şükela:  tümü | bugün
  • başlığı nasıl açarsam açayım başlık sınırına takıldığım için yazar arkadaşlardan özür diliyorum. konuya gelecek olursak;

    sabah kahvaltıdan hemen sonra içtiğin keyif çayı, kahvaltıda içtiğin kadar zevk ve tat vermiyor.

    ya da ne bileyim, işte, okulda, restorantta öğle yemeğinden sonra gelen ilk çayın tadı ile ikinci çayın tadı ile arasında dağlar kadar fark var.

    akşam 5 çayı yapalım diyorsun, yanında iki bisküvi * yiyelim falan, ilk çaydan sonra aldığın ikinci çayda yine aynı şey. tadı sanki çok farklı.

    gece dersler için veya iş için sabahlarken içtiğin ikinci bardaktaki çayı içemiyorsun bile.

    hayır bim'den içtiğin berk çay da aynı, restorantta gelen çayda da aynı şeyi hissediyorum ben. umarım bu sorunu sadece ben yaşamıyorumdur. hayır demekki çay sevmiyorsun diyen olabilir, seviyorum abi edebiyatını yapacak kadar olmasa da seviyorum *
  • (bkz: demlenme)
  • bekledikçe, çayın dem almasından kaynaklanan değişimdir.
  • çayın demlenme /bayatlama - zaman grafiğini çizmeye çalışsam çizemem çünkü burası sözlük. bi yerlerden çizip eklemeyede uğraşamayacağım için yazarak anlatmaya çalışacağım.

    çay demlendikten sonra alınan ilk bardakla birlikte bayatlamaya başlar. yani içtiğiniz her bardak çay eğer her seferinde yeni çay demlemiyorsanz bir öncekinden bayattır.

    restoran için konuşacak olursak da, ilk içtiğiniz çay bayatlamaya başlamış bile olsa ikinciden hemen her zaman tazedir.

    yani ekstrem durumlar hariç, ikinci bardak çayın ilkinin tadını vermemesi doğaldır.

    ekstrem durum dediğim de, size ilk bardakta demliğin dibini yapıştırıp yenisini demlemelerinden başka bir şey değil. o zaman ikinci bardak daha taze olur ki bu da çok çok nadiren başınıza gelir.

    eyyorlamam bu kadar.
  • tat alma reseptörlerinin sıcaklık, teofilin ve nispeten tein ile aşırı hassas hale gelmesi en büyük sebeplerden biridir. bunun yanında çayın optimum kaynama süresi klorsuz su ile 15 dakika olup bu süreden sonra çayın içeriğinde bulunan kafein,tein,teofilin ve antioksidanların aşırı çözünüp bozulmaya başlamasından kaynaklı tadı rengi kokusu değişir. bilindiği üzere göze güzel hitap etmeyen burna güzel kokmayan bir üründen mükemmel tat almak fizyolojik olarak pek mümkün değildir.

    tabi bu söylediklerimi sıradan bir içicinin anlayabilmesi çokta muhtemel değil ayrıca çay tiryakisine söylersen de götüyle güler. çay tadım sertifikamla çay fabrikasında üretim müdürüyüm günde abartısız 20 bardak içiyorumdur.

    tat olayını siktir edin size tavsiyem özel markalardan uzak durun. fazla da karıştırmayın.
  • çay 12 dakikada ideal deme ulaşır.

    ondan sonraki her dakika ise bu idealden uzaklaşıp acılaşmaya ve yanmaya başlar. 30 uncu dakikadan sonra çöp olur.

    yanmaması için çayı kaynar ateşte tutmayın, üst demlik sürekli sıcak buhara maruz kalmasın. ayrıca demliği alt hazne üstüne tam oturtmayın, yan koyun ki sıcak buhar tahliye olsun.

    ayrıca (bkz: azalan marjinal fayda) yukarda da yazıldığı gibi en büyük etkendir. ilk lokma ve ilk yudum daima en büyük lezzeti sağlar. bu yüzden zaten sofraya oturunca önce en sevilen yemeklerden başlamak akıllıcadır. zeki bi insan önce en güzel yemekten başlar, doymamışsa kötü yemeklere yönelir.
  • bir oturuşta 8. magnumu yediğinizi düşünün ilk ısırdığınız magnum ile 8. sini yerken hissettiğiniz şey aynı mı olur?

    tamam 8 abartı ama bu efekti 8 e bölüp yakınsarsan ikinci yudum bile ilk yudumla aynı olmaz minicik de olsa keyfi azalır her tükettiğin saniye.

    bu aynı evli çiftlerin balayı dönemi günde 3 posta olan aktiviteyi ayda bire düşürmesi gibidir.