlanır.

    ancak bu yöntemler geliştirilmeden evvel, kremler de bu kadar "suya dayanıklı", 50 koruma faktörlü", "bir sürün 6 saat sürmekle uğraşmayın" ve benzeri özelliklere sahip olmadan, bronzlaşmak şu andakinden de moda iken, bu zor bir işti. bir kere daha güneşin cilde zararları anlaşılmadan, çeşit çeşit krem (hadi kremden geçtim, güneş yağı) her eczanede, markette bulunmazken, insanlar bebek yağı ve coca-cola sürerek yanmayı tercih ederlerdi. her taraflarını yağlayıp veya kolalayıp aynen bugünkü gibi malak gibi yatarlardı. kremler ilk çıktıktan, "aman cildimiz yaşlanacak" ve ikincil sebep olarak da "cilt kanseri olucaz" endişelerinden sonra da kremlenip yine malak gibi yatarlardı.

    "peki bu işi böyle sanat yapan nedir?" diye soran olursa, şu sebeptendir: özellikle yağlanıp yattıktan sonra, yazın başlarında uzun zamandır güneş görmemiş cildin hele de günün belli saatlerinde önlem alınmadığında yanması, su toplaması, soyulması işten bile değildir. güneşin bugün ozon delikleri, vs sebebiyle daha çok yaktığını söyleyenler (sadece daha zararlı olduğunu değil, daha çok yaktığını da) haklı olsalar dahi, sürülen bebek yağı* o cildi cozurdatmakta müthiş etkilidir, insanı ıstakozdan beter hale anında sokabilir. işin sanatı, günün hangi saati hangi yağ/krem/koladan ne kadar sürünüp ne kadar güneşte kalınacağının hesabını yapmaktadır. mesela sabah 9-10 arası bebe yağı sürünüp rahatlıkla bir saat kıpırdamadan yatarken insanlar, öğlen 1 olduğu anda saat 10 dakika güneş-2 saat gölge-10 dakika güneşte durmak gibi formüller (not: evde denemeye kalkmayınız, ne test edilmiştir ne de onaylanmıştır, tamamen perspicacious'ın sallaması bir formüldür). çok hassas hesaplardır bunlar - iki ay yanıp zenci kıvamına geldikten sonra cildinizin soyulması için baya efor sarfetmeniz gerekirken, güneşe ilk çıkılan günlerde anında güneşzede olabilirsiniz. bu hesapları yapıp, ilk andan itibaren soyulmadan bronzlaşmayı başaran insan sayısı eskiden çok azdı, soyulmadan bronzlaşma sanatı, ustalarına büyük itibar sağlardı.

    oysa şimdi, süperkremler sayesinde öğlen 12-2 arasında bile güneş altında yatıp sadece biraz can acısıyla kurtulabiliyorsunuz (en azından kısa vadede, uzun vadesi daha kötü sürprizler olarak karşınıza çıkacaktır ister istemez). tabii, kremleri almaya gücü yetmeyen/kremlerden haberdar olmayan büyük bir kesim var yine de, ancak bu kesimde genel olarak bronz olmak bir statü simgesi olmadığından, bu sanat ne eski zamanlarda ne de bugünlerde fayda sağlayan bir kabiliyet olarak görülmedi, görülmez.
  • güneş kremlerine ya da solaryuma tonla para vermeden bronzlaşma sanatıdır, lakin kremler ve solaryum ücretleri insanı soyup soğana çevirebilir.
  • soyulmadan bronzlaşmak yavaş yavaş olur. başka bir yöntem ise 2 gün güneşlenip 1 hafta ara vereceksin, deri dökülmeye başlayınca güzel bir kese olup alttaki taze deriyi ortaya çıkaracaksın. sonra güneşlenmeye devam... 3 ay kalıcı bronzluk sağlar.