şükela:  tümü | bugün
  • baş gösterme, meydana çıkma, belirme, görünme gibi anlamları olan kelime.
  • 1.(fiilimsi)[zuh:ur]{arapça}. gizli olmama haline geçiş, ortaya çıkma.
  • (bkz: zahiri)
  • yeraltı zenginlikleri, kalite ve miktar yönünden günün ekonomik ve teknolojik kosullarında isletilmeyecek ozellikte ise zuhur olarak tanımlanır.
  • evrende zaman kavramı çerçevesinde bakıldığında hiç durmaksızın gerçekleşen hadise. nedensellik açısından bakıldığında vakalar kişiden kişiye değişsede nedenselliğin dışına çıkıldığında geriye kalan şeydir.
  • etrafındaki kayaçlara oranla faydalı minerallerin derişik halde bulunduğu yerlerdir. bir zuhurun maden yatağı teşkil edip etmeyeceği incelemelerle anlaşılır.
  • eğlenceli bir saian parçası.
  • hem zühre hem zühra arapça zahara yani parladı, ışıdı sözcüğünden geliyormuş. zehra ve zuhur da bunlarla ilgiliymiş.

    "(...) fakat sofilerce "vücud-u mutlak - mutlak varlık" olan, yani hiçbir suretle, hiçbir vasıfla kayıtlanamıyan tanrı için mertebeler vardır. tanrı'nın ilk mertebesi, zatını bilmesidir ki buna "zuhura olan meyil" ve "iktiza-yı zatî. akl-ı evvel, kalem..." gibi adlar verirler. bu mertebe; diğer mertebeleri yani tanrı'nın ilminde sabit olan hakikatları, tanrı adlarını, tanrı sıfatlarını meydana getirmiştir. bunların zuhuru da kâinattır. bu bakımdan kâinat, kâinat olarak yoktur; fakat tanrı ilminde sabit olan hakikatlerin zuhuru olmak bakımından vardır. her şey, tanrı'nın zuhura olan meylinde, yani ilminde mevcut olduğundan o mertebeye "ümm-ül kitab - kitabın, takdir edilen şeylerin aslı, anası" dedikleri gibi "hakikat-ı muhammediyye" de derler. bu mertebeye, her zaman alemde tek bir kişi sahiptir ki bu zat, yeryüzünde tanrı halifesidir. buna "kutb-gavs" denir." abdülbaki gölpınarlı (mesnevi dipnotlarından)

    (bkz: izhar/@ibisile)
    (bkz: zahir)
    (bkz: istihzar)
    (bkz: nevzuhur)
    (bkz: huzur), ihzar
  • ok meydanda yay gizli
    kan meydanda süt gizli
    av meydanda tuzak gizli
    kalem meydanda el gizli
    ten meydanda can gizli
    ben meydanda sen gizli

    ne güzel, ne güzel demiş hüdai hazretleri;

    " zuhuru perde olmuştur zuhura
    gözü olan delil ister mi nur'a?"
  • "zuhur ile beni mevcud gösterensin sen / o halde varlık olur mu gönülde sensin sen."

    hz. mevlana