şükela:  tümü | bugün
  • işbu entry anlık sik gibi ekranda, sıramı beklerken, sosyal mesafenin hak getirdiği, ahır gibi bir alanda, bir yığın insan, bakınız burası şokemelli sözüm ona randevuyu bekliyoruz.
    küfretmeyi hiç sevmem ama bu sistemde emeği geçen insanların anasını avradını sikim.net
    hiçbir bok yaptıkları olmamakla beraber herkes bir havalarda, bir havalarda. randevu mu? haha yine gülesim geldi bak. hı bide milletin parmak iziyle, bitcoinle alışveriş yaptığı günümüz dünyasında bu sikik yerde pos cihazı yok, ilk şaka sanmıştım ama değil, mahalle arası bakkal sanki amk. tüvtrrrekkk.
    soygunsırası
  • (bkz: oh oh suyundan da koy koy)
    beterin beteri var haline şükret dostum.
  • sistem süper, kendinizi soydurmak için bile adamların ayağına gitmeniz gerekiyor. ben de 60 km yol yaptım gitmek için. bir de dönüşü var tabii...

    ne güzel iş... (bkz: kanunları kullanarak ticaret yapmak)

    keşke benim de böyle bir işim olsa. hiç rakibim olmasa, yasalara ve anayasaya aykırı bir şekilde tekel olarak kafama göre davransam ama kimse bana bir şey yapamasa, müşteri mecburen ayağıma gelse, gelmediğinde devlet ona ceza verse, 15 liralık hizmet için 20 katı fiyat çeksem, paşa paşa ödeseler, kredi kartı bile kullanmadan nakit paralarını alsam... ve en güzeli yaptığım iş hakkında hiçbir sorumluluğum olmasa, yani kapımdan çıkan bir arabanın freni patlasa ama bu beni bağlamasa...

    ama tüm bunlara rağmen bir de sanki süper bir iş yapıyormuşum gibi hava bassam, reklamlar yayınlatıp aracınıza değer katıyorum diye utanmadan yalan söylesem...

    süper!
  • 342,20 tl muayene için 80 tl'de egzoz için haraç verdim. 420 tl kolay para...

    yaptıkları iş sadece teker diş derinliği ölçmek, far ayarına bakmak, motor ve şase numarası okumak, direksiyonu sola ve sağa çevirmek, emniyet kemerlerine dokunmak, varsa yangın söndürücü ve ilk yardım çantasını kontrol etmek (yoksa da sıkıntı yapmıyorlar), tekerlekleri şöyle bir elle sallayıp alt takımı "kontrol" etmek... ha bir de arabayı silindir üzerinde sürüp frenlerine bakıyorlar... fren kontrolü dışında hiçbir iş için tek bir makina veya ekipmana ihtiyaçları bile yok. tüm bu kontrol işlemleri de hepi topu 5 dakika sürüyor. gerçi gittim, geldim, sıraya girdim, paramı verdim, evrak yazılmasını bekledim derken temiz 2-3 saatinizi de çalıyorlar ya...

    bir de aracınıza değer katarız diye reklamları var utanmazların. ulan ben bu para ile arabanın yağını, suyunu, tüm filtrelerini değiştirir bir de üzerine iç dış yıkatırım. hem ben kazanırım hem de sanayideki usta. işte bu aracıma değer katar. sizin yaptığınız ise sadece benim paramı almak.
  • bu öyle bir soygun ki fiyat politikalarına da hastayım.

    2020 yılı araç muayene ücretleri şöyle;
    otobüs, kamyon, çekici ve tankerler: 462,56 tl
    otomobil, minibüs, kamyonet vs :342,21 tl
    traktör, motosiklet ve motorlu bisikletler: 174,64 tl

    sanki süper teknik ve hassas iş yapıyorlarmış gibi bir de küsuratlı rakam belirlemişler. burada bile vatandaşın işini zorlaştırıyorlar. ama bence burada iş başka. adamlar o kadar anasının gözü ki, o kadar hesap adamı ki, bence burada bile hile hurda var.

    şimdi rakam ne 342, 21 tl. ben çıkardım 350 tl verdim... para üstünün 7,79 tl olması lazım değil mi? peki bana 7 lira 79 kuruşu nasıl verecek? piyasada kuruş yok ki. vermiyor da zaten. ya 7,75 veriyor ya da 7,70... yani araç başına 4 ila 9 kuruş civarında para kasaya kalıyor. kılçıksız, kayıtsız, vergisiz temiz para... araç başına çok bir rakam değil, zaten gelen adam da buna bakmıyor. ama yılda 10 milyon araçtan bu şekilde para kaldığını düşününce rakam milyonlara ulaşıyor.
  • soyulmak da yetmiyor, bir de allah gibi davranıyorlar adama. sokakta görsem yanıma gelip konuşamayacak ortaokul mezunu 20 yaşında çocuk hakim, savcı gibi davranıyor adama.
  • allah soygunun yasal olanından korusun kardeş.
  • bu öyle bir soygun ki kendi çalışanlarını bile soyuyor. yani asgari ücretin biraz üzerinde para verdikleri elemanların da etinden sütünden sonuna kadar faydalanıyorlar. ama 3 araca bakınca maaşı çıkan bu teknik elemanlar da öyle bir havalı ki sormayın.

    köle gibi çalışıp, üç kuruş maaş alması ona dokunmuyor. çünkü oraya arabasını getiren adama "kafamı bozma, bak kusur çıkartır seni tekrar buralara kadar getirtirim" gücü pek hoşuna gidiyor.

    ne pis bir sistem be!
  • keşke geçmediğimiz köprülerin veya otoyolların paralarının tahsil edilişine benzer bir soygun olsa. yani ayaklarına kadar gitmeden paramızı verip "hizmetimizi" alsak... 120 km yol yaptım beyefendilerin ayağına gidip gelmek için. 60 tl de benzinden girdi yani.

    iban versinler parayı göndereyim, bir de arabanın kontrol videosunu dedikleri yere yüklerim olur biter.