şükela:  tümü | bugün
  • şöyle daha önce yazılmamış farklı bir başlığa girmek istedim bu konuyu.
    çünkü bir tespit yapacağım ve ayrı bir yerde dursun istedim.

    bu konuya girmek istememin nedeni de sık sık gördüğüm yok evlilikte eşten tiksinme eşiği, türkiye'den siktir olup gitmek, yatakta erkekler ne ister,yatakta kadınlar ne ister,yatakta görümcem ne ister (yok lan bu nereden çıktı)

    arkadaşlar biz millet olarak birbirimizden çok şey istiyoruz.
    ne demek istiyorum?
    lokantaya gidince özel muamele istiyoruz, devlet dairesine gidince en önden işlem yapmak istiyoruz, doktora gidince tanıdık bulup güzelce ağırlanmak istiyoruz, eşimiz dostumuz, akrabamız bize en güzel muameleyi yapsın istiyoruz, kayınvalidemiz bizi hep iyi ağırlamalı, eşimiz hep bizi anlamalı, kardeşimiz, dostumuz, arkadaşlarımız hep etrafımızda pervane olmalı, işyerimizde patronumuz, müşterimiz, tedarikçimiz bizi anlamalı
    ama bunun karşılığında bizden bunlar beklendiğinde "daha ne yapacağız" diyoruz.
    bunun altında belki de şu meşhur " sen herşeyin en iyisine layıksın oğlum/kızım" öğretisi de olabilir tabi.

    ama bunun sonucunda ne oluyor? her zaman her yerde sorun yaşıyoruz. halbuki biz bu süreci ters işletsek ve herkesden birşeyler beklemek yerine mümkün olduğunca açık ve empati kurar bir şekilde yürütsek ilişkilerimizi herşey yoluna girecek.
    ne demek istiyorum?
    yani doktora gidip en sıradan muameleyi beklesek ve doktorun bizim sorunumuza çözüm bulmasını beklesek?
    düğün, nikah, sünnet vs gibi törenlerimize herkesin eksiksik katılımını beklemek yerine müsait olanların gelmesini beklesek?
    restaurant'a gittiğimizde en özel ürünleri en özel fiyatlara almak yerine en ortalama hizmeti beklesek?

    ben bu sekilde beklentilerimizi ve sağladıklarımızı güncellersek ülke olarak hayatımızı daha optimum bir seviyede yaşayabileceğimize inanıyorum.
  • (bkz: tamam)
  • (bkz: y nesli sorunları)
    evet, bunun sebebi y nesli olmaktır. 1980 - 2000 yılında doğan bireylere bir dönün de bakın, kim mutlu? hepsi, anne babalarının yapamadıkları, olamadıkları şeylerin dayatmasıyla büyütülmüş; her şeyin en iyisine, en güzeline layık olduğunu ve bir kahraman olacağına inanan bir nesilden söz ediyoruz.

    elbette ki bir yere girdiği zaman ona ayrı muamele yapılmalı.
    elbette ki eş olarak seçtiği bir insan mükemmel olmalı ve hatasız olmalı.
    elbette ki girdiği işte 3. günde şirketin bir numaralı adamı olmalı.
    çünkü ona söylenenler buydu.

    o, o kadar mükemmeldi ki, herkes ona özenle davranacaktı.
    o, o kadar mükemmeldi ki, eşi de mutlaka mükemmel olacaktı.
    o, o kadar mükemmeldi ki, girdiği işte bırak 3. günü, daha ilk günden harika işler çıkaracaktı.

    ama ne gördü?

    meğerse mükemmel değildi. kimse ona özel insan gibi davranmayacaktı.
    meğerse mükemmel değildi. doğal olarak eşi de mükemmel olmayacaktı. çünkü o da bir insandı.
    meğerse mükemmel değildi. işyerinde 3. senesini doldurmasına rağmen bir numaralı adam olmayı başaramamıştı.

    ee ne olacaktı? sen bir bebeye doğduğu andan itibaren kafasına olmayacak şeyler sok ve bunlar olursa mutlu olacağına inandır. ondan sonra o bebe büyüyüp hayata atılınca mutlu olmak için elinde hiçbir şey kalmasın.

    sonra sol tarafta erkekler yatakta ne ister, kadınlar ne ister gibi başlıklar görürsünüz.
    etrafınızdaki insanları kamil, kezban gibi seksist bir şekilde sınıflandırırsınız.
    y nesli başarısız bir nesildir. z nesli de ondan beter olacaktır.

    y nesline gidip "sen birilerinden bir şey bekleme." diyemezsin. adamlar beklenti içerisindeki bir hayattan geliyor. bir şeylerin ondan beklenmesi ve onun bir şeyleri beklemesi onun doğal hali. sen bir tavşana "dur zıplama, onun yerine solungaç çıkar denizlerde yüz." diyebilir misin? diyemezsin. y neslinden de doğasının dışına çıkmasını bekleyemezsin.

    y nesli, bu beklentilerden kendisini sadece yalnızlığını kabul ederek kurtulabilir. ancak ve ancak gerçekten mükemmel olmadığını ve karşısındakinin de hatalarını olacağını anlayacağı olgunluğa gelene kadar (50 belki? bilemem.) y nesli mutsuz ve beklentiler içerisindeki ergen bebeler gibi etrafta dolanmaya devam edecektir.