şükela:  tümü | bugün
  • depresyon durumlarında yaşanılabilen boyut. 'aa bugün pazar mıymış en son salıydı', 'saat gece 3 mü oldu akşam 8-9 gibi oysa', 'ben evden çıkmayalı 10 gün oldu mu' ya da 'oraya gitmeyeli 2 aydan fazla mı olmuş' şokları ile zaman kavramını iyice sorgulatır.
  • her sabah aynı yataktan uyanmana rağmen, ben neredeyim diyorsan zamansız yaşıyorsun. gulet yapımı için ayrılan büyük, zemini talaşlarla kaplı, makine yağıyla birleşen görüntü, çamurlu bir sonbahar sabahını andırıyor. yerde kurumuş, kırılmış, yağlı talaş parçaları. hiç birine aşık olmadığınız şehirler, köyler, ilçeler, mezralar, ülkeler vardır. anlamsız yerleşim yerleri. hava durumunu bile takip etmez insan. yarın havanın nasıl olacağı kimsenin derdi değildir. piyano sesi yükselmez hiçbir evden. en son yağmur yağdığında sevinen kimseyi de kayıt etmemiştir hafızanız. öylesine hatıralar, veda sahneleri, kaza veya ölüm anı da yoktur o yerlerde. dönüp baktığınızda, sadece olmak zorunda olduğunuz, bulunma zorunluluğunuzdan dolayı hayatınıza yer etmiş yerlerde yaşanır zamansız. kısır, verimsiz, ruhu körelten, bunalımlı halinize daha da bunalım katan, ya ben zaten bunları yaşamıştımı söyletmekten başka bi işe yaramayan yerler. o yerlerde çoğu insan zamansız yaşar. vazgeçmiş, dirençsiz kalpler çarpar o zamansız yerlerde.

    bu sebeple uykuların kaçtığı geceler değerli olmalı. zaman durdu sanırsınız ancak uykusuz, size anlamsız geçen gecelerde çoğu insan rüya bile göremez. hep aynı rüyayı görmek bir yana onlar rüya bile göremez. ihtiras, hırs, yanlış kararlarla dolu, sonu olmayan bir yolun başlangıcıydı. böyle olacağını biliyordum, ben zaten bunları yaşamıştım, bunları bile bile yine de o yolda yürümek geçiyor içimden. zaten yarısı zamansız geçmiş hayatın. bi şeyleri değiştirmek, yaşananların getirisi olan yenilmişlik ve kaybetmişliğin verdiği ruhi çöküntüyü de kimseden gizlemek falan değil amacım. kaç kez denedim, kaç kez denemişim, ancak yok sadece anılarla avunuyorum. yine tutmak istediğim el, yine sarılmak istediğim, nefesini koklamak istediğim öldü, buralarda zaman durdu, şimdi zamansız yaşamak tek çıkış yolu.

    arada sahip olduklarına bakıp insan şükretmeli, minnet duymalı, yetinmeyi bilmeli. arada oturup sahip olduklarına bakmalı. zaman geçiyor, milyarlarca insanın, trilyonlarca hayali vardı, kaçı gerçekleşti? kim bilir kaçı yarım kaldı. her şeyin bir bedeli var. zamansız yaşam, ihtiras, hırs, yanlış kararlarla dolu, sonu olmayan bir yolun başlangıcında daha nicesini bekliyor. yıllar sonra, ulan nasıl da çabuk geçmiş dediğinizde, kaç zaman geçtiğini hatırlayamayacaksınız bile. her sabah aynı yataktan uyanıp, aynı pencereden baktığında, ben nasıl bir hayat yaşıyorum diyorsan, zamansız yaşıyorsundur.
  • inceptionvari rüyamda 2. kişiliğimin gördüğü aynı rüyayı psikolog ile konuşup bana ruh halimi tanıtmak için kullandığı sözcük öbeği.