şükela:  tümü | bugün
  • zeki olmak karsısındakini kandırmak degil karsısındakine kandırabilme gücünü hissettirebilmektir...
  • (bkz: curse)
  • zeki olmak ya da olmamak. işte bütün mesele de bu!

    zeki olan nefestir, candır. zeki olmayan gözümde sıfır olandır. gözümün görmediğidir. zeki olanı da gözümün göremediğidir...

    peşin edit: tamamen bencilce bir yazı olmakla beraber; silenden küser, kötüleyenden incinirim.
  • kişilerin kendilerinden daha üstün birini kabul etmekte zorlandıkları olgu.
  • birisini zekanizla alt ettiginizde sukrettiginiz durumdur...
  • farkındalıkla gelir. eğer farkında değilseniz ve kullanamıyorsanız hiç bir işe yaramaz.
    ayrıca bir o kadar tehlikeli sanrıdır. aksini ne siz anlarsınız, ne başkası anlatabilir.
  • hayatı çekilmez yapabilir.
  • ülkemizde genelde "benim oğlum çok zeki..." tarzı, anne gazıyla gelişen ilüzyon, hissiyat, durum. şey yoktur pek mesela: "obaa; abi çok zekisin ya! yürü be abim, bastır!"
    olsa süper ortam olurdu; düşünsenize.
  • zeki olmanın aslında çok kötü bir yan etkisi vardır o da tembellik. küçüklükten itibaren yaşıtlarınızla aranızdaki farkı hissedersiniz. onlar sokakta top oynamayı severken siz kitap okur, zeka oyunları ile ilgilenirsiniz. fakat küçüklükte belirgin olan bu fark siz herhangi bir katkıda bulunmazsanız zamanla azalır. profesyonel bir sporcunun sürekli antreman yapması gerektiği gibi siz de beyninize antreman yaptırmak zorundasınızdır. aksi halde kendinize farklı meşgalaler bulup o alanlarda fantastik başarılar elde edersiniz. örneğin video oyunları, satranç, bilardo, masa tenisi, 10 fırtta uzun marlboro bitirme gibi... (bkz: aklımı sikeyim)