şükela:  tümü | bugün
  • uzun bir sure yurtdışında kalmış birinin (1 sene idealdir) canı memleketine döndüğünde fark ettikleridir. benim ilk fark ettiğim, havaalanında çalışan temizlik elemanlarının güney amerika´lı olmayışıdır. (amerikadan gelenler bilir)
  • insanı üzen şeylerdir genelde... taa ki onca zaman sonra ilk defa türk yemeği yiyene kadar.
    sonra trafiğe çıkanca yine üzer sizi.. o ayrı mesele.
    sonra yine yemeğe oturursunuz, bir soslu dürüm, bir içliköfte.... mutlu olursunuz.
    sonra atm kuyruğunda arkanızda duran adamın omuzunuzun üzerinden neredeyse el gözeneklerinizi görebilecek kadar dibinize girdiğini görüp, yine üzülürsünüz...
    sonra bir tatlıcaya girip bir porsiyon baklava yersiniz... mutlu olursunuz
    tatlıcıdan çıkarken ayağınız parampinçik olan kaldırım taşlarına takılır, üzülürsünüz.
    ve bu gider böyle....
  • koskoca bir ülkenin, 75 milyon vatandasinin nasil bir baski altinda yasadigi ve bunu farketmedikleridir farkedilen en aci sey.....
  • carpik kentlesme, yeni yapilan binalar, yollar...
  • yaşam standartı yüksek bir ülkeden geliyorsanız ülkemizin sahip olduğu her türlü potansiyele rağmen nasıl da yıllarca kötü yönetilip içine edildiği.
  • bir turist için yön bulmanın ne kadar zor olduğu da, üzerinde düşünüldüğü taktirde fark edilecektir. zira yolların karmakarmaşık olmasını geçtim, ne otobüste ne de hafif metro içlerinde durak isimlerini anons eden ve gösteren bir sistem bulunmaması, türkçe bilmeyen birini şaşkın ördeğe çevirmeye yetebilir.

    geldiğiniz ülkeye göre pekçok şey de yabancı gelmeyebilir tabi. mesela kanada'dan geliyorsanız otomobillerin her kırmızı ışıkta ve dahi dur yazan tabelada durmaması, ışığın rengi ne olursa olsun yayaları kimsenin takmaması dikkatinizi çekebilir ama new york'ta yaşamışsanız bunu pek fark etmemeniz mümkündür.
  • çevrendeki herkesin türkçe konuştuğu ilk farkedilenlerdendir. tuhaf oluyor.*
  • hersey kucuk, minicik gelmisti bana amerikada 1 yil gecirip ilk yaz tatilime geldigimde...
    evler, odalar, arabalar, yemek porsiyonlari, kahve cuplari, sokaklar, insanlarin beden olculeri bile....
  • eger almanya gibi düzen üstüne düzenin oldugu bir yerden geliyorsaniz, yaya gecitleri
  • trafikte araçların sinyal vermeden şerit değiştirmesi. ayakkabı boyacıları, simitçiler, düzensizlik içindeki karmaşanın güzelliği.