şükela:  tümü | bugün
  • sonunda konuşma özürlü bir doktor olacaksanız başlamayın arkadaşım ya da iki laf etmeyi de öğrenin, soru sormaya korkuyoz aq.
  • okul başlar başlamaz bir hevesle hemen kitaplara saldırmayın. aldıklarınızı okumayacaksınız zaten. ders notları yetiyor, boşuna para harcamayın.
  • bu toplumunda nefret edilen kişi olacaksınız. buna alışın.
  • 2 senede ogretilebilecek branslar icin 6 koskoca sene okuycaginizi unutmayin (hapis gibi askerlik gibi o ne lan uste birde yer yil yarim ev parasi harc ve masraf domalicaksiniz)

    unutmayin doktorluk kast sistemi gibidir babaniz zenginse basarili sekilde kolay bitirirsiniz

    calisicaginiz sartlar asla emeginizi karsilamayabilir

    beyniniz bu egitim sirasinda yanip kul olabilir hayatiniza bir eroinman olarak devam etmek zorunda kalabilirsiniz ama hersey tip icin!
  • okul döneminde her sene bir önceki seneden daha zor daha katlanılmaz geçecek seneler ilerledikçe daha kaprisli hocalarla karşılaşacaksınız. bundan dolayı henüz yolun başında iken birinci ikinci sınıflarda gezin tozun eğlenin yiyin için keyfinize bakın.
  • boğaziçi üniversitesine başvurmayın.
  • tıp okumuş biri tarafından verilirse daha faydalı olacaktır. şahsen ilk tavsiyem, okumayın, manyak mısınız, mazoşist misiniz, bu kadar doktor düşmanı olan bir ülkede bu işi yapacak kadar çok seviyorsanız eh o zaman okuyun da görün ebenizin ...
    ayrıca (bkz: geldi gene)

    edit: ayrıca (bkz: doktor olmak isteyenlere tavsiyeler)
    (bkz: aramaya inanmak)
  • gerçekten tıp istiyorsanız okumaktan rahatsız olma oranınız oldukçe düşük olacak korkmayın.
    ayrıca artık üniversiteye geldiniz özellikle sözlülerde objektif sorular ve hak eşitliği gibi şeyleri pek düşünmeyin, herkes şanslı olup kolay soru cevaplıyamıyor.
    onun dışında ilk birkaç sene biraz nefes alın, bir kız arkadaşınız olsun, gidin burslarınızla dolaşın, aktivite yapın, sonra yine çalışacaksınız zaten.
    ayrıca hayatın farklı alanlarında da söz sahibi olmaya çalışın.
    benim öğrencilik dönemimde öğrendiğim şu oldu: üniversitede yaptıklarınız ve öğrendikleriniz sabittir. önemli olan bunların yanında farklı alanlarda neleri-ne kadar öğrenebildiğinizdir.
  • okumayın. bunu çok ama çok ciddi söylüyorum.

    tıp okumak isteyen herkeste bir miktar idealistlik oluyor, " fakülte ne kadar zor olsa da hallederim ben" şeklinde düşünülüyor.buna tamamen katılıyorum, tıp fakültesini kazanan herkes bir şekilde derslerin üstünden gelebilir. ancak mesele bu değil. mesele hayatınız boyunca bir şeylerin üstesinden gelmek zorunda kalmanız. örneğin, fakülteyi bitirmek üzereyken sevinemiyorsunuz bile, çünkü önünüzde tus illeti var. sizin kadar hatta sizden daha az çalışmış ve bir yerleri kazanmış olan herkes, bir yerlerde işe girmiş ve size yakın maaşlarla çalışmaya başlamış oluyor. yani okulu yeni bitirmiş bir pratisyenin maaşı ile iyi kötü bir yerlerde işe girmiş bir mühendisin maaşı neredeyse aynı (ortalama 3000 tl). o halde neden ömür boyu ağır çalışma şartları olan bir mesleği tercih edesiniz ki?

    bir diğer önemli nokta, mecburi hizmet. her meslek gibi "okulumu bitiriyim, işe girip para kazanmaya başlıyim" diye heveslenmeyin. çünkü siz muhtemelen tus'u kazanmaya bakacaksınız, ailenizden veya sevdiklerinizden uzak kalmamanın yollarını arayacaksınız. " tayinimi isterim, aileme, eşime giderim" diye de düşünmeyin, tayin olanaklarının çoğu doktorlar için geçerli değil çünkü.

    yol yakınken tekrar düşünün, şu anki aklım olsa belki de fizik tedavi ve rehabilitasyon yazıp daha az stresli bir hayat geçirmenin yollarını arardım ben.
  • ilk sınavlardan çalışma temponuzu oluşturun. hiçbir sınavı atlamayın. çoğu fakültede komite ortalamaları belirli bir puanın üstünde olunca ya finalsiz geçersiniz yada baraj ortadan kalkar. bu ortalamayı tutturmaya özen gösterin. boş laflara kulak asmayın.