şükela:  tümü | bugün
  • aslında başlangıcı daha önceki tarihlere dayanan, fakat sabrımın son noktasına ulaştığım tarihi seçerek başlığını açtığım rezalettir.

    27 ekim 2017 tarihinde media markt'tan internet üzerinden 4200 tl ödeyerek kardeşime hp marka dizüstü bilgisayar satın aldık. ürün, 28 ekim 2017 tarihinde elimize ulaştı. fakat daha iki hafta sonra, 10 kasım akşamı kardeşim bilgisayarı açtığında ekranın karanlık kaldığını fark etti. bilgisayar çalışıyordu, ancak ekran yalnızca beyaz bir windows penceresini belli belirsiz gösterecek kadar çalışıyordu.

    haftasonu hp müşteri hizmetleri ve teknik servisi çalışmadığı için pazartesi gününü bekledik. sonunda teknik servise ulaşabildiğimizdeyse, bilgisayarın ekran florasanlarının arızalı olduğunu öğrendik. hp bize üzerinde açık ve net bir şekilde ürünün iade alınması gerektiğine dair bir doa raporu iletti. media markt müşteri hizmetlerini aradığımızda, ürünü aras kargo aracılığıyla ve 'arvato media markt' koduyla ücretsiz olarak geri gönderebileceğimizi, iade işlemlerinin başlatılabileceği söylendi. yalnızca faturasını ve doa raporunu eklememiz gerektiği ifade edildi.

    ürünün orijinal kutusu elimizde olmadığı için, dikkatli bir şekilde paketleyerek, doa raporu ve faturayı bilgisayarın kapağı ile ekranı arasına yerleştirerek gönderdik. paketin ilk göze batacak yerine de raporun ve faturanın yerini yazdık. paketleme ve kargo şirketine teslim sürecini adım adım fotoğrafladım.

    birkaç gün sonra ürün bize geri döndü. açtığımızda, ilk aşamada ekranı çalıştı ve tamir edildiğini düşünerek sinirlendik. müşteri hizmetlerini aradığımızda, ürünün orijinal kutusunda geri gönderilmemesinden dolayı iadesinin kabul edilmediği söylenildi. fakat doa raporunda "orijinal kutu veya muadilinde, düzgün bir şekilde paketlenmiş olarak" yazıyordu. tüketici hakları derneğini aradığımızda da iade için orijinal kutunun şart olmadığını öğrendik.

    bu arada ürün hala bozuktu tabii, ekran görüntüsü gelip gidiyordu. tekrar media markt müşteri hizmetlerini aradık ve tüketici hakları derneğinden orijinal kutunun zorunlu olmadığını öğrendiğimiz, kanunda da böyle bir ifade olmadığını söyledik. bu sefer telefondaki kişi dalga geçer gibi, doa raporu olmadığı için bilgisayarın geri gönderildiğini söyledi. raporu da gönderdiğimizi, hatta elimde fotoğrafların olduğunu söyledim. doa raporunu mail yoluyla iletmemi söylediler.

    doa raporunu gönderip beklemeye başladık. gönderdikten tam 4 gün sonra arayıp, dalga geçer gibi tekrar raporu mail atmamızı istediler. onu da yaptık, fakat hala cevap yok.

    müşteri hizmetleri ile görüştüğümde raporun ilgili birime yönlendirildiğini, tarafımıza dönüş yapılacağını söylüyorlar. papağan gibi bu cümleyi tekrar etmek dışında hiçbir şekilde yardımcı olmuyorlar. ilgili birime bağlayın dediğimde yalnızca mail yoluyla iletişime geçtiklerini, bağlayamayacaklarını söylüyorlar.

    4200 lira ödediğimiz bilgisayarı 1 aydır kullanamadığımız gibi sürekli vakit ve enerji harcıyoruz bu iş için. ilk fırsatta tüketici mahkemesine başvuracağım, bir daha da bu şirketle hiçbir işim olmayacağı gibi yakınlarıma da buradan uzak durmalarını tavsiye edeceğim. sözlük yazarları ve bu başlığı okuyan herkese de akıl sağlıkları adına aynı şeyi tavsiye ediyorum.
  • hatayı en başta hp alarak yapmışsın. media markt ise üzerine tüyü dikmiş. çok geçmiş olsun. böyle şeyleri ne yazık ki çok hafife alıyoruz, bu tür şirketler ise haliyle önemsemiyor.
  • firmaların müşteri hizmetlerinin kalitesi bu gibi olaylarda ortaya çıkıyor. müşteriyi yıldırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. halbuki kendilerine giren çıkan yok, onlar da alıp hp ye geri verecek ürünü. ancak bunu bile beceremiyorlar. aslında beceriyorlar ama uzatmaktan zevk alıyorlar sanki bilemiyorum.
  • başlığı ilk gördüğümde ben de "hala media markt'tan alışveriş yapılır mı?" dedim, sonra oturup düşündüğümde ülke genelinde yaygın hiçbir teknoloji mağazasının güven vermediğini fark ettim. teknosa, bimeks, vatan, gold, media markt... ben aralarında bir tek vatan'da sorun yaşamadım, ki onda da şansım yaver gitmiş anlaşılan. sorunlara "o mağazadan alınır mı yea?" şeklinde bakmayı bırakmak lazım, zira ben hiçbirine güvenmez olduğumu fark ettim.
  • 1 ay önce aldığım çamaşır makinesinde aynı firma ile yaşadığım rezalettir.

    özet geç diyenler için sakın ola bu firmayla iş yapmayın. neyin ne olduğu, kim olduğu belli değil. laçka ve işgüzar teslimat personelleri, ne yaptıkları belli olmayan müşteri temsilcileri. "zaten asgari ücret veriyorlar, bura olmazsa çıkar başka iş bulurum. çok da fifi yani müşterinin memnuniyeti" modundalar.

    gelelim detaylarına..

    pazartesi aldığım çamaşır makinesini istanbul içi ancak cumaya teslim edebileceklerini perşembe günü arayarak bildirdiler. sıkıntı yok buraya kadar ve anlayışlıyız. cuma günü teslim için gelmeden, teslimatı yapacak amcalar tarafından arandım. saat 11 sularında bana söylenen 1 buçuk saat içerisinde bende olacaklarıydı. saat 4 oldu ne gelen var ne giden. sinir katsayım artış göstermeye başladı çünkü ben bütün işimi gücümü bırakmış bu arkadaşları bekliyorum. saat 5 e doğru bir telefon.

    + beyefendi ürününüzü teslim edemiyoruz. sokağınıza giriş olan tek yer var ve burada da yol çalışması var. ürününüzü bugün teslim edemiyoruz.

    - nasıl ya? daha sabah x firmasından yatak teslimatı aldım. kocaman arabalarıyla geldiler hemde. onlara yol çalışması yok da size mi var?

    + biz bilmeyiz. zaten e-5 e çıktık. burdan da geri dönemeyiz.

    - ne demek geri dönemezsiniz? ben kaç saattir sizi bekliyorum farkında mısınız?

    + bilemeyiz. onu müşteri hizmetleriyle görüşün. ayrıca teslim almak için 1 ay bekleyen var.

    - !!?????

    bunun üzerine eşim sinirli olmamdan sebep "dur sakin ol ben arayayım şu müşteri hizmetlerini" diye söyleyip aradı. sorunumuzu hemen çözdüler ve ürün teslim edildi demeyi çok isterdim. lakin işgüzar bir müşteri hizmetleri sorumlusu, sorunumuzu anlatmamız neticesinde bize verdiği yanıt aynen şöyle :
    "eeeee? ne yapmamı bekliyorsunuz yani!?"
    eşimin de tepesi attı ve neticesinde ses tonu gittikçe arttı. bunun karşılığı olarak bize bu "yetkili" arkadaşın önerisi şu oldu :
    "iyi o zaman! iade kaydı alabilirim ancak."
    eşim de o sinirle "iptal edin o zaman" dedi ve telefonu kapattı. ben yetiştim ve bu kadar beklemişken iptal filan uğraşmayalım, yarına teslim etsinler dedim ve tekrar aradım. aradan 10 dk geçmedi. bana söylenen "bu ürün iptal edilmiş gözüküyor. bunu yarına teslimat için planlayamayız". gelde çıldırma. yok "üstlerinizle görüşücem", yok "bu nasıl bir kargo firması, nasıl bunu yaparlar", yok "bugün ürün teslimatı yapıldı, bu kargo çalışanlarının işgüzarlığı" vs derken bu sefer de olay o zaman "horoz kargoyu arayına gitti".

    neyse efendim aradım malum kargo firmasını, "ürününüz sıcak teslimat olarak görünüyor. bu teslimatları bizi elemanlarımız değil, media markt çalışanları yapıyor şeklinde bir cevap aldım. firma sadece bizim teslimat sistemimizi ve araçlarımızı kullanıyor. ayrıca arkadaşlar eve gelmiş ve sizi evde bulamamışlar. bu durumda yapacak birşey yok, bekleyeceksiniz.". tam bir tımarhane. media markt ı aradım "bu elemanlar sizin elemanınızmış. iletişime geçin ve adresime teslimatı sağlasınlar. ". yeni müşteri temsilcisi ve tüm akış baştan sağlanır. herşey en başından anlatılır. sizi anlayıp, keyfi el verince yardım etmesi için mağduriyetinizi anlaması gerekir. buna ikna olursa üst merciye aktarır filan derken tüm gecem bu telefon trafiğiyle geçti. herşeyi geçtim artık tek derdim ürünümün cumartesi günü teslim edilmesi. yok. ne teslimatı yapacak elemanların kimin elemanı olduğu belli, ne de kargomun nerede olduğu. iki firma da sorumlu olarak karşı tarafı göstermekte. bir netice alamadım ve horoz kargo ile yaptığım son görüşmede kendilerine bir iade maili geldiğini ve ürünün teslimatının iptal edildiği söylenmiş. diye hiç oldu gecem. tabi tahmin edersiniz ki ürün cumartesi de teslim edilmedi.

    pazartesi oldu ve ben yine evde bu amcaları bekliyorum. saat 11. yine telefon geldi.
    + evdeyseniz ürünü teslim edicez.
    - bak abicim, geçen gün yok yol kapalı yok bilmem ne diye teslimatımı yapmadınız. gelmeden adam akıllı bir rota çizin ve bana teslimatımı yapın.
    + aaaa.. tamam beyefendi, hatırladım sizi. teslimatınızı bugün kesin yapıcaz.

    dendi ve aradan 1 saat geçmeden ürün teslimat için geldi. iki tane laçka tip kapımın önünde belirdi.

    + valla abi yol yine kapalıydı seni daha fazla madur etmemek için başka yola girdik de getirdik.
    - (sessizlik...)
    + anlamıyorum kaç gündür ne çalışması bu. koca mahalleye giremiyoruz.
    - (sessizlik.. sakinlik. biliyorum bozarsam olayın sonu hiç iyi bitmeyecek)
    + bir imzanızı alalım.
    ...
    + hayırlı uğurlu olsun.
    ...
  • her ne alırsanız alın;
    1- kutu
    2- fatura
    3- slip
    atmayın, saklayın. sonradan sorun yaşamamak için en iyisi bu. haklılar demiyorum. ben de mediamarkt'a daha yeni bir olaydan dolayı sinirliyim. ama en iyisi yazar arkadaş için söylemiyorum, henüz aynı duruma düşmemiş olanlar için söylüyorum, lütfen bu 3 şeyi saklayın. yazar arkadaş ise son derece haklıdır. media markt maalesef böyle bir firma. amacı müşteri memnuniyeti değil. bu yüzden ben de bir cep telefonu falan alacaksam son 5 senedir hep yurtdışından alıyorum. çok daha ucuza geliyor. nasılsa diyorum bir arıza olursa orjinal servise ücretsiz yaptıramıyorsun.